İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 12 TEMMUZ PAZAR 2020

13 Temmuz 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

Korona Paranoya-8

 

Nasıl oldu anlamadım!.

Ortalık bir anda gevşedi!..
sokağa çıkma yasakları vesaire birden bire kalktı. 

Her yer açıldı. 

Bir iki hafta kadar bir süre, ortalığı balkondan seyrettim.
Sadece ortalığı değil televizyon kanallarını da taradım.
Akşamları, haberlerde yer alan minik bir turkuaz renkli tablo dışında konu ile ilgili tek kelime eden program yok!
Her akşam, UFO haberi izler gibi açıklamasına kilitlendiğimiz koskoca Fahrettin Koca, revaçtan düştü. Kel Sülö’dan farkı kalmadı!
(Kel Sülo derken Rahmetli Baba’dan söz ediyorum. Anladınız siz onu!”
Reiz, telekonferanslarla katıldığı ve “şu ülkeye maske yardımı yaptık!, bu kadar ventilasyon cihazı üretiyoruz, Aha da pisti kırdık hastane yaptık!” yollu açıklamalarına yenilerini eklemez oldu.

…

Ben de; evet tırsağım, pasif agresifim ama o kadar da değil!

Benim dışımda herkes normal hayatına döndü diye düşünmeye başladım.

Sonra dışarı çıkmaya karar verdim.

“Köyün enayisi bir ben miyim?” dedim.

…

Çıktım gördüm ki, ortalıkta, koronayı hafızamızda tutmamızı sağlayan bir aksesuar olarak sadece maske kalmış!

Ama onu da takan yok!..
“Takan yok”taki kastım, “ipleyen yok!” manasında..

Yoksa allah için herkes takıyor.  

Ama kimi boynuna takıyor, kimi tek kulağına takıp küpe gibi sallandırıyor, kimi gözlük gibi alnına takıyor.. Hele araçlarda, siperliğe takıp pencereden uçuran mı ararsın, sinyal koluna takan mı ararsın, arabasının dikiz aynasına takan mı ararsın..
Yani virüsün nereye bulaşma riski yoksa maskeyi oraya takmış vatandaşımız.

İki kulak ipini bileğinden geçirip koluna bilezik gibi takanını bile gördü bu gözler.

Maske bileğinde öyle dolaşıyor.

Belki de benimkisi ‘algıda seçicilik’ ama maskeyi benden başka yüzüne takan yok! 

…
Parkta yanıbaşıma oturdu adam.
Bir iki kıç mesafesi kadar açığına doğru kaydım. Sonra yine de dayanamadım sordum: 

“Pardon arkadaş! Niye bileğine takıyorsun maskeyi?”
Pişkin pişkin: “Gittiğim yerde unutuyorum böyle yapmazsam!” diye cevap verdi.
“E, yüzüne takmadıktan sonra unut gitsin!” dedim.
“Cezayı sen mi ödeyeceksin?” diye babalandı.
Telefonuma bakıyormuş gibi yapıp kestim muhabbeti..

…

“Bu işte bir tuhaflık var!” dedi karım..

“Üç ay önce sadece yüz kononalı hasta varken üstelik de henüz kimse hayatını kaybetmemişken, neredeyse pencereden dışarı bakmaya bile korkuyorduk. Fırından ekmek almayı kestik.
Koştura koştura dünya para bayılıp ekmek yapma makinesi aldık.
Üç ayda resmi rakamlara göre 5 bin kişi hayatını kaybetti, şimdi her gün yirmi insan törensiz toprağa veriliyor ama biz çayda çıra yakıyoruz!..
Ekmek yapma makinesini çoktan emekli ettik. Dışarıdan aldığımız ekmeği yemeden önce fırına atıp neredeyse kabuğunu kömür haline getirene kadar kavuruyorduk. Şimdi ekmeğin poşette olması yetiyor.
Fırıncının, ekmeği koyduğu poşeti üfleyerek açarken “Hicyene çok önem veriyik!” dediği videoyu unuttuk gitti!

“Haklısın! ama bu memlekette koskoca bilim kurulu var. Elleme işlerini yapsınlar!” diye cevap verdim.

…
Alışveriş merkezleri, kıyafet mağazaları cıvık cıvık terli insan dolu. Üst üste kıyafet deniyorlar, birinin çıkardığını öteki giyiyor ama klimalar yasak! Klimalar virüsü evire çevire bulaştırıyormuş. Mağaza sahibinin canına minnet. En önemli gider kalemlerinden biri sıfırlanıyor.

Markette, metrekare başına müşteri olayı unutuldu. Marketler Sana Yağı paketi kadar insan dolu..

Pazarda zinhar ürünleri elletmeyen pazarcı kalmadı.. “Seç al!” diye bağırıyor esnaf. 

Otobüsler yanak yanağa insanla fuldoper! Yolcular bitişik nisam ama allahı var hepsi maskeli!

Dolmuşlar rekor denemelerine tekrar başladı. Sosyal mesafesiz 14 kişilik kapasitesi olan minibüsten sosyal mesafeli 42 kişi çıktı! Şöför diyor ki:
“Sosyal medya abartıyor.  Bunlar fakir mahallenin insanları. Zaten hepsi çok zayıf!” 

…

Akşam üstü eve dönerken, sitenin önünde, 68 kuşağı bıçkınlarından Mustafa abi ile karşılaştım.
Baktım maskeyi sakal gibi çenesine takmış..
“Mustafa abi! neden şu maskeni doğru dürüst takmıyorsun?” diye yarı uyarı, takıldım.

“Bu devletin dağıttığı telsiz maskeler kulağımın arkasını kesiyor” dedi.
“Kesmiyordur, kesmiyordur! O kadar abartma!” diye cevap verdim. 

Artık ne anladıysa pis pis sırıttı!

“Seni gidi pis karikatürcü seni!” dedi giderken!

—-

 

Taştan Adam

Ayasofya’nın 24 Temmuz’da ibadete açılması kararı üzerine AKP’li bir ilçe yöneticisi, “Taştan adam eriyor!” diye bir tweet paylaştı ve tepki üzerine hemen tweeti silip hesabını korumaya aldı.

Neden Tweeti silip hesabı kapattı? Söyleyelim.. 

Anladı ki, ‘taş’ ancak yanardağ ateşi gibi yüksek kızgınlıktaki ateşte erir.

Erirse de eriyiği lav olur! 

Lav olur akarsa da mazallah kimi, nasıl yakacağı belli olmaz!..

Bu ülkede o taştan adama minnet ve şükran duyan en az 80 Milyon var!..

—

 

Van’da ölen 100 insan!
İnsan kaçakçısı iseniz ve yeterince aptal ve çaresiz değilseniz bilirsiniz ki bu fiil ağır ceza gerektiren bir insanlık suçudur. 

TCK Madde-80; Bu suçu işleyenlere 12 yıla kadar hapis cezası verileceğini belirtiliyor.
Bir kaçakçı olarak kaçırdığınız insanların akibeti bundan müstesnadır.
Özgürlüğe de uçabilirler ölüme de. 

Akibetleri, sizin işlediğiniz suçun mahiyetini değiştirmez.
Tıpkı Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sında, Roman’ın kahramanı Raskolnikov’un öldürdüğü yaşlı kadının tefeci olmasının, onun cinayet suçu işlemesi gerçeğini değiştiremediği gibi.

Peki Van’da 100 insanın boğularak ölmesi ile sonuçlanan insan kaçakçılığını yapan tekne kimin teknesi? 

Bu suçu kim işledi?
Bir insan kaçakçılığı olayının soruşturmasına, ‘gizlilik kararı’ konulmasının sebebi ne olabilir?
Gizlilik, teknenin Ak Parti Gevaş İlçe Başkanı Tahsin Değirmencioğlu’na ait olması ve kaçakları taşıyanın ve tekneden tek kurtulan kişinin onun yeğeni olması olabilir mi?
Yok canım!.. İnanmıyorum!..

 

—-

 

Abes

Baro seçimlerini bir yasayla bu kadar adaletsiz hale getirenlerin, erken ya da 2023’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için neler yapmaya muktedir olduklarını hayal edebiliyor musunuz?
Bu durumda muhalefet ittifakının, İstanbul’da, Haziran 2019 Belediye seçimlerinde uygulanan takip modelininin, hızla ve bir yıl sonra seçim yapılacakmış gibi tüm ülke sathında hazır edilmesinden daha acil ve öncelikli bir işi olduğunu düşünmek aşırı lükstür..


 

 


Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/07/iktidar_milletvekili.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-07-13 03:14:192020-07-13 03:14:19LOMBOZ 12 TEMMUZ PAZAR 2020
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 10 TEMMUZ Cuma 2020 Link to: LOMBOZ 10 TEMMUZ Cuma 2020 LOMBOZ 10 TEMMUZ Cuma 2020 Link to: Baro Karikatürleri – Gazete Pencere – Oldu da bitti maşallah! Link to: Baro Karikatürleri – Gazete Pencere – Oldu da bitti maşallah! Baro Karikatürleri – Gazete Pencere – Oldu da bitti maşallah!
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön