1_5480_24052008_1
Müzevir
Müzevir
1 Mayıs 2007’den bu yana hiç yol almamışız. Ne Hükümet, ne sendika, ne siyasi parti tarafında değişen hiç birşey yok. 2007 ile 2006 arasında da yoktu.. 2006 ile 2005 arasında da.. Muhtemelen 1 Mayıs akşamı olup bitenlere baktığımızda da çok farklı şeyler görmeyeceğiz. Sadece geçen yıllara göre ortalama şiddetin dozu artmış olacak… Peki ayıptır sorması, hoparlörü Avrupa’ya doğru çevirdiğimizde bu kadar “özgürlükçüyüz” de, bu “Taksim inadı” nereden kaynaklanıyor?. Yoksa…
Kene büyük şehire indi..
Ne oldu şimdi?. Turistler dahil herkes sudan, gazdan ve sopadan nasibini aldı. Ama Taksim’e alınmayan işçiler Avrupa yakasının heryerindeydi.. Peki, heykelin önündeki ikiyüz metrekarelik çimi korummak için miydi bütün bu hengame?!
Bir iktidar, yönetim sorumluluğunu birlikte paylaştığı yapıları “revize” etmek isteyebilir. Bu isteği uygulamaya geçirirken çeşitli boyda dirençlerle karşılaşabilir. Ama neredeyse bütün kurumlarında A sınıfı bir dirence ancak bir devrim hükümeti neden olabilir. AKP bir “Devrim Hükümeti” olmadığına göre neden yakasını rahat bırakmıyorsunuz arkadaslar?.. Yoksa bilmedigimiz birseyler mi var?!
Emniyet Müdürü ve Vali’ye göre 1 Mayıs’ta herşey yolunda gitti. Olağanüstü bir durum yok!.. Asayiş berkemal.. Orantısız güç de kullanılmadı, orantısız zeka da.. Her şey normal yani.. Bu demektir ki önümüzdeki yıl 1 Mayısta da en az böyle birşeyler yaşayacağız.. Bu kafayla değişen birşey olmayacak.. Öyle ya.. Herşey normal!..
Orantısız güç ve şıracının şahidi…
Yorumsuz
Geliyorum diyen İstanbul depremine karşı önlem alması gerekenler, önlem şöyle dursun, açıklama yapan, uyarıda bulunan uzman ve bilimadamlarını, konuşmasınlar diye neredeyse bir kaşık suda boğacaklar.
Avrupa bizi dinlemeden anlamaya çalıştığı için hep yanlış anladı. Türkiye’de demokratik kurguya, Wimledon stadında klise var, Alisamiyen’de niye cami olmasın mantığıyla baktı.. Halbuki İngiltere’de neredeyse 500 yıldır, “biz medeni hukuk yerine dini hukuk isteriz” diyen bir iktidar alternatifi gücün olmadığını pek hesaplamadı. Bu nedenle, birlik sürecinde hangi paketin içindekini daha fazla önemsemesi gerektiğini de bir türlü doğru çözümleyemedi.
