İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 20 AĞUSTOS 2021 CUMA

20 Ağustos 2021/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

 


Görüntü çok şey anlatır!

Can havliyle ülkelerinden kaçmaya çalışan Afgan gençlerin, önünden arkasından koştukları Amerikan askeri nakliye uçağının kanatlarının altına, tekerlek boşluklarına tutunarak havalandıkları ve ardından sapır sapır düştükleri görüntüleri birileri bize anlatsa bu kadar etkilenir miydik?

Etkilenmezdik!

Bir şehir efsanesi gibi yalar geçerdi zihnimizi ve kulaklarımızı…

…

Fotoğraflarını videolarını gördük. 

Beşyüz metre yükseklikten, uçağın gövdesinden kayıp düşen canlara gözlerimizle şahit olduk. Şaşkınlık ve dehşetle izledik…

Çünkü görüntü çok inandırıcıdır!

…

Bütün gazeteciler bilir. 

Haber, fotoğrafı, görüntüsü var ise çok daha değerlidir.

Fotoğraf tarihe kanıt bırakır!

… 

Einstein, “ışık, büyük güçlerin çekimiyle eğiliyor” diyor ama kimseyi ikna edemiyordu.
Onu ilk anlayan matematikçi Planck olmuştu.
Planck, Einstein’e “Genel izafiyet teorisini belki kanıtlayabilirsin ama buna kimseyi inandıramazsın” demişti. “Çünkü kimse seni teyid edecek bilgiye sahip değil!”

…

Bunun üzerine Einstein, ‘teorisinin fotoğrafını’ çekmeye karar verdi.

Bu fotoğrafı, tam güneş tutulmasında, o anda Güneş’in arkasında bulunduğu bilinen bir yıldızın, Güneş’in yanında görüldüğü bir fotoğrafını çekerek kanıtlayacaktı.

Tıpkı fotoğraf çekilirken babasının arkasında olan bir çocuğun, fotoğrafta babasının yanında görülmesi gibi birşey!

…

Birkaç güneş tutulması kovalamacasından sonra, 1914’te, Rusya’da bu fotoğrafı çekti.
Bu fotoğraf ile Einstein; Planck’ın “kimseye anlatamazsın!” dediği ‘Genel İzafiyet Teorisi’ni, yaşlı teyzesine bile anlatabilmişti…

…

Görüntü çok şey anlatır!

Einstein’in yaşlı teyzesine göstererek izafiyet teorisini bile anlatabildiği bir güçtür görüntü..

…

Bu hafta tarih; zihnimizin boşluklarına, ancak film sahnelerinde görülebilecek türden, bir askeri kargo uçağının kanatlarının altındaki imkansız kaçma görüntülerini kazıdı.

…
Amerikan desteği ile palazlanmış Taliban’ın ve yine Amerikan desteği ile güya onu durdurmak için kiralanmış sahtekar Eşref Gani iktidarının ortaklaşa yarattığı bu görüntüler dünyanın tarih hafızasına bir zulüm peşrevi daha çekti.

 

Bu görüntüler göz merceklerimizde; karmaşık hikayeleri, anlaşılmaz hesapları, hayal ötesi bilinmezlikleri; Einstein’in yaşlı teyzesine gösterdiği, ‘en anlaşılmazı anlatmayı başardığı fotoğraf kadar’ netleştiriyor!
…

Bu görüntüyü yaratanları biz lanetliyoruz! 

Kuşkunuz olmasın, tarih de lanetleyecek!

 

Eczacıların el yazısı

‘Kim milyoner olmak ister’ yarışmasında:

“Raftan aldığı kutuyu, üzerine okunaksız bir el yazısıyla ‘sabah akşam tok karnına!’ yazarak karşısındakine uzatan kişi muhtemelen kimdir?” sorusu soruluyor…

Doğru cevap şıkkı ise “Eczacı” olarak veriliyor!

,,.

Pandemi sürecinin en riskli mesleklerinden birini olağanüstü fedakarlıkla icra eden sağlık sektörünün en cefakar üyelerine karşı bir özensizlik, bir saygısızlık olması bir yana sorunun cevabı doğru da değil!

…

Bir kere ‘okunmayan yazı klişesi’ eczacılara değil doktorlara aittir.

Bu yazı stili doktorlarda, uzun ve sürekli hızlı not tutarak geçirilmiş bir eğitim hayatının ve ardından üç dakikada bir hasta muayene edip kalan beş on saniyede onlarca satır evrak doldurma zorunluluğu gerektiren bir “acele acele acele” sürecin defosu olarak yerleşir. 

…

Ayrıca doktorlar bu şifre gibi yazıları reçetelere, hastalar okusun diye değil eczacılar okusun diye yazarlar. 

Ne kadar hastanın eline verilmiş olursa olsun, tıpta reçetenin muhatabı eczacıdır.
Hatta eczacıların bu yazıları okumak için “reçete okuma dersi” bile aldıkları şehir efsanesi olarak ortalıkta dolaşır.
Yalan olmasın, sevgilisi doktor olup da ondan gelen mektubu eczacı arkadaşına okutan aşıklar bilirim!..

…

Eczacıları suçlamanın manası yok! 

Aha, suçlayacaksanız doktorları suçlayın!

…

Yavrum, eczacılar ise, iş hayatları boyunca kutunun üzerine gayet okunaklı ve özenli hepi topu dört kelime yazarlar. “sabah, akşam, aç, tok!”

O kadar!

Beşinciyi arasanız da zor bulursunuz! 

Ne okunaksızı?

..

Ey milyoncular!
Eczacının bu dört kelimeyi yazarken gösterdiği özenin yüzde birini, siz şu sorularınızı hazırlarken gösterseniz ya!

—

 

Hiç diyet yapmadan haftada 15 kilo vermenin kolay formülü!

Başlığı böyle at, altına ne yazarsan yaz okutuyorsun!

Sağ olsun okurumuz böyle işe yaramaz ne varsa okur, bilgi alabileceği içerikli, anlamlı ama velev ki biraz uzunca yazılara, sanki Babıali yokuşunda, kitap kolisi taşıyacakmış gibi mesafeli durur.

…

Şimdi bu başlığı okuyup, yazının bu noktasına kadar kadar gelmiş olan bir kısım okurların hala: ” Hadi be adam açıkla şu formülü de okuyup işimize bakalım!” dediğini duyar gibi oluyorum.

Çok beklersiniz!

—

 

Kaçak mülteci biriktirmek neye yarar?

“Bak hepsini salarım ha!” demeye yarar.
“Benimle iyi geçinin ha!” demeye yarar.
“Beni iktidarda tutun!” demeye yarar.

Kaçak göçmen biriktirmek, “Benim malvarlığını açıklamayın” demeye yarar.

Bir sürecik daha koltuğu altında tutmaya çalışmaya yarar!

…

Peki işe yarar mı?

…

Yaramaz…

Beyhude çaba!

—

 

—

 

Tuz kokarsa

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed görüşmesinin ardından, ortak basın açıklaması yapılıyor.
Abiy Ahmed, konuşmasının bir yerinde, “Great reformist charismatic leader Mustafa Kemal Atatürk…” cümlesini kuruyor. 

…

Online tercüman ise bunu, Mustafa Kemal Atatürk’ün adını geçirmeden: “…Son derece büyük reformist olan karizmatik liderinizden bu yana mevcut liderliğiniz çerçevesinde Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan… “ diye tatlıya bağlıyor!
…
Simultane tercüman; çeviriyi yetiştirme telaşıyla, Mustafa Kemal Atatürk’ün adını uzun olduğu için atladı ve ondan üçüncü tekil şahıs olarak bahsetti desek; aynı cümlede geçen Recep Tayyip Erdoğan isminin de uzun olması, hatta başına Sayın Cumhurbaşkanı ibaresini koyarak daha da uzatılması bu tezi çürütüyor!

…

Anlık bir hata olması da pek mümkün değil. Çünkü bu tür açıklamalarda, metnin daha önceden tercümana verildiğini biliyoruz.

…

Biz ingilizce bilmeyen Türkler, Abey’in ‘Mustafa Kemal Atatürk’ dediğini duyuyoruz. Ama bunu tercümandan duymuyoruz!

İngilizce bilen yabancılar da zaten Türkçe çevirmenin ne dediği ile ilgilenmiyor, konuşmayı doğrudan Abey’den dinliyorlar.

…

O halde işgüzar tercüman arkadaşa soruyorum: “siz, Mustafa Kemal Atatürk adını kimden gizlediğinizi düşünüyorsunuz?”

—

 

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2021/08/tarih_bugoruntunun_hesabini.jpg 748 1678 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2021-08-20 22:42:582021-08-20 22:42:58LOMBOZ 20 AĞUSTOS 2021 CUMA
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Kasım 2026
    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 15 AĞUSTOS 2021 PAZAR Link to: LOMBOZ 15 AĞUSTOS 2021 PAZAR LOMBOZ 15 AĞUSTOS 2021 PAZAR Link to: Karikatür seçkisi Link to: Karikatür seçkisi Karikatür seçkisi
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön