İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Lomboz 6 Aralık 2020 Pazar

6 Aralık 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

Her gün başka bir müjde!

Bir iki internet sitesinde rastladım.
Şaka filandır dedim. İnanmadım!

Sonra internetten araştırdım. 

Anadolu Ajansı’nın haberleri arasında görünce galiba gerçek dedim.

Bazı saygıdeğer gazetelerin de kullandığını görünce şüpheci ruhum teskin oldu.
Espri olmadığına ikna oldum.

…

Haber şu:
Erdoğan Birleşmiş Milletler Kovit-19 zirvesine video konferansla dünyaya sesleniyor ve diyor ki: “Salgın nedeniyle ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalan bazı az gelişmiş ülkelere bütçe desteği vermeye çalışıyoruz!”

…

Neymiş?
Az gelişmiş ülkelere, bütçe desteği, yani para!..
Bu güzel haberi ben de buradan, gelişmiş ülkemin şu anda kapalı olan yüzbinlerce okul servisi, restoran, berber, kahvehane esnafı; tiyatro, sinema, dizi sanatçısı kardeşime duyuruyorum.
…
Yapmanız gereken tek şey biraz sabırla beklemek.
Az gelişmiş ülkeler biter bitmez sıra size gelecek.
—

 

Covid-19 sağlaması

Kişi başına düşen ‘yoğun bakım yatak sayısı’ sağlıkta bir gelişmişlik göstergesi sayılabilir mi?
Ne yazık ki sayılmaz!

Çünkü yoğun bakım yatak sayısı, ekonominin temel kuralına uygun olarak arz-talep matematiğinden, yani ihtiyaçtan yükselir.
Yoğun bakıma çok ihtiyacınız var ise çok yatağınız olur.
Bunun diğer anlamı; önleyici sağlık sisteminiz gelişkin değil ise ‘yoğun bakım yatağına da çok ihtiyacınız olur.

…
Asıl gelişmişlik göstergesi ‘koruyucu sağlık sistemi’nin etkinliğidir.
Bu yüzdendir ki, Sağlık Bakanı’nın böbürlenerek açıkladığı; ülkemizin “100 binde 40” ile, nüfusuna oranla dünyanın en fazla yoğun bakım yatağına sahip olan bir ülke olması aslında o kadar övünülesi bir şey değil. 
Bu oranın Japonya’da 7,3, İngiltere’de ise 6,6 olması, sağlık hizmetinin onlarda bizden daha kötü olduğu anlamına gelmiyor!

Amerika’da 34 olması da orada sağlık sisteminin Japonya’dan daha iyi olduğu anlamına gelmiyor.

…

Neyse ki eğrisi doğrusuna denk geldi ve Covid-19 sürecinde bu fazlalık işe yaradı.
Nispeten daha fazla hastaya yoğun bakım imkanı verebilir olduk.

…

Yoğun Bakım Profesörü Yalım Dikmen, geçtiğimiz günlerde “Yoğun bakıma giren Covid-19 hastalarının yarısının hayatını kaybettiğini söylemişti.

Şimdi gelin bu iki veriden yola çıkarak bir hesap yapalım.
Şu anda bütün illerde yoğun bakımların Covid-19 hastaları ile dolu olduğunu, yer bulunamadığını, devlet ya da özel hastanelerin, ana yapılarına ek olarak, bahçelerinde sahra hastaneleri kurarak mücadele etmeye çalıştığını yaşayarak biliyoruz.
Bu ilavelere rağmen, Bakan’ın açıkladığı 100 binde 40 oranına göre hesaplarsak, toplam 33.200 yoğun bakım yatağımız var!
Yoğun bakım Profesörünün ifadesine göre yoğun bakıma girenlerin yarısını kaybediyor isek, kaybımız, bir sağaltım periyodunda 16.600 kişi.
Ortalama yoğun bakımda kalış süresini hastalığın ikame süresi 14 gün olarak alırsak günlük vefat sayısını 16.600/14=1185 kişi olarak buluruz.

…

Dikkatinizi çekerim!
Vefat eden sayısının Bakan’ın açıkladığından en az beş kat yüksek olmasından kimse hoşlanmıyor. Ama bunu doğru bilmek, önlemlerin doğru belirlenebilmesi için çok önemli..

Sayılar, Bakan’ın hergün açıkladığı gibi 185’lerde değil, CeHaPe’li belediyelerin, mezarlıkları sayarak açıkladığı gibi 1185’lerde maalesef..
…

Bu verilerle, LGS sınavında ortalama puan alan herhangi bir lise adayı öğrencinin yapabileceği bu hesap doğru değil ise; 

ya 100 binde 40 doğru değil, 

ya da yoğun bakıma girenlerin yarısının kaybedildiği.

…
Hoca’ya mı güvenirsiniz, Bakan’a mı güvenirsiniz? 

Artık buna siz karar verin!

—

 

HABERLERDEN ÖZETLER

 

Sahibinin kredi borcundan haczedilen “mucize inek” konuştu

Erfelek’in Yukarı Meşeler köyünde köylü M.S’nın, kredi borçları nedeniyle haciz memurları tarafından haczedilen ve  kamyona konulup götürülürken dile gelen mucize ineğin ilk cümleleri: “Lan arkadaş, iyi ki bizim üretim bandında kredi-mıredi işleri yok. İthal ya da yerli, otu samanı yiyip, sütü veriyoruz olayımız bitiyor. Yoksa bu sistem ineği memesinden ayırır!” demişti.

…

Bu konuşmanın basına yansıması üzerine, gözaltına alınarak haciz hali, vicahi tutukluluğa çevrilen mucize inek ağız değiştirdi. Yerel ve uluslararası basının aşırı ilgisi üzerine: “Olay beni bağlamaz. Ben önüme konulan yemi yerim, sütümü veririm.. Gerisinden anlamam. CeHaPe işine baksın!” şeklinde konuştu.

 

—

-Erdoğan’dan Avrupa’ yumuşak mesaj
Avrupa ile yeni bir yakınlaşma sürecine giren Erdoğan, Beşiktaş Yıldız Sarayı’ndaki çalışma ofisini Edirne, Lalapaşa’ya taşıyacağını açıkladı.
Video konferans ile yaptığı basın toplantısında dostluk ve kardeşliğe vurgu yapan Erdoğan: “Naci Görür Hoca’mızın da belirttiğine göre, Anadolu plakası, doğu yanal atımlı fay hareketleri ile her yıl Avrupa’ya iki santim yaklaşıyormuş ama biz onu, o kadar bekleyemeyiz.” dedi.

 

—

 

Karadeniz’de 5 metrelik vahşi köpekbalığı yakalandı
Karadeniz açıklarında balıkçıların ağlarına takılan ve Balık halinde kuyruğundan canlı canlı vince asılarak sergilenen vahşi ve yırtıcı balık, izleyenlerin ilgisini çekti.
Vincin arkasından yerlerde süründürüldüğü halde bir türlü ölmek bilmeyen büyük camgöz cinsi canavar balığın kafasına sopa ile vurarak öldürmeye çalışan Mahalle sakinlerinden Duran Şenlik, “yav ne asi, ne canavar bir hayvan! Ne sopa işler, ne taş işler! Üstelik karnında yavrusu var!” dedi.
Vahşi balık, satışa sunulmak üzere balıkçılar tarafından ancak benzinli el hızarı ve balta yardımı ile parçalanabildi!
Balıkçılardan Necip Şahbender, “Çok yordu bizi.. Pek para da etmiyor. Maduruz!”  dedi..
—

 

İşsizlik nedeniyle kendini dereye atan adam çamura saplandı
İşsizlik ve geçim sıkıntısı nedeniyle kendisini köprüden Hoşmasat Deresi’ne atan Mahsun Dermeyanoğlu isimli şahıs, beline kadar saplandığı çamurdan, sabaha kadar kurtarılmayı bekledi.
Muhabirimizin hastane acil servisinde görüştüğü Dermeyanoğlu, “Heslerle suyunu almışlar, derenin debisi düşmüş. Pislikten dibi çamur bağlamış. Biz halisane intihar niyetimizle dereye güvenip atlayınca dart oku gibi yarı belimize kadar saplanıp kaldık!”

Dermeyanoğlu Sabaha kadar telefonuna bakmayan İlçe itfaiyesinden de şikayetçi olacağını belirtti. 

 

 

—


Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/12/disari_cikmak.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-12-06 21:54:032020-12-06 22:05:25Lomboz 6 Aralık 2020 Pazar
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Lomboz 4 Aralık 2020 Cuma Link to: Lomboz 4 Aralık 2020 Cuma Lomboz 4 Aralık 2020 Cuma Link to: Lomboz 11 Aralık 2020 Cuma Link to: Lomboz 11 Aralık 2020 Cuma Lomboz 11 Aralık 2020 Cuma
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön