İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ – 1 Nisan 2022 CUMA

1 Nisan 2022/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent


Savaş fırsat olur mu?

İnsanın tüylerini diken diken eden bir yaklaşım.
“Rusya-Ukrayna savaşı bizim için fırsat mı?” 

Bu türden cümleler, vicdanı olan insanın vicdanını kanatmakla kalmıyor, cümleyi kurana, yazana, çizene karşı alerji ve tiksinti yaratıyor..
…

Hangi taraftan olursa olsun!
İster vatan savunması, ister toprak işgali, ister emir altında, ister gönüllü: 

Gençler geleceğini, çocuklar babalarını kaybediyor.
…

Ruslar yakıp yıkıyor, Ukrayna’daki naziler ise kıstırdıkları Rus askerlerinin cep telefonlarından onların yakınlarını arayıp, insan hafsalasının almayacağı vahşilikleri sergiliyorlar!.
Annesini arayıp oğlunu nasıl öldürdüklerini ya da sevgilisini arayıp nasıl hadım ettiklerini canlı canlı izletiyorlar!..

…
Maymun belgesellerinde bile izlenmesi dehşetli bir irritasyon yaratan, iki maymun kolonisinin birbirine saldırıp, kıstırdıkları türdaşlarının etlerinden et koparma vahşetinin, insan tarafından bin beteriyle, en acımasız yöntemlerle gerçekleştirilmesi, kendi kendisine “canlıların en gelişmiş türü” payesini veren insan türünün paradoksunu ortaya koyuyor.

Esir ya da savaş hukuku yok sayılıp, savaş kollektif bir kötülük senfonisi haline geliyor!

…

Oysa savaş, iletişim araçlarını, bilimi, teknolojiyi bu ölçüde geliştiren insan soyu için artık “son çare” bile olmamalıdır!

…
Dünyanın onlarca ülkesinin bilim insanının, dünya’dan yüzlerce kilometre uzakta, dışarıda tek bir solukluk oksijen bulunmayan, yirmi metrekarelik bir uzay istasyonunda, zehirli bir nükleer evren ile aralarında küçücük bir lomboz camı bulunan uzayın kör bir noktasında, bir arada bilim yapar hale geldiği bir medeniyet evresinde, savaşa ‘son çare’ demek bile büyük bir zaaftır, ayıptır, cahalettir!

…
Savaşın son çare olduğu dönem internet öncesi, iletişimin yetersiz olduğu bir dönem için mazur görülebilir. Çünkü kavga hep ‘masada eksik bilgi’ olmasından kaynaklanır.

…
Bir whatsapp mesajının bir saniyede dünyanın etrafını birkaç kez dönerek yan dairedeki komşunuza ulaştığı, bakkalda kredi kartınızı kullanarak ödediğiniz ekmek ücretinin, o ‘bip’ sesi kadar sürede Amerika’ya gidip gelen bir sinyalle Dünya’nın öteki ucundan onay aldığı düzeyde iletişim hızını keşfetmiş bir medeniyet, çocuklarına savaşmama terbiyesini verememiş ise o medeniyette vahim bir sorun vardır.
Bu sorun zeka sorunu değil, kazanma, biriktirme, istifleme sorunudur.

…

Savaşın yaratacağı fırsatmış!

Olmaz olsun

—

Vatan Hainliği ucuzlarken

Mesele ‘patates ve soğan’ ile başladığında iş kolaydı.

Sabık Tarım Bakanı önde, kolluk kuvvetleri arkada, iki soğan deposu basıldı.
Rantiyecilerin, istifçilerin ipliği pazara çıkarıldı!

“İşte soğan depolayan vatan hainleri” diye malum gazetelerde ve televizyonlarda boy boy haberleri yapıldı..

…

Operasyon tamamlanıp, yüce milletimiz, patates ve soğan fiyatlarının artışına bu “şerefsiz” depocuların neden olduğu konusunda tam ikna edildi ki; muhalefetin, bu tarım meselelerini iş edinmiş bazı işgüzar milletvekilleri oyunu bozuverdi.
Bir süre dirense de, Tarım Bakanı da anladı ki, meğerse bu patates soğan, pazara çıkmadan önce depolanıyormuş.

…

Depocu; istifçi damgası yemekten korkup, gelişine pazara gönderdiği soğanların, şimdi cücükleri çürük çıkınca, biz anlıyoruz ki bu soğanın depocusu vatan haini değil!

…

Gel gör ki sonradan iş sadece soğan patatesle kalmadı!

Ekmek kuyruğa bindi. Peşinden bildiğin hıyar kırk liraya kadar çıktı!

Biber, domates, patlıcan, derken et patlayıverdi!
Zeytinyağı tuz biber ekti!..
Elektriği, doğalgazı, hele akaryakıtı geçiyorum.
Zaten şeytanın başı akaryakıt!
… 

Şimdi en son şekerdeyiz..

Tam da bayram üstü.. Tatlı muhabbetine bomba gibi düştü.
Bildiğin şeker!.
İki buçuk kiloluk torbası 56 lira..
Bu yazı size ulaşana kadar ne olur allah bilir!

…

 

Zaman zaman anlatılır. Hep eksik ya da yanlış anlatılır…
Çocukluk çağında, askeri okul ile buluşan kaderi ömrünün yarısını savaş meydanlarında geçirmesine neden olmuş, soyadını bile Cumhuriyet’in varlık savaşlarından almış bir büyük Cumhuriyet önderi İsmet İnönü!

…
Savaşın ne anlama geldiğini, Atatürk’ten, İsmet İnönü’den daha iyi bilen kaç tarihi şahsiyet var!
…

İkinci Dünya savaşı ortalığı kasıp kavururken, bir yandan Hitler’in, diğer yandan Stalin’in baskısına rağmen Genç Türkiye’yi savaşa sokmamayı başarmış İnönü’ye, bugün hayatta oldukları için ‘düyunu şükran’ olması gerekenler, “İnönü, asker kaçağıymış!” diye komik dedikodular yaymışlar!..

…

İnönü bir yurt gezisinde, etrafına toplanan kalabalığın bacakları arasından kafasını uzatan bir çocuk “Bizim şeker yiyemememizin sebebi senmişsin.. Babam öyle diyor hep!” deyivermiş.
Korumalar şaşırmış, sustursalar mı, ne yapsalar… 

…
İnönü çocuğu yanına çağırmış, sevecen bir ifadeyle “Baban nerede?” diye sormuş!

“Şurada!” diye arkaları göstermiş çocuk.
“Bak” demiş İnönü, “seni şekersiz bıraktım ama babasız bırakmadım!”

…

Reyiz şimdi bu daha yeni dünyanın asgari ücret zammını yaptığı nankör güruha çıkıp dese ki:

“Sizi zeytinyağsız, ekmeksiz, bibersiz, hıyarsız, şekersiz, bıraktım ama köprüsüz bırakmadım!”

…
Kim anlar?

—

Siyaset ve magazin yakınlaşıyor
Bütün dünyada iki yıldır 483 milyon insanı hasta eden, 6 milyon 132 bin 561 insanı öldüren covid-19 virüslerinin tamamını bir araya toplayıp tartıya koysaydık, toplam ağırlığın ancak 2,5 gram geleceğini biliyor muydunuz?
Cürmü iki buçuk gram gelmeyen bu melanetin, iki buçuk yıldır dünyanın çanına ot tıkamış olmasına rağmen, çoğunuzun bildiğini sanmıyorum! 

…

Peki ya ‘Kur korumalı mevduat hesabına’ 3 ayda devlet kesesinden akıtılan para ile 10 tane Osmangazi Köprüsü yapılabileceğini biliyor muydunuz?

Bunu da çoğunluğun bildiğini sanmıyorum!
Çünkü bilinse yerin yerinden oynaması lazım! 

Tık yok!

Bu para doğrudan sizin kesenizden çıkıyor!
…

Peki, aranızda Oscar töreninde Will Smith’in, sunucu Chris Rock’a neden tokat attığını bilmeyen var mı?
Muhtemelen Yok!
…

‘Cengiz İle Ahtapot’ isimli tv programında, program ortağı Ertuğrul Özkök diyor ki,
“İnsanlar birbirleri ile sürekli atışan, sataşan tartışma programlarından bıktı! Artık bize gelecekler.. Bizi seyredecekler!”
…
Valla, Suskun sanatçıların, bıçak kemiğe dayanınca itiraz dünyasına adım atmaları siyaseti mi magazinleştirecek, yoksa magazini mi siyasileştirecek, onu ben de merak ediyorum!
Ama her iki durum da cebimizden hortumlanan parayla Londra’da satın alınan caddeleri maskeleyecek ise ben yine o “bıkkınlık verdi” denilen “atışma, tartışma” programlarını tercih ederim!..

…

 

…

 

Tiyatroya bir gün yetmez!

Ruhsal sorun yaşayan bir kişinin terapisini yapana psikolog denir.
Bu terapiyi bir grup insana yapana ise tiyatrocu denir.
…

Biraz egzajere etmeme müsaade edin!

Tiyatro, sadece kültürel değil terapik bir olaydır.
Denemesi bedava! (Ya da bir bilet parasına diyelim!)
En kasvetli, kendinizi en sıkıntılı hissettiğiniz bir gününüzde, en kolay ulaşabileceğiniz herhangi bir oyun seçin ve gidip izleyin.
Oyundan sonra kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz.

…
Önceki akşam, Animasyon tasarımını benim yaptığım, Samsun- Düşevi oyuncularının sahneye koyduğu “Dil Yurdu – Kuyunun Dibindeki Taş” isimli, Nazım Hikmet şiirlerinden derlenmiş bir oyununun prömiyerindeydik.

…
Oyunları, Düşevi sahnesi dışında Devlet Tiyatrolarında, yurtiçi, yurtdışı salonlarda sahnelenen, usta oyun yazarı ve yönetmen Can Kibiroğlu’nun, Nazım Hikmet şiirleri üzerinden yazıp yönettiği, ilk kez yapılan türden bir uyarlama..
Bir şiir dinletisinden ziyade Nazım Hikmet’in hapishane arkadaşlarından Dalyancı Yusuf’un hikayesini ele almış.
Müziklerini Hasan Yükselir, seslendirmesini Cezmi Baskın’ın yaptığı oyun, Usta oyuncular Ferda Kaynar ve Cem Kaynar’ın mükemmel performansı ile, duygu dolu akıp gidiyor.
Nasıl bittiğini anlamıyorsunuz!
Reklam gibi mi oldu? 

Olsun!

…
Yılda bir gün Dünya Tiyatro Günü iki buçuk yıldır perişanlığın dibini görmüş tiyatrocuların dişinin kovuğuna gitmez!
Tiyatro, yapana “gün yüzü göstermese de” izleyene hayat verir!
Gidin izleyin!

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2022/03/vatan_hainligi.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2022-04-01 23:36:162022-04-01 23:36:16LOMBOZ – 1 Nisan 2022 CUMA
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 27 MART 2022 PAZAR Link to: LOMBOZ 27 MART 2022 PAZAR LOMBOZ 27 MART 2022 PAZAR Link to: LOMBOZ 3 Nisan 2022 PAZAR Link to: LOMBOZ 3 Nisan 2022 PAZAR LOMBOZ 3 Nisan 2022 PAZAR
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön