İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 19 ŞUBAT 2021 CUMA

19 Şubat 2021/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

 

LOMBOZ 19 ŞUBAT 2021 CUMA

Bu çocuklar nasıl böyle oldu?

Selçuk Özdağ kim?
Gelecek Partisi’nin Başkan Yardımcısı.
Ona arkadan pusu kuran bu çocuklar doğmadan, onların şimdi yürüdüğü yolları yürümüş, gençliğinin bir kısmını mapus duvarlarında törpülemiş, bir eski ülkücü.

…

Bu eli sopalı genç, cevval, milliyetçi, müslüman, neo osmanlıcı “dava” delikanlıları; daha dünyaya avdet bile etmemişken aynı davanın yolunda saçlarını ağartmış; bu babaları yaşındaki adama, arkadan ellerinde silah ve sopalarla saldırıyor, şoförün arabadan silah çıkardığını anlayınca da, yata yuvarlana, topukları mabadlarına vurarak kaçıyorlar?

…

Şimdi Özdağ’a sopalarla, silahlarla öldüresiye saldıran bu gençler serbest bırakıldı.
Serbest bırakılmaları bir yana; Bahçeli önderliğinde öyle bir kampanya başlatıldı ki Özdağ neredeyse, evinin önünde dayak yemek suçundan, bir araba dayak yemeye mahkum edilecek!

…
Beş kişi bir adama arkadan silahlarla, sopalarla saldırıp; savcının karşısına çıkınca, neredeyse “kendisi gelip bizim sopalara kafa attı” deme irtifasına inen bu bıçkın delikanlılar kimin nesi?

Hayır, olay günü kullandıkları otomobili, Ankara Ülkü Ocakları Başkan Vekili’nden almışlar! O halde kim oldukları belli cevabına indirgeyerek sormuyorum bu soruyu!

“Hem milliyetçi maneviyatçı, hem ümmetçi müslüman, 40 çeriyle Çin sarayını basan Kür Şad’ın torunları” manasına indirgeyerek de sormuyorum!
…

Bu evinin kapısına pusu atıp, çoluk çocuğunun gözleri önünde, 62 yaşındaki adama arkadan sopayla, silah kabzasıyla girişip, en ufak mukavemet kokusunu alınca, tabanları yağlama sefaletinin sindirilebildiği bir yüreğe sahip bu genç, gariban, çocuk kim?

Kim yetiştirdi bu çocuğu? 

Bir değil, üç değil, beş tane! İki de yolu kesmiş, erketeye yatmış, yedi tane..
Annesi, babası, hocası, başöğretmeni kim bunların?
Bu vicdan Anadolu’nun hangi meralarında yetişiyor?

…

Bu gencin vicdanı ile Mısırlı Muhammed Ali Raşvan’ın vicdanını hangi sosyal evrim bu kadar birbirine uzak düşürdü?
İkisi de genç, ikisi de gariban, ikisi de Müslüman!

…

Raşvan da kim diyeceksiniz?
Anlatayım.

Yıl Bindokuzyüzseksendört.
Los Angeles Olimpiyatları.
…

Judo şampiyonası final maçı.
Finalde iki iddialı dev!..
Mısırlı Muhammed Ali Raşvan ve Japon Yasuhiro Yamaşita.

…

Yalnız Yasuhiro’nun sağ baldır kasını, ön maçta, Alman Schnabel, ters bir hamleyle yırtıyor. Buna rağmen Yasuhiro o maçı alıyor. Sonraki yarı final maçını da topallayarak kazanıyor ve finale geliyor.
… 

Yasuhiro final için sağ ayağını sürüye sürüye mindere geldiğinde, fırsat bulup iyileştiremediği yırtığın ona yüklediği sadece dezavantaj değil. Büyük bir ağrı aynı zamanda.

…

Herkes biliyor ve bekliyor ki, Raşvan, ilk hamleyi Yasuhiro’nun yaralı sağ baldırına yapacak, onun acılar içinde inlemesini seydederek, otuzuncu saniyede müsabakayı kazanarak kupayı kaldıracak!

…

Maç başlıyor. Dakikalar geçiyor.
Raşvan’dan beklenen hamle bir türlü gelmiyor.
Seyirci çılgınca bağırıyor! “Sağ Bacak, sağ bacak!”
Teknik ekip kafayı yemek üzere!
Ama Raşvan, rakibinin yaralı bacağına bir türlü elini sürmüyor!

…

Oysa tek bir hamle bu gariban Mısırlı müslüman çocuğa altın madalyayı, parayı, şanı şöhreti getirecek!

…

Yapmıyor!

…

Dahası maçı kaybediyor..
Yasuhiro bir hamleyle Raşvan’ı hareketsiz bırakarak, izleyenlerin hayret ve şaşkınlık dolu bakışları arasında dünya şampiyonu oluyor.

…
Herkeş şaşkın!
Basın Raşvan’a soruyor: “Neden sağ baldırına çalışmadın. Madalyayı kolayca alabilirdin!”
Raşvan’ın cevabı bir tokat gibi:
“Yasuhiro’yu yeneceğim diye vicdanımı da mı yenseydim. Bana bu vicdanı ailem ve dinim emanet etti!”
…

Raşvan gariban, bu eli sopalı beş çocuk da gariban.
Raşvan genç, bu eli sopalı beş çocuk da genç.
Raşvan müslüman, bu eli sopalı beş çocuk da müslüman…
…
Bunlar gariban çocuklar nasıl böyle çakal oldu?
—

 

 

Bir müjde de otomobilcilerden

Hadi iyisiniz!

Klas otomobil markaları, elektrikli otomobilde 150 bin TL ile 200 bin TL arasında indirim yapıyor!..

Şimdi diyeceksiniz, bunun indirimi bu kadar ise kendisi kaç para birader?

İşte onu ne siz sorun ne ben söyleyeyim! 

…

Zaten ultra lüks otomobillerin indirim yapması bana hep tuhaf gelmiştir.

Arkadaş! Alan adam zaten parayı saymadan harcıyor!

Bu sınıftan bir otomobil alacak kadar param olsa, “indirim” sözünü şahsen hakaret kabul ederim!
Misal, iki buçuk milyon sayıp otomobil alacağım, Sen bana yüz bin lira indirim yapacaksın, sağda solda, camiada kendime “indirimden araba almış dedirteceğim..
Hadi yaa!..

…
Epeyce önceleri Mehmet Barlas anlatmıştı.
Bir senesi bir İngiliz zengin, muhteşem yatıyla Karaköy rıhtımına demirliyor, İstanbul’un, krem dö la krem tabakasına, yatında bir de kokteyl veriyor.
Yat ama öyle böyle değil.
Kaptanı dahil bütün personeli de kadın!..

…
Misafirler, yatın en geniş salonundaki bistro masaların etrafında, ayakta kümelenmiş içkilerini yudumlarken Ev Sahibi de tek tek masaları dolaşarak onlarla sohbet ediyor.
Barlas ve rahmetli Menteşoğlu’nun bulunduğu bistroya gelip hoşbeş ediyor.
Sonradan batan Menteşoğlu’nu bilirsiniz; Samsun Çarşambalı. Salyangoz ticaretinden başlayıp dönemin ‘Ağaoğlu’su olmuş, zenginliğini; Kırkpınar Ağalığı, spor kulübü başkanlığı koltuklarına oturarak sergilemeyi seven memleketin yeni zenginlerinden.
Bizimkinin parasının hesabı yok ama hepsi o kadar. İngiliz ise aristokrat!

…

Uzatmayalım, Hasbi Ağa, İngiliz’e dank diye soruyor, “bu aletin aylık masrafı ne kadar?”

İngiliz gayet nazik “Neden sordunuz sör?” diye soruyla karşılık veriyor.
Hasbi Ağa, hafif yaylanıp içkisinden bir yudum alırken; “Benim de bir tane almaya niyetim var da…” diye cevap veriyor.
İngiliz, “Ama siz böyle bir yatı alamazsınız sanırım!” deyince Hasbi Ağa sinirleniyor?
Muhabbeti tercüme eden Barlas’a “Ne demek istiyor bu? Anlatsana benim variyetimi, zenginliğimi bu dingile! Beni ne sanıyor?” diye hiddetlenince, İngiliz Zengin gayet kibar yanıtlıyor.
“Yanlış anladınız sör!” diyor. 

“Genel bir prensiptir.. Masrafını soran birisi böyle bir yatı alamaz!”
…

O yüzden sadece indirimi 150-200 bin TL olan otomobillerin yıllık vergisi ne kadar? Kaskosu, sigortası kaç para diye sormanın, boşa çene yormanın bir manası yok!

 

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2021/02/lebaleb.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2021-02-19 23:17:392021-02-19 23:18:09LOMBOZ 19 ŞUBAT 2021 CUMA
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Lomboz 14 Şubat 2021 PAZAR Link to: Lomboz 14 Şubat 2021 PAZAR Lomboz 14 Şubat 2021 PAZAR Link to: LOMBOZ 21 ŞUBAT 2021 PAZAR Link to: LOMBOZ 21 ŞUBAT 2021 PAZAR LOMBOZ 21 ŞUBAT 2021 PAZAR
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön