İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Mühim Hatıralarım – 16 Şubat 2020

18 Şubat 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

MÜHİM HATIRALARIM/ 16 Şubat 2020

TAZMİNAT
Bu gün Bay Kemal’e 500 bin liralık yeni bir tazminat davası açtım. Adamın evini arsasını sattırdım hala akıllanmadı. Duydum ki o da bana açmış. Aklınca al-ver yapacak.. Yahu şu memlekette senin açtığın davayı ciddiye alacak bir tane hakim savcı bulabilecek misin de dava açıyorsun?
Da, aklıma bu vesileyle bir şey geldi. Hani bu Bay Kemal, cürmüne, cüssesine bakmadan beni sürekli televizyona boy ölçüşmeye davet ediyor ya!.
Acaba diyorum ben de Bay Kemal’i kick boks müsabakasına davet etsem! Ringde bunu allah yarattı demeden evire çevire..
Valla ne yalan söyleyeyim, zamanla bu düşünce bende takıntı oldu. aklımdan çıkmıyor! Sonunda konuyu bizim baş danışmanlara açtım. İkiye bölündüler.. “yok artık!” diye içten içe karşı çıkanlar oldu.. Yok, teamüllerde böyle bişey yokmuş, şuymuş buymuş…
Yahu teamüllerde yaptığımız ne var ki?
Teamüllerde Kasımpaşa Erok Spor’un forvetinden buralara gelmek var mı? Biz teamül dışıyız!.
Ah kardeşlerim aahh!.. Şu kardeşiniz bu statüko denilen şeyden neler çekti.. Hala da çekiyor.
Yine de biraz bekletmeye aldım bu konuyu.

——

TAVUK VE ÇAMAŞIR SUYU OLAYI
Bu konuda basında çok mugalata yapıldı. Olayın esasını hatıratıma yazayım. Tarihteki yerini doğru biçimde alsın. Sonra bu Emrah Safa gibiler çıkıyor. Şöyleydi, böyle değildi diye kafalarına göre kitaplar yazıp çiziyorlar!
Geçen gün makamda, organik tavuk, sahte tavuk mevzuları açıldı. Bizim İbrahim, “normal tavukları, gezen tavuk gibi görülsün diye boyayıp satıyorlarmış!” diye bir laf etti. Ben de vaktiyle karkas et tüccarlığı yapmış bir kardeşiniz olarak öyle alavere dalavere işlere alışkın değilim. Garib gurebaya klorak mı içiriyorlar?.. Bu benim kafama takıldı..
Bekir’i aradım. Bekir bizim tarım ve bişeyler, bişeyler bakanı.. Bu hadise onun konusu..
“Bekir, nedir bu tavuk çamaşır suyu olayı?” dedim. O da “hemen araştırıyorum!” dedi.
Bir süre sonra beni aradı. Efendim, tavuğu bizzat makamımda çamaşır suyuna bastırıp test ettim. Bir mesele yok!” dedi.
Dedim ya, bu iş benim kafama takıldı. İs çıkmayan yerde duman olmaz.. Bu işi kendi gözlerimle görüp ikna olmaya karar verdim. Ekonomiden anlaması hasebiyle bu malum medyanın “jöleli” diye tabir ettiği bizim Yiğit’i külliyenin çevresideki tavukçulara yönlendirdim. Tebdili kıyafet et, bir kaç tavuk al da gel dedim.
“Tebdile gerek yok Başkanım! Çok değiştim, zaten beni kimse tanımaz artık!” deyip fırladı!. Birazdan ayaklarından kavradığı birkaç tavukla çıktı geldi. Hayvanlar “gıdak gıdak!” ortalığı birbirine katıyorlar tabi. Makama aldık bunları. Birisi kurtulup kaçtı. Makam dediğim yer de futbol sahası gibi.. Yakala yakalayabilirsen. Sonuçta leğene çamaşır suyu doldurttum. Yiğit’le ayaklarından tutup çamaşır suyuna bastırdık iyice.. Ama hayvanlar teslim olmuyor. Çırpın çırpın, sanki boğacağız idraksiz mübarekleri. Sonuçta maksat hasıl oldu. hayvanlarda da bir renk atması filan olmadı. Asıl renk atması bizim Daniel Hechter takım da oldu. Çamaşır suyundan ötürü..
O arada İbrahim geldi. Sanki bu lafları ortaya atan kendisi değilmiş gibi tuhaf tuhaf yaptığımız işleme bakıyor..
Eldiven patlak çıkmış. Ellerim kloraklı! Sinir tepemde!. Kara gözlüklerinin altından tip tip bakışı hoşuma gitmedi. İngilizcesi iyi olmasa kovacağım gidecek!. “Ne var?” diye çıkıştım. Kafasını iki yana salladı.. “Yok bişey!” dedi ve usulca makamı terketti.
Sonuç itibariyle tavukları saldık gitti arka bahçeye ‘İkinci İbrahim efendi’nin gözetimine…

——

BAŞ PARMAĞIM AĞRIDI
Geçtiğimiz hafta her iki elimin başparmağında bir ağrı hasıl oldu. Bizim aile doktorunu çağırttım. Önce bir mana veremedi. Eklem romatizması başlangıcı filan diye geveledi. Niye diğer parmaklarımda yok da sadece her iki baş parmağımda var diye sorunca cevap veremedi. Tıp, tıp da ne? O kadarını ben de biliyorum! Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden fahri doktoram var neticede. Röntgen cihazı getirdiler.. Yok onu çektir, yok külliyenin sağlık kabininde MR çektir.. Bir şey anlaşılamadı. Sonra yine bizim İbrahim çözdü olayı.
Rabia selamına bir süreliğine ara verdim.

—

FATİH PROJESİ
Biz memleketin eğitim hadisesini belli bir merhaleye getirmek için 2011’den itibaren bir tablet projesi yaptık. Öğrencilere bir buçuk milyon tablet dağıttık. Adını da “Fatih Projesi” koyduk. Koymaz olaydık! Hadise bize 3,5 milyar küsür liraya mal oldu. Bir dedikodular, bir iftira kampanyaları.. Efendim tabletleri milli eğitime kim satmış, kim aracı olmuş.. Malı kim götürmüş.. Bir gayya kuyusu kaynatıldı. Hülasa bu tepinmeye proje dayanır mı? Çöktü!  Akıllı tahtaların yüzde sekseni bozulmuş. Bir kısım münevver bozuntusu kara tahtanın ferasetinden bahsetmeye başladı.
Yok çocuklar o tabletleri satmış, yok ısırmış, yemiş.. Şuymuş buymuş!
Dün gece rüyama Fatih Sultan Mehmet girdi. Anladım ki mevzu buraya gelecek!.. Ben usul usul rüyadan çıktım.
Hayır o tarihten buyana on tane milli eğitim bakanı değişmiş..
Hadi onlar olmadı, 35 tane baş danışman var. Gitsin onların rüyalarına girsin ecdad-ı mübareke.

SOSYAL MEDYA
Bu sosyal medya olayını aslında hiç sevmiyorum. Gürül gürül yanan bir güzinenin karşısında ısınmak nerede, kıytırık kalorifer peteğine sırtını dayamak nerede? Bu o bile değil! Bu televizyonda yanan şömine görüntüsünün karşısında beyhude ısınmaya çalışmak gibi bir şey. İki sene önce büyük sözüme tevbe; “Bu milleti Youtube’a, Facebook’a yedirmeyiz! Twitter mivitter hepsinin kökünü kazıyacağız. Türkiye’nin güçü neymiş görecekler” diye bir laf etmiştim.
Sonra bizim çocuklar, “amman, billah! etme, gitme!” diye beni susturdular..
Gençlerin ‘oy’unu kaybedermişiz!” Sustuk tabi..
Sonradan ne olduysa kendim, şahsi beyanatlarımı Twitter’dan vermeye başladım. Bir nevi bu Twitter da beni kandırmış oldu.
Yine de dayanamadım, bu hafta başı, siber olaylara müdahale merkezinin açılışında “Sosyal medya tam bir çöplük, tam bir başıboş mecra haline dönüşmüştür!” deyiverdim.
İnsan damarlarından gelen hakiki özden kopamıyor işte!

—

BAŞ DANIŞMAN
Baş danışman dedim de, geçen gün istirahat odasında, kara gözlüklü, şüpheli bir tip gördüm. Tırsmadım desem yalan!.. Sonuçta burası harim-i ismetimiz!.. “Buyrun!. Neye baktınız?” diye sordum. “Efendim, ben sizin bilmem bilmem ne baş danışmanınızım!” demez mi? Aah kardeşlerim! O kadar çok baş danışmanım var ki, hepsine bir kere bir şey danışsam baki ömrüm yetmez.. (Hadi baki, siyasi ömrüm diyelim..)
Hayır bunlara bir şey danışsam gam yemeyeceğim. Tersine, ha bire bunlar gelip bana sorar.. Efendim, şöyle şöyle bir durum var! Ne yapalım?
Maaşı harcarken “köfte mi yiyeyim, mercimek mi yiyeyim?” diye bana sormuyorsun ama!

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/01/hatira1.jpg 602 601 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-02-18 00:57:452020-02-18 01:06:23Mühim Hatıralarım – 16 Şubat 2020
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Hop Amerika Hop Rusya Hop Amerika Link to: Hop Amerika Hop Rusya Hop Amerika Hop Amerika Hop Rusya Hop Amerika Link to: Lomboz 21 Şubat 2020 Link to: Lomboz 21 Şubat 2020 Lomboz 21 Şubat 2020
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön