İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 15 AĞUSTOS 2021 PAZAR

16 Ağustos 2021/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

 

Ah şu IMF!

IMF bilindiği vechile, devletler arası bir kredi fonu. 

Neredeyse dünya devletlerinin tamamının; yani Dünya’daki 206 devletin189’unun üyesi olduğu kelimenin tam anlamıyla global bir banka!

…

Yani, üyesi olan, nakite fena sıkışmış devletlere, tefecilerden daha uygun fiyatlı kredi veren, ama bu kredinin nerelere harcanması gerektiği yazılı bir program ile adeta dikte eden, sonra da bu harcamaları kontrol eden, haşa huzurdan, parayı cebellezi etmek niyetinde olan hükümetlerin borç almayı da pek sevmedikleri bir özel finansör! 
…

1947’de faaliyete geçen ve bugün kasasında 1 trilyon dolardan fazla parası bulunan IMF’nin kurucu statüsündeki üyelerinden birinin de Türkiye olduğu ve başvuruyu İsmet İnönü’nün yaptığını duymuş muydunuz?

…

Siyasi tabanına IMF’yi adeta, Türkiye’yi yıkmak üzere kıskaca almaya çalışan, batı finans baronlarının bir aracısı gibi tanıtırken, bu kuruluştan kullanılan, 6 milyar dolar tutarında son krediyi de, 2005 yılında Tayyip Erdoğan’ın çekmiş olduğunu hatırlayanınız var mı?

…

“IMF bizden 5 milyar dolar borç istedi, verin dedim!” şeklinde havalı bir açıklama ile IMF’ye Merkez Bankası’ndan borç verdiğini iddia eden Erdoğan’ın bu iddiasına; o dönemde Merkez Bankası Başkanı olan Durmuş Yılmaz’ın “Bu açıklamaya bulabildiğim en uygun söz: yalan!” şeklinde yanıt verdiğini hatırlıyor musunuz?

…

Kristalina Georgieva, saçları, etek döpiyesi ile Merkel’e benzeyen IMF Başkanı…

Birkaç ay önceki bir sağlık zirvesinde: “Büyük ekonomilere sahip ülkelerin pandemiyi sonlandırmak için diğer ülkelere bağışları arttırmaları gerekiyor!” dediğini işittiniz mi?

…

Bu açıklamadan sonra, IMF’nin pandemi nedeniyle üye ülkelere 650 milyar dolar destek dağıtacağını; Türkiye’nin payına 6,5 milyar dolar düştüğünü; ve bu ay sonu geleceği bildirilen paranın dört gözle beklendiğini; bekleyenin kim olduğunu tahmin edebiliyor musunuz?

…

Durun, Bir dakika! 

Yanlış tahminde bulunmayın!
“Bu büyük ekonomilerin küçük ekonomilere yardımı” diye tarif edilen parayı dört gözle bekleyen;

“İtibardan tasarruf olmaz!” diye batı ülkelerinin ‘yangın uçağı’ yardımına bile günlerce direnen, “Strong Türkiye!” hashtag’leri ile Dünyanın en iyi ekonomisi olduğunu söyleyen, yangında, selde “iban, iban!” nidaları yükselirken, Somali’ye 30 milyon dolar hibe gönderen yüce reisimiz Erdoğan olacak değil ya!. 

…
Beklese beklese son Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu bekliyordur!

Para geldikten sonra, “Neden IMF’den hibe aldın?” diye onun da defteri dürülür, şahsen kendisi, bizzat kendi kendisine kovdurulur, biter gider!

 

—

 

Haftanın skandalı

Malum televizyonlardan birinde dört gazeteci(!), canlı yayında Cumhurbaşkanı’na soru soruyor.
Cumhurbaşkanı, cevapları sırasıyla gazetecilerin arkasına yerleştirilmiş prompterdan okuyor.
derken, resim seçicinin hatalı bir tercihi ile biz de, aslında gizlenmeye çalışılan bu tabloyu görüveriyoruz.
…

Buradan da anlıyoruz ki prompterda cevapları, sırasıyla hazırlamış, dizilmiş olduğuna göre sorular bu gazetecilere önceden verilmiş.
Onlar sırası geldikçe soruları soruyor, Cumhurbaşkanı da cevapları prompterdan okuyor.

Bu hadise birkaç küçük haber ve yoruma konu oluyor ve haftanın felaket tablosu içerisinde yok olup gidiyor.

…

Aslında normal bir ülkede neresinden baksanız, hem o gazetecilerin hem de Cumhurbaşkanının istifası ile sonuçlanması gereken bir gazetecilik ve yönetim skandalı!  

…

“Canlı yayın” diyorsun!

“Devletin en üst görevlisi gazetecilerin sorularını cevaplayacak” diyorsun!
Sonra hazırlanmış soru ve cevaplarla neredeyse bir ilkokul müsameresi sergiliyorsun!

…

Şimdi benim o prompter virtüözlerine, o iletişim başkanlarına, o metin yazarlarına, o toplantı danışmanlarına bir çift sözüm var!

Tayyip Erdoğan, seçimleri, referandumları yüksek ekonomi bilgisi ile, yüksek siyaset ihtisası ile kazanmadı!
Bugün bulunduğu noktaya, yüksek mühendislik, yüksek tıp, yüksek astronomi bilgileriyle gelmedi…

Neyle geldi?

Hitabet gücüyle!

…

Şimdi siz; denizde inanılmaz hızıyla adeta şekiller çizen, ele avuca sığmaz bir pengueni, sadece karada yürüterek yaşatmaya çalışıyorsunuz!

Hatta ona denizde nasıl yüzdüğünü unutturmuşsunuz!
…

Demek ki liyakatsizlik denilen şey de böyle birşey işte!

—

 

Bakanın kriminal danışmanları

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin dört yardımcısının da çifte maaşlı olduğunun ortaya çıkması kimseyi fazla şaşırtmadı. 

…

Neden şaşırtmadı?

Çünkü çifte maaşlı yönetici sayısı o kadar fazla ki, anormaller normalleşti.  

Normaller anormal oldu. 

Ortalık, Anton Çehov’un ‘Altıncı Koğuş’una döndü.

…

Ama Pakdemirli’nin, sadece iki danışmanının 111 adet suç kaydı olduğu, üstelik de bu suçların sadece ihaleye fesat karıştırmak değil, hırsızlık, tehdit, yaralama, öldürmeye tam teşebbüs gibi ağır kayıtlar olduğu ve bir kısmının da mahkemelerinin devam ettiği gibi bir realiteyi henüz normal kabul edebilecek bir zihin gevşemesi noktasına ulaşamadık.

 

İnanılır gibi değil ama iddiaya henüz bir itiraz eden de olmadı.

Öyle sanıyorum ki bu durumu Bekir Pakdemirli de bilmiyor!

Koskoca bakan.. İstihbaratı var, tahkikatı var…
Dolayısıyla bilmiyorsa kötü!

Ama biliyorsa daha da kötü!

…

Maalesef üçüncü bir şık da yok!
—

 

HANİ UÇACAKTIK?

Partili Cumhurbaşkanlığı sistemine geçince yüzde yüz uçacaktık! 

Neden uçmuyoruz?

Bu soruyu, doğru cevabı alana kadar tekrar tekrar sormak hakkımız!

Uçmak için neyimiz eksik yani?

Her şey elimizde değil mi?

Kim elimizi tutuyor?

…

Bakanları istediğimiz gibi dışarıdan atamıyor muyuz?

Askeri Şura’da generalleri istediğimiz gibi atamıyor muyuz?

Meclisi kenara koyup, istediğimiz gibi kanun kuvvetinde kararname çıkaramıyor muyuz?

Reis, kime “ne diyor da yapmıyor?” 

Kimden, “ne istiyor da vermiyor?

“Kimi istiyor da sarayında istediği makama getiremiyor?

Neden doları dizginleyeceğine Merkez Bankası Başkanı’nı dizginlemeyi tercih ediyoruz?

Neden enflasyonu dizginleyeceğine, enflasyonu ölçen kurumu dizginliyoruz? 

…

Neden yeniden enflasyon canavarını sokaklarda görmeye başladık?

Neden canavar yine vatandaşın arkasına dolaştı?

Neden önünden uçarak kaçamıyoruz?

Hani uçacaktık?

Neden hala değil uçmak, piste bile çıkamıyoruz?

Memleketi, ekonomiyi uçurmak bir yana, neden yangın uçaklarını bile uçuramıyoruz?

Neden?

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2021/08/ah_su_imf.jpg 835 1232 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2021-08-16 23:56:132021-08-19 11:03:55LOMBOZ 15 AĞUSTOS 2021 PAZAR
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Kasım 2026
    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 13 AĞUSTOS 2021 CUMA Link to: LOMBOZ 13 AĞUSTOS 2021 CUMA LOMBOZ 13 AĞUSTOS 2021 CUMA Link to: LOMBOZ 20 AĞUSTOS 2021 CUMA Link to: LOMBOZ 20 AĞUSTOS 2021 CUMA LOMBOZ 20 AĞUSTOS 2021 CUMA
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön