İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Basında yer almayan açıdan bir Nobel hikayesi

19 Aralık 2015/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

Tarih 9.12.2015..

Yer Stockholm Büyükelçiliği rezidansı. Ertesi gün aynı şehirde Nobel Ödülü töreni yapılacak. Kimya dalında Nobel alan Profesör Aziz Sancar için Büyükelçilik’te bir kutlama düzenleniyor. Büyükelçi bir konuşma yapıyor ve Aziz Sancar’a Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir hediyesini sunuyor. Ardından açık büfe yemeğe geçiliyor.

Buradan sonrasını aynı törende bulunan Ertuğrul Özkök’ten dinleyelim: (Hürriyet: 10.12.2015)

“Büyük Elçi Kaya Türkmen Hoca’nın kulağına eğiliyor. “Lütfen üst kattaki odaya geçebilir miyiz, sizinle konuşmak istediğim bir konu var!”

Yanlarında Türkiye’den Tören için gelmiş üç bilim kurulu üyesi ile üst kata çıkıyorlar. Büyükelçi odada Sancar’a “sayın Cumhurbaşkanımızın size özel bir mesajı var. Mümkünse sizi Türkiye’ye davet ediyor.”

Sancar, Mayıs ayında bir tören için Türkiye’ye geleceğini ve o sırada kendisiyle görüşmekten memnun olacağını söylüyor. Ancak Büyükelçi, “Buradan direkt Ankara’ya geçemez misiniz” deyince Sancar “Olabilir” diyor.

Hemen oradan Ankara aranıyor ve randevu sağlanıyor..”

 

Ertuğrul Özkök, bu detayı anlatırken  “Büyükelçilik’teki törende, Cumhurbaşkanı ile görüşme randevusu da alındı..” deyip geçebilirdi. Ama geçmiyor.

‘Kulağına eğilme’, ‘Üst kat’ ve ‘oda’ ayrıntılarını da özenle veriyor ve çekiliyor. Ağzı sütten yanmış bir gazeteci olarak bu kadar yapabiliyor. Eyvallah!..

 

Şimdi bu detaya biraz geri çekilip bakılınca ortalık yerde apaçık bir korku ve acziyet görülüyor.

 

Çünkü Sancar’ın Cumhurbaşkanının davetini reddetme riski var.

Bu nedenle bu davet, yemekte herkesin içinde, herkesin şahitliğinde yapılamaz.

Teklif kapalı kapılar ardında yapılmalı. Ancak gerekirse ikna edilmesi için üç bilim kurulu üyesi yedekte olmalı.

Öyle ya; koskoca Cumhurbaşkanının davetine aralarında basın mensuplarının da bulunduğu bir topluluğun önünde “Hayır!” denilmesinin yaratacağı rezalet durum var.

Böyle bir risk var:

Çünkü; Sancar, ödül alacağı açıklandıktan sonra her cenahtan etrafı kuşatılmasına karşın, açık ve net bir şekilde Atatürk hayranlığı, Cumhuriyet ve kimlik konusundaki tercihini beyan ediyor. Gericiliğe ve ırkçılığa prim vermediğini anlaşılır cümleler kurarak belli ediyor. Yakasındaki rozetinden kız çocuklarının eğitimine yönelik söylemlerine kadar net, tutarlı, gerçek bir bilim adamı profili çiziyor.  

Çünkü; Sancar YÖK’e bağlı üniversitelerden birinde, işinden edilme, hatta hapse atılma riskiyle çalışan el altındaki bir öğretim elemanı değil.

Sünkü  Sancar, Tez havuzlarından, yürütme tezlerle, çalıntı sorularla profesör olmuş itaatkar bir ulema değil.

Oysa; evindeki kütüphanede, Ara Güler’e, elinde ters tuttuğu kitaplarla poz veren Cumhurbaşkanı’nın bu bilim adamıyla görüşmeye iç ve dış prestiji için ihtiyacı var. Aslında ihtiyaç ‘birlikte resim vermek’ havasından kaynaklanmıyor.

İhtiyaç, “şer cephelerinin” muhtemel; “Hoca görüşmedi!, Hoca iplemedi!”  kozunu elimine etme aciliyetinden kaynaklanıyor.

Gelelim sonrasına:

Sancar, daveti kabul ediyor ama Kimya gibi analitik bir dalda Nobel almış koskoca profesör. Niyeti ve amacı sezinliyor. Törenden sonra Salı günü Türkiye’ye geliyor. İlk iş olarak son dönemde Cumhuriyet rövanşı, anti-emperyalist duruşu ve NATO’ya olan itaatkarlığının azalması nedeniyle tarumar edilen Ordu’nun fiili Başkomutanı’na, Genel Kurmay Başkanına çıkıyor. Nobel Ödülünü Başkomutan’a teslim ediyor ve diyor ki: 19 Mayıs’ta bu ödülü birlikte Anıtkabire götürmek ve Atatürk’e sunmak istiyorum. Bunu lütfen siz saklayın..

Dikkat edin! Ödülü kime emanet ediyor?

Fiili Başkomutan’a!

Kalıcı olana!

Sonra doğru Anıtkabire gidiyor, Atatürk’ün mazolesine kırmızı karanfil koyuyor. Saygı duruşunda bulunuyor. Dua ediyor.

Sonra Cumhurbaşkanı ile randevusuna gidiyor..

Davete icabet ediyor.

Bu detaylar basında bu pencereden pek yer almadı.

Ama ol hikaye bu..

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/12/nobel_Aziz_Sancar1.jpg 416 500 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2015-12-19 16:15:232015-12-19 16:20:45Basında yer almayan açıdan bir Nobel hikayesi
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Işid Link to: Işid Işid Link to: Mustafa Mutlu – AKP’NİN ÇARŞAFLI KIZLARA ATTIĞI KAZIK! Link to: Mustafa Mutlu – AKP’NİN ÇARŞAFLI KIZLARA ATTIĞI KAZIK! Mustafa Mutlu – AKP’NİN ÇARŞAFLI KIZLARA ATTIĞI KAZIK!
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön