İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 10 Şubat 2023

15 Şubat 2023/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

 


Çöktük, kapandık ama tutunamadık! 

Biz o, “Çök – Kapan – Tutun” tatbikatını niye yaptık?
O mesajlar, telefonlarımıza, bir hafta öncesinden tanıtımı yapılarak, saat ve dakika verilerek, 12 Kasım 2022, saat tam 18.57’de, ala–ü vala ile niye geldi?

…

Söyleyelim;

Çünkü ilgili bakanlığımız, Afad ile birlikte projelendirdiği bir sistem sayesinde, herhangi bir deprem felaketinin hemen öncesinde vatandaşların telefonlarına böyle olağan dışı bir uyarı sesi gelecek, vatandaş da, yine sosyal medya ve tv’ ler üzerinden izleyerek eğitimini aldığı, hatta Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’den bizzat provasını izlediği ‘çök-kapan-tutun’ hareketini yaparak depremden korunacaktı.
…
Peki, büyük bir lansmanla provası yapılan, zaman ve belli ki para harcanan, tantanası günlerce süren bu siren mesajlı uygulamanın semeresini bu iki büyük deprem öncesinde, ne ilkinde ne de ikincisinde gören, duyan oldu mu?

Bu projede maksat hasıl oldu mu?

Olmadı!..

…

Bizimkisi de soru mu?
Hangi projede olmuş ki bunda da olsun!

—

 


Sahada asker neden yok?

Depremin ilk gününden bu yana soruluyor:

“Deprem bölgelerinde asker neden görünmüyor?

…

Söyleyelim!
Sebebi, 2007 yılında, bu iktidar tarafından iptal edilen EMASYA protokolü!

…
Ben söylemiyorum!

Emekli Albay Osman Babuşçu söylüyor!
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz söylüyor!

…

EMASYA yani: Emniyet, Asayiş, Yardım kelimelerinin ilk iki harfi ile isimlendirilen 

bu protokol, ne sağlıyordu?

Böyle bir felaket durumunda, ülkenin en ücra köyündeki askeri birlik komutanının, kimsenin emir vermesini beklemeden en yakınındaki felakete hızla müdahale etmesini sağlıyordu. 

Elinde bulunan personel, araç, alet, çadır, erzak, seyyar mutfak ve seyyar hastane ile, merkezden gelmesi birkaç gün alacak desteğin ulaşmasına kadar geçecek bu en önemli ve hayati sürede yaşam desteği vermesini sağlıyordu.

…

Bu birliklerin en küçüklerinin bile envanterinde, demir makaslarından kaynak makinelerine, jeneratörlerden iletişim araçlarına kadar en hayati araçlar yanında, müdahale eğitimli personeli ve prosedürleri bulunuyordu.

…

Eylemin değerini görebiliyor musunuz?

…

bu protokol neden iptal edildi?
…
Nedeni çok basit!

Bu iktidarın, 2007 yılında henüz FETÖ ile kol kola yürünmekteyken, askerin ortalıkta görünmesinin yarattığı darbe paranoyası yüzünden…
…
Diyanet işleri başkanı, iki sela arasında şunu da bir açıklasa:
Dünyanın, bu en iyi destek ağını koparanların, bugün yaşanan tablonun ağırlaşmasında veballeri az mıdır?

—


OHAL Niye?

İktidar, deprem felaketinin vurduğu 10 ilde OHAL kararı aldı.

…

Böyle felaketlerde normal hukuk ortamında alınamayacak kararları, gecikmemek için hızla alıp, eylemleri hızla uygulayabilmek amacıyla ya “Olağanüstü Hal” kararı alınır ya da bir diğer alternatif olarak sözkonusu bölge “Afet Bölgesi” ilan edilir.

…

Her iki durumda da devlet, vatandaşın vergi, prim, kredi borcu benzeri bazı yükümlülüklerini erteler.

Her iki durumda da devlet ihtiyaç gördüğünde vatandaşın malına mülküne el koyabilir.

…

Ancak Afet Bölgesi İlanında afet geçtikten sonra devlet verdiği zararı tazmin eder. 

Vatandaş mahkemelere başvurabilir, zararını tazmin ettirebilir. 

Hukuk yolu açıktır.
Afet Bölgesi ilanında, bölgede çalıştırılan personele ek prim verilmesinden, vatandaşın yıkılan, dökülen malzemesini yerine konulmasına kadar çeşitli kayıpları tazmin zorunluluğu vardır.

…

OHAL ilanında ise Devlet vatandaşa verdiği zararı tazmin etmek zorunda değildir. 

İster eder, ister etmez.
Yetkililer, “devlet bütünlüğüne zarar veriyor” gerekçesini göstererek istediği kişileri tutuklar. Gözaltı süreleri uzar. 

…

Cumhurbaşkanlığı, OHAL Kararnameleri ile, istediği konudaki yaptırımı, zorunlu hale getirebilir. Misal, hatırlayacağınız gibi ‘otomobillerin cam filmleri’ gibi amaç dışı alanlarda bile OHAL Kararnamesi çıkarabilir.
Haksızlığa uğrayan vatandaş Anayasa Mahkemesine bile başvursa, sonuç alması yıllar sürer..

…
İktidarın, ‘Afet Bölgesi’ yerine  OHAL’de ısrar etmesinin anlamı ne olabilir?

İki nedeni olabilir:

1- “Vatandaşa her türlü yardımı biz yaptık” diyebilmek için gereken tedbirleri almak,

2- Seçime doğru, her konuda kararname çıkarmanın yolunu hazır tutmak.

…

Muhalefet, OHAL’e gereksiz olduğu için değil, iktidara güvenmediği için karşı çıkıyor?

…

Zaten Cumhurbaşkanlığı yönetim modelinde, onbeş dakikada, istediği gibi kararname çıkarma yetkisine sahip olan iktidarın bu önemli yetkiyi yerli yerinde, amacına uygun kullanacağına inanmıyor.

…

Neden inanmıyor?

E, Perşembenin gelişinden!
…

 

–

 

Haftanın utandıran durumu

“Reyiz “Bir gece ansızın gelebiliriz!” diyordu ama “Bir sabah ansızın Yunan Kurtarma elemanları geldiler.. Ayaklarının tozuyla enkazdan bir çocuk çıkartıp gözyaşlarına boğuldular..

 

—

Atakum Belediyesinde arı gibi gençler

Depremin ikinci günü, yakın akrabalarla organize olup, elimiz yettiğince acil ihtiyaç olarak belirtilen malzemelerden satın alıp Samsun Atakum Belediyesinin Düğün salonunun önüne götürdük.

…

Daha birşey söylememize gerek kalmadan, orada hazır bulunan çoğu üniversite öğrencisi yüzlerce gençten birkaçı getirdiğimiz kolileri kaptığı gibi binanın içindeki ayrıştırma salonuna taşıdı.

…

Onlarca masada, üç yüze yakın genç koordine olmuş, hoparlör sistemi ile yönlendirilerek, harıl harıl  kendilerine verilen görevleri yapıyorlar. 

…

Kimileri malzemeleri ayrıştırıp koliliyor, kolileri isimlendiriyor, kimi zincir oluşturmuş gelen kolileri, kimi büyük tırlara yüklenerek deprem bölgesine gidecek kolileri taşıyor, kimi dışarıda malzeme getirenleri karşılıyor, boş tırlar geliyor, dolu tırlar gidiyor, herkes işin bir ucundan tutmuş arı gibi çalışıyor. 

Üstelik bu yoğun faaliyet depremin ilk gününden beri artarak ve hızlanarak devam ediyor.

…
3 kez malzeme götürdük, üçünde de hiç zorlanmadan birkaç dakikada teslimatımızı yapıp çıktık.

…

Doğru yapılan işler bu büyük acının bir nebze de olsun hafiflemesine neden oluyor.
İnsanımızın, fedakar ve gayretli çabasının, doğru organize edildiğinde ne kadar güçlü ve anlamlı sonuç ürettiğini gösteren Atakum Belediyesini takdir ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

—

Oyak Çimento Hisseleri

Deprem’in büyüklüğü ortaya çıkınca İstanbul Borsasında, BİST100 (En fazla işlem yapılan 100 hisse) içerisinde işlem gören OYAK Çimento hisseleri bir anda uçuşa geçti.

Bir günde yüzde 10 civarında değer kazandı.

…

Sebep?

Borsa ‘trader’ları uyanık ya! Güya hesap yapıyorlar:

Depremde yıkılan binlerce binanın yerine yapılacak binalarda ne kullanılacak? 

Çimento!
Nereden alınacak bu çimento?

Çimento üreticilerinden!
O durumda çimento üreticilerinin karı artacak, dağıtacağı temettü artacak, hisse senedi fiyatları da yükselecek!

…

Peki aynı gerekçeyle: 

Tuğla fiyatları artmayacak mı?

Demir fiyatları artmayacak mı?

Çelik kapı, kapı kolu, kapı kilidi fiyatları artmayacak mı?
Ev dediğin sadece çimentoyla mı oluşuyor? 

Klozetler, evyeler, buzdolapları, çamaşır makineleri, televizyonlar depremden sağ mı çıktı?

…

Buna “Ayı tuzağı” filan diyorlar. O başka!

“İşte kapitalizm böyle birşey, böyle acımasız, şöyle duyarsız” diyenler var.. 

Hepsini bir yana koy!

…

Bu manzara bana; ölmek üzere olan hastayı acil servise yetiştirmeye çalışan ambulansın peşine takılan ‘sürüngen beyinli’ sürücüleri hatırlattı.

…

Fırsatçılığın da bir ayarı var be kardeşim! 

—

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2023/02/buyukFelaket-1.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2023-02-15 00:03:202023-02-15 00:03:20LOMBOZ 10 Şubat 2023
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 3 Şubat 2023 Link to: LOMBOZ 3 Şubat 2023 LOMBOZ 3 Şubat 2023 Link to: LOMBOZ 17 ŞUBAT 2023 Link to: LOMBOZ 17 ŞUBAT 2023 LOMBOZ 17 ŞUBAT 2023
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön