İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 21 Haziran Pazar

23 Haziran 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

Lomboz 21 Haziran 2020 PAZAR

 

Sarmal!

Soru 1- Avrupa ülkeleri, birbirlerine turist gönderiyor da bu yaz neden bize turist göndermiyorlar?
Cevap: Çünkü Covid 19 verilerimiz güvenilir bulunmuyor!

Soru 2- Covid 19 verilerimizi neden güvenilir bulunmuyor?
Cevap: Çünkü Tabip Odalarının onca ısrarlarına rağmen sisteme uluslararası standartlarda girilmedi. Şeffaf olarak açıklanmadı.

 

Soru 3- Neden şeffaf olarak açıklanmadı?
Cevap: Çünkü şeffaf açıklanırsa salgının iyi yönetilemediği net görülür ve Avrupa bize turist göndermezdi.

 

Soru 4- Peki Avrupa bize niye turist göndermezdi?

Cevap: Birinci sorunun cevabından devam ediniz..

 

—-

 

Saygı Öztürk Neden Haşlandı?
Anneannem, onu kızdırdığımda anneme, o güzel Üsküp göçmeni şivesiyle,  “Te bu çoçayi bir güzel haşla mari!” derdi.
Haşlanmak, biraz kulağı çekilmek, hafif korkutulmak anlamında bir tabir.
Vur ama öldürme gibisinden!..
…

Saygı Öztürk, gazetecilik camiasında, haberlerini, haber kaynağı ile en titiz teyid eden gazetecilerden biri olarak bilinir.

Yazdığı haberler nedeniyle tek bir kez mahkemelik olduğunu, bırakın mahkemeyi, tek bir kez tekzip edildiğini duymadım.
Dümdüz ve gerçek gazetecilik çizgisinden tek bir kez sapmaya şahit olmadık.

…

Ama düne kadar, bu iktidara ve Tayyip Erdoğan’a, ağıza alınmayacak hakaretleri internette dolaşımdayken, AKP’li olduktan hemen sonra karşıdan attığı toplar sahaya düşmeden, dahi bir savunma ile karşılayıp puan alma mahareti gösteren İçişleri Bakanı;

yaptığı dört başı mamur bir nepotizm haberi nedeniyle Saygı Öztürk’ü bir anda “namussuz” ilan etti. Hatta ona destek verecek olanları da peşinen aynı itham ile yaftaladı.

…

Size soruyorum!

Bu orantısız hiddet ve celalin tek sebebi, ortalıkta binlercesi dolaşan ve artık neredeyse  galat-ı meşru haline gelen bir garip nepotizm, yani yakın kayırmacılık haberi olabilir mi?

Tabi ki olamaz!

…
Bu sert çıkışın nedenini anlayabilmek için hafızalarınızda biraz geriye doğru bir tarama yapmanız gerekir. 

Önce, 2019’ sonunda Saygı Öztürk’ün yazdığı ‘Menzil-Bir Tarikatın İki Yüzü’ isimli kitabına; 

ardından, Emniyet’te bu tarikatın yerleştiği yolundaki suçlamalara; 

ardından, Soylu’nun bir tane bulun, istifa ederim!” restine; 

ardından: Mahkeme evrakı ile tehditçi ve Menzilci bir baş komiserin varlığının kanıtlanmasına;

ardından: Soylunun, “Ben Menzilci yoktur demedim, Menzilcilerin atadığı biri yoktur dedim!” şeklinde, dürüm döner tadındaki açıklamasına kadar gitmek lazım.

…

Soyluyu, birinci istifa kıyametinin kıyısına getiren olay, sessiz sedasız Menzil Kitabını yazması engellenememiş olan Saygı Öztürk’ten başkası değildi.
O halde ilk fırsatta iyice bir haşlanmalıydı!
İskender Doğan’ın “Kan ve Gül” şarkısından bir kuple ile bitireyim:

“Bilmem, anlatabiliyor muyum?”

—

 

Günün Yorumu
Yılmaz Özdil, 5.boyut Programı, Tele1: 

Milli Güreşçi Hamza yerlikaya’nın Vakıf Bank Yönetim Kuruluna atanmasını yorumlarken: “Bunların NASA’ları olsa, ilçe başkanlarını astronot yaparlardı!”

 

—

 

ÖNCE EV AL!

Vatandaş “yemeye ekmeğim yok diyor!” 

Bunlar illa da ev al diyor. 

Ev al da, ev al diye tutturuyor!..  

Vatandaş açım, aç! diye feryat ediyor, 

Bunlar; “Sen önce bir ev al da sonrasına bakarız!” diyor..

…

Neden bu izan sıkışması?

Neden bu her önlem paketi açıklandığında listenin en başında gelen konut kredisi ısrarı?

Çünkü çok farkında değiliz ama hep birlikte bir müteahhit yazıhanesindeyiz.

Buradan çıkıp bir markete en azından bir bakkala, fırına filan gitmemiz lazım!

Halbuki biz girmişiz müteahhitin ofisine, “açız!” diye feryat edip duruyoruz!

Müteahhit ne yapsın?

Elinde ev var!

Ha bire tezgaha onu koyup duruyor. 

Ev al da ev al!

…
Bizim acilen bu müteahhit ofisinden dışarı çıkmamız lazım!

Burada başka bir şey yok! Ev var! yol var, köprü var, bina var..

Ama ekmek yok! Süt yok!

Olsa, dükkan senin!

 

—

 

KAÇAN KAÇANA

Özellikle Ak Parti döneminde köşeleri dönen yerli milli zenginlerimiz arasında, yurt dışında mülk alma modası gitgide daha hızlı yayılmaya başlamış.
Son onbeş yılda 150 milyar dolarlık ihale ile dünyanın sayılı zenginleri arasına giren ağalar arasında Londra’da sokak alanlar bile varmış. Sanki bir kesimimiz AB’ye girdi gibi bir şey.

Ufaktan bir tüyme hazırlığı mı yapılıyor anlamış değilim!

 

Fetö’cülerin önemli isimlerinin yurt dışına kaçmasından sonra ne demişti Reiz?
“Bunların akıllıları kaçtı kaçtıı!”

Süreç böyle giderse, kim söyler bilmem ama bir süre sonra şöyle bir cümleyi duymaya da hazır olun!:
“Bunların paralıları kaçtı kaçtıı!”

 

—-

FUTBOLUN KİTAPLIK HALİ

Being Spor bastırdı. Futbol olayı, ağır sorunlarıyla da olsa başladı.
Öyle ya futbolcu dediğin genç! 

Genç adama korona ne yapar?
“Uzun paslarla oynayın kardeşim! Kaleyi görünce basın şutu!”
Mantık bu!

Koskoca İddia’yı satın alan tüpçü amcalar taş mı yesin?
Bu işe milyarlar yatıran Katarlı hacı emmiler batsın mı?
…
Futbol, eski saf futbol değil ki!..
hayalarına topu yeyince, çıkarıp tirübüne doğru çişini yapan futbolcu-seyirci samimiyeti mi kaldı?

Ben futbol deyince, Samsun, Kumluk’u hatırlarım.. Kumlukta yetişen Ademleri, Celilleri Tanju’ları, Kadıköylü Dobi Hasan’ları..
“Mahallenin En Güzel Abileri” kitabını yazan hem Samsun Çitlik’ten Hem Hürriyet gazetesinden eski komşum Hakan Dilek çok daha iyi bilir.. 

Kendisi de, şimdi Fuar’ın içinde otopark olan eski Kumluk gizli efsanelerinden biriydi zira!

 

Samsunspor ve Trabzonspor’un hatta bir dönem Milli Takımın da yıldızı olan Dobi Hasan’ın lakabı neden ‘Dobi’ bilir misiniz?
Çünkü Karadenizlilerin çoğu gibi Top’a ‘dop” derdi de ondan!
“Ula at dobi daa! At dobi!”
Hiç unutmuyorum. Yabancı furyası herhalde başlangıç dönemleri. Trabzonspor’a bir Alman futbolcu gelmiş. Bir süredir oynuyor da… 

Televizyoncu, onunla ayaküstü röportaj yapıyor:
“Hiç Türkçe öğrendiniz mi?

Cevap: “Az bi konuşuk konuşuyruk!”
Birazdan uzak çekimlerde Alman’ın da sesi ekrana yansıyor! “Ula at dobi!. At Dobi!”
Sanırım sonradan hem Türk hem de müslüman olan ve evlenip Türkiye’de kalan Detlef Müller isimli futbolcu. 


Futbol sistem olarak gelişti ama, o eski saf, toprak sahada, mangal yürekle oynanan, naif, yer yer komik, maceralı ruhunu da kaybetti. 

Bu koronalı dönem de üzerine tüy dikti!

Hakan gibi yazanlar, belki de bu yüzden bıraktı yazmayı mazmayı!

—

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/06/hirsizvar.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-06-23 21:25:502020-06-23 21:39:22LOMBOZ 21 Haziran Pazar
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Kasım 2026
    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Lomboz 19 Haziran Cuma 2020 Link to: Lomboz 19 Haziran Cuma 2020 Lomboz 19 Haziran Cuma 2020 Link to: Lomboz 25 Haziran Cuma 2020 Link to: Lomboz 25 Haziran Cuma 2020 Lomboz 25 Haziran Cuma 2020
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön