İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Lomboz 31 Ocak 2021 PAZAR

31 Ocak 2021/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

 

Gülnaz Şırınga ve Parodi Haber
Hiciv, yergi demek. 

“Mizahi hiciv” ise bir konu ile ilgili bir yergiyi bir eleştiriyi, okuyanı güldürerek, eğlendirerek yapmak anlamına geliyor.
Zaman içinde ‘mizahi hiciv’ kelimesinin yerini ‘yaygın yanlış’ olarak kendi başına ‘hiciv’ almış.

…

Mizah yazarları bu “mizahi hiciv” yazılarını, düz eleştiriden bunalmış okurları bir nebze de gülümsetmek, eğlendirmek için yazar.

“hani güldürürken düşündürmek” denilen hikaye.
…
Mizahçıya tanımlanan toplumsal iş budur!
“Yav, mizah da neymiş, olmasın, ortalık karışıyor!” derseniz, o başka.
Yazı bulunduğundan beri bunu diyen bir kesim var.

 …

 

“Gülnaz şırınga” esprisi için televizyon ve köşe yazılarında “parodi haber” tanımlamasını çokça gördüm.
Oysa ‘parodi haber’ diye bir şey yok! 

Parodi haber, yalan haberle akrabalık kursun diye işine öyle gelenlerin kullandığı, onlardan duyanların da bilmeden kullandığı bir tanımlama.
Türk Dil Kurumu Sözlüğünde Parodi şöyle tanımlanıyor: “Ciddi sayılan bir eserin bir bölümü veya bütününü alaya alarak, biçimini bozmadan ona bambaşka bir özellik vererek biçimle öz arasındaki bu ayrılıktan gülünç etki yaratan bir oyun türü.”

…
Bu bir oyun türü değil!. Bir mizah yazısı. 

Haber şeklinde olabileceği gibi ilan biçiminde, hikaye, makale, şiir, roman biçiminde bile olabilir. Çizgiyle yapılırsa karikatür olur. Yazdığınız zaman mizah yazısı..
…

Ben Gülnaz Şırınga’yı yazdığım sıra yurdum insanını bir nebze güldürürüm eğlendiririm diye hayal kurarken, olup biteni izleyince baktım ki yurdum insanı benim pabucu normal dama değil gökdelenin damına atmış!

Mizahın dibine vurmuş.

Yüzbinlerce sosyal medya paylaşımı.. Yüzlerce haber, günlerce tv programlarında tartışma konusu, Meclisteki grup toplantılarından, yerel gazetelere kadar heryerde.. 
Konuyu anlayanlar, yanlış anlayanlar, kullananlar, çakanlar, espri yapanlar, dalga geçenler, savunanlar.. 

Kıyamet kopmuş!
Ama en ciddisi bile komedi.

…

Misal; Olayın, bir büyük resmin parçası olduğunu, iktidar unsurlarını alaya almak için dış güçlerin bir tezgahı, planlı bir prova olduğunu iddia eden tv programlarına bile rastladım.

…

Misal; Gülnaz Şırınga isimli twitter hesabı açan bir uyanık sosyal medya girişimcisi binlerce takipçiye ulaşmış. “Beni çok dövdüler, hala yanlarım ağrıyor!” diye takipçi sayısını arttırmaya çalışıyor. 

…
Misal; -Beni en çok güldüren- Devlet Bahçeli’nin Meclis’te yaptığı grup konuşmasında, olayın mizah olduğunu anlamamış gibi anlatmaya başlaması ile salon önce buz kesiyor. Salonda bunun bir mizah haberi olduğunu bilen herkes önce bir “eyvah!” çekiyor!

Çünkü -teşbihte hata olmaz- Bahçeli’nin inceden bir “sekeli” olduğunu hatırlıyorlar.  Birkaç ay önce, yine bu salonda “pasta” kelimesini bir türlü hatırlayamayıp, konuşma ortasında kala kalarak trendtopik olması, yakınlarda geçirdiği rahatsızlığın ‘anlak formunda’ bir erozyon mu yarattığı sorusunu akıllara getiriyor.
‘Gülnaz Şırınga’nın da bir mizah kahramanı olduğunu anlamamış olması bir felaket olur, yandık!’ diye düşünüyorlar.

Bahçeli, “Zavallı hemşire ‘Gülnaz Şırınga’nın nasıl saldırıya uğradığını, nasıl acile kaldırıldığını, kendisine geçmiş olsun dileklerini..” anlatırken, endişe içindeki salon adeta nefes almıyor..
Ne zaman ki “…arkadaşı Gülendam Enjektör!” ibaresini kullanıyor, salon derin bir oh çekiyor ve cümle sonunda Bahçeli’yi çılgınca alkışlıyor.
Çünkü onlara “Oh be!” dedirten, Bahçeli’nin enjektör göndermesi ile çaktığı espri değil, onun akli melekelerinden endişe etme sıkıntısından kurtulmanın rahatlığı. 

 

Halbuki görüyoruz ki; Bahçeli’de adeta bir tiyatro oyuncusu gibi oynayarak cümlenin sonuna kadar kendi grubunu ve dinleyenleri trollüyor!..
…

Misal; Sağlık bakanlığı yetkilisi açıklama yapıyor. “Gülnaz şırınga diye bir personelimiz bulunmamaktadır” diyor. Nereden biliyor böyle bir personeli olmadığını?
Personel dairesine sormuş!.. O da veritabanını taramış. Öyle ya ezbere bilecek değil ya! Yüzbinlerce kişiden oluşan personel listesi.. 

Sonuç geliyor. “Aradığınız kişi veri tabanında kayıtlı değil!”

“Sayın müdürüm, baktık, bizde yok!” 

“Kesin mi?”

“Kesin müdürüm!.. Bende o iş!”

…

Şimdi bunu bir dizi sahnesi gibi düşünün. En komik sahnelerden biri bu olmaz mıydı?

Gülnaz şırınga var mı yok mu diye veri tabanında tarattığına göre, Özlem ile aynı durumdasın. Sen de inanmışsın “böyle bir şey olabilir!” diye..
O zaman Özlem’e niye laf ediyorsun?
…
Gülnaz Şırınga meselesi, mizah ile gerçeğin birbirinden rol çaldığı bu garip dönemi, bu dönemin medyasını, sosyal medyasını, siyasetçisini, gazetecisini, okur yazarını araştırmak amacıyla ileride yapılacak sosyolojik araştırmalara kaynaklık edebilecek örüntüde bir konu..
En azından sağlam bir doktora tezi konusu..
Öyle değil mi hocaların hocası Tayfun Hocam?”
…
Diyeceksiniz ki şu yaşadıklarımızın hangisi böyle değil?

Siz de haklısınız.
 

—

 

Kahrolsun kapitalistler!

Gençliğimizde “kahrolsun kapitalistler!” diye sloganlar atardık.
Kimdi o kapitalistler?

Emperyalist işbirlikçileri; Sabancılar, Koçlar!..
Genel olarak bildiklerimiz, ilk ağızda aklımıza gelen en marka olmuş kapitalistler, Sakıp Ağa’lar, Vehbi Koç’lar..
…

Şimdi; yemeklerinden hamam böceği çıkan, yatakhaneleri su içinde, vahşi, survivor’dan beter çalışma koşullarında her gün birer birer iş kazalarında hayatını kaybeden, iktidar yavuklusu besleme kapitalistlerin, kölelik koşullarında çalışan işçileri neredeee, Sabancı ve Koç’ların; hakları hukukları, hatta yer yer maaşları bu ülkede olabilecek en makul sınırlarda belirlenmiş eski kuşak kapitalistlerin işçileri nerede?
…

Bugün, Sabancı’nın ve Koç’un fabrikalarında iş bulmak, bir çalışan için neredeyse hayatını kurtarmak anlamına geliyor.
Ülkede, uluslararası düzeyde en ses getiren sanatsal faaliyetler, festivaller, eğitimler, burslar, koçluklar, mentorlükler bu eski kuşak kapitalistlerin kurdukları vakıfların himayesinde yürütülüyor. Neredeyse sosyal devletin vazgeçtiği alanları vakıfları aracılığı ile doldurmaya çalışan eski moda (!) işverenler.

…

Şimdi yeni palazlanan bu yeni vahşi kapitalistleri gördükçe, normal kapitalistlere attığım sloganlar için neredeyse kendi kendime  “hay dilim lal olaydı!” diyesim geliyor..

—

 

İçimizdeki Somalililer

Bu karikatürü 2008 yılında çizmişiz.

Altına da:

“Reisler reisi; yedi cihan denizindeki nice sefil deniz eşkiyasını tir tir titretmiş Kaptan-ı Derya Barbaros’un torunu bir uzun yol kaptanının; elinde keleşi var diye afrikalı bir kaç marsık karşısında sus pus olması yenilir yutulur şey değil ama acaba bir dokunulmazlık, kaç Somalili korsan güruhuna denk gelir. Hiç düşündünüz mü?” diye yazmışız.

O vakit milletvekili dokunulmazlığı tartışmaları, üst üste kaçırılan kargo gemilerimizin trajedisini perdelemiş.

…

Aradan 13 yıl geçmiş..

Değişen sadece soyulmaya daha bir şerbetlenmemiz olmuş..

…

Şu Somali’li korsan yamyamlar; yiye yiye bitiremediler bizi!..

 


Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2021/01/gidacilar_kodeste.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2021-01-31 21:47:352021-01-31 21:47:35Lomboz 31 Ocak 2021 PAZAR
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Kasım 2026
    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 29 OCAK CUMA Link to: LOMBOZ 29 OCAK CUMA LOMBOZ 29 OCAK CUMA Link to: Haftanın Karikatürleri Link to: Haftanın Karikatürleri Haftanın Karikatürleri
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön