İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu

Lomboz 10 OCAK 2021 Pazar

4 Ocak 2021/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

Lomboz 10 OCAK 2021 Pazar

Ten teması

Yaz tatillerinin sonunda, güle oynaya, heyecanla okullarına dönen çocukların özledikleri, okuldan ziyade arkadaşları olurdu.

Yazları ne kadar eğlenceli geçerse geçsin, “Okulunu özledin mi?” yollu sorulara “Evet!” yanıtı veren çocuklar, aslında o ‘evet’i özledikleri arkadaşları için verirlerdi.

…

Nereden mi biliyorum?

Kendimden!..

Ben öyleydim…

Dersler ya da sınıf değildi özlediğim..

…

Işıklarda uyusun; Artık annemiz gibi olmuş, Muazzez  öğretmenimi de özlerdim.

Ama daha çok bizimle aynı mahalleden olmayan arkadaşlarımı, yaz boyu göremediğim uzaklardan gelen, aynı sınıfta buluştuğumuz, yıl boyunca alt alta, üst üste oynayıp eğlendiğimiz arkadaşlarımı özlerdim!

Yoksa, kitaplar çantamda!

Dersi neden özleyeyim ki?

…

Şimdi, o duvardan bu duvara, çılgınca bisiklet sürerek, depresif ruhlarını site bahçelerine boşaltmaya çalışan çocuklarla konuşuyorum..

Onlara soruyorum:

“Daha çok okulunuzu mu, sınıfınızı mı, öğretmeninizi mi, arkadaşlarınızı mı  özlediniz?

…

Ne cevap veriyorlar biliyor musunuz?

“Hepsini ama en çok arkadaşlarımızı?”

Oysa, öğretmenlerini ve arkadaşlarını, ellerindeki cihazlarla, sabah akşam, canlı canlı görebiliyorlar!..

Soruyorum:

İyi de, arkadaşlarınızı telefonlarınızdan görüntülü aramıyor musunuz?

“Arıyoruz. Ama öyle olmuyor!”

…

İnsan, neyi yitirdiyse onu arıyor!..

Çocuklar da yitirdikleri “ten temasını” arıyorlar!

…

Uzaktan eğitim, teknoloji, robot, sanal zeka, sanal gerçeklik, hologram, sterooskopik görüntü, inovasyon, 3D falan filan… Tamam da;

İnsanın, milyon yıllık “dokunma” ihtiyacını karşılamıyor hiç birisi…

Farkında olmadan pandemi bize “birbirimize dokunma” ihtiyacımızın ne kadar gerçek bir ihtiyaç olduğunu öğretti.

Dokunmayı kaybedersek, yavaş yavaş insanlığımızı da kaybedeceğimizi öğretti!..

…

“O her görüştüğünde tokalaşmak, öpüşmek de neymiş abi.. Bundan sonra böyle!..”

Mi acaba?

…

Bu, evrimimizle milyonlarca yılda genlerimize işlenmiş;

“sana güveniyorum!” anlamına gelen tokalaşma;

“Seni kardeşim gibi seviyorum!” anlamına gelen yanağa bir öpücük nakşetme;

“Sana aşığım!” anlamına gelen dudağa bir öpücük kondurma, öyle kolay biter mi sanıyorsunuz?

Bitmeyecek…

On pandemi de geçirse, yüz pandemi de geçirse yüz birincide yine birbirine dokunacak insan.

…

Maymunun, sevdiği maymunun bitini ayıklamasından beri gelen bir genetik ritüel bu!

“Ten teması”

Kolay Bitmez!

—

Boğaziçililer terörist mi?

“Bir kısım elit bunlar!” denilen ama nasıl elitse, kendilerini yakalamak için rezidanslar değil de gecekondular basılan Boğaziçi Üniversiteli gençler konusunda kimlik karmaşası sürüyor!

Bu gençleri Erdoğan: “terörist!” olarak nitelerken, taze rektör Bulu: “Bizim çocuklar” olarak tanımlıyor.
Arası yok!.. 

Aslında arada uçurum var!..
Terörist mi, sizin çocuklar mı?
Konuya en sanatsal teşhisi her zaman olduğu gibi Bahçeli koyar ve konu kapanır diyoruz ve Bahçeli’nin ne dediğine bakıyoruz..

Bahçeli, “Menhus emeller” temalı açıklama metnini çekmeceden çıkartıyor: “Türkiye’yi çok tehlikeli bir tartışma ve kamplaşma girdabına sürüklemek maksadıyla el ovuşturan, hava koklayan, fırsat kollayan menhus emeller ve karanlık çevreler son günlerde tahrik kampanyalarına hız vermişlerdir. Ülkemizin sinir uçlarını tahriş ve tahrip etmek niyetiyle müsait ortam yoklayan mihrakların iç barış ve toplumsal huzurumuzu kirli bir senaryo çerçevesinde bozma teşebbüsleri ne gözlerden ne de dikkatlerden kaçmıştır. Kaos failleriyle kargaşa figüranları son kozlarını oynamak için tekrar nifak sahnesine çıkmışlardır.” şeklindeki ezber ettiğimiz 3 numaralı açıklamasını okuyarak konuyu bağlıyor.

Biz de bu yaşlarına kadar dersten burnunu kaldıramadan sınava girip 550 puan alarak Boğaziçi’ne vasıl olmuş yirmi-yirmi bir yaşlarındaki gençlerin hangi ara “kaos faili, kargaşa figüranı” olmayı becerdiklerine, ne zaman nifak sahnesi oyuncusu olmayı başardıklarına şaşarak, kımıldamadan duruyoruz.. 

—

İlker Başbuğ ne dedi?

İlker Başbuğ iktidar cenahındaki herkesi kızdıracak ne dedi ki?
“Menderes, ekonomi kötüyken erken seçime gitseydi darbe olmazdı!” dedi.
Bu bir tespit.
Doğru ya da yanlış dersiniz. Katılırsınız ya da katılmazsınız olur biter!
Genel kurmay başkanı iken, tüm askeri karargahlara komuta ediyor iken, güç elinde iken,  darbeye meyyal olsa yapabilecek güçte iken yapmamış bir asker, şimdi emekli olduktan sonra mı darbe yapacak?
Bırakın allahaşkına!
Bu öncelikle bir yapay gündem oluşturma çabası.. Tamam!
Bence bu empatiyi yaptıran asıl sihirli imge cümle içerisinde “ekonomi kötüyken!” tanımının geçmesi..
A canlarım! Siz bu tanıma neden empati yapıyorsunuz.. 

Sizin ekonominizde bir sorun yok ki!
Var mı yoksa?

 

 

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2021/01/uzaktan_egitim.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2021-01-04 21:26:012021-01-10 20:57:42Lomboz 10 OCAK 2021 Pazar

Haftanı karikatürleri

3 Ocak 2021/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/12/kagitci.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2021-01-03 22:03:132021-01-03 22:04:36Haftanı karikatürleri

Hayır Hasenat..

12 Aralık 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent


Hayat insanı nasıl da bozuyor(!)
Ben hep, kimilerince “dinci” tabir edilen muhafazakar entellektüellerin, gerçekten kendisine karşı dürüst olanlarının bir gün solcu olacaklarına inanmışımdır.
Bu çocuk da öyle umduklarımdan biriydi..
Ama olmadı..

…
Bu çocuk TRT’de ‘Ayrıntı’ isimli bir program yapardı.
Genç bir öğretim üyesi..
Ara sıra denk gelir dinlerdim..
Muhafazakar kesimin bir nebze okumuş-yazmışlarını, felsefeye dokunmuşlarını programına davet eder onları konuştururdu.
Zaman zaman anlamak için dinlediğim, anlayabilir miyim diye dinlediğim muhafazakar yazarlar ile tanıştığım programlardan biriydi.
Çok farklı felsefe ve düşünce yöntemine sahip olsam da dinlemeye diğer bulduğum yanlarını not ettiğim muhafazakar entellektüeller.
Ben dinleyerek bir sonuca varamadım!
Ama bu genç arkadaş, sunarak, vardı belli ki!
…
Hakikatten bu, o mu diye geriye dönüp araştırdım.
Öyle ya, isim benzerliği filan da olabilir.
Ama maatteessüf  oydu.
O uzun saçlı, edepli, gelecek vaadeden genç muhafazakar entellektüel, bu gün iktidarın nizamname tebliğci başısı haline getirilmişti.
Birkaç maaşlı bir tebliğci başı!.
Kariyer ve konformizm uğruna kaçırılan kalıcı olabilme fırsatı.
…
Hayır hasenat ile tüy dikti!..
Hayırlısı olsun…
—

 

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/12/hayirHasinat.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-12-12 14:48:392020-12-12 14:52:09Hayır Hasenat..

Lomboz 4 Aralık 2020 Cuma

4 Aralık 2020/0 Yorumlar/in Genel, Karikatür Yazıları/tarafından bulent

Batan Gemi


Israrla gemi batmadı yüzüyor diyorlar..
Halbuki biz gemiyi denizin dibinde, mercan kayalıklarının üzerinde görüyoruz.
Etrafında balıklar var.
Gemi dipte!

… Devamını Oku

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/12/kilit.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-12-04 22:14:202020-12-04 22:38:05Lomboz 4 Aralık 2020 Cuma

Batan gemi..

29 Kasım 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

Israrla gemi batmadı yüzüyor diyorlar..

Halbuki biz gemiyi denizin dibinde, mercan kayalıklarının üzerinde görüyoruz.

Etrafında balıklar var.

Gemi dipte!

…

Hayır, gemi yüzüyor diyorlar!

Denizi gösteriyorlar.. Bakıyoruz..

Gözlerimizle denizin üstünü ufka kadar tarıyoruz.

Gemi yok!

Deniz gözlüklerimizi takıp denizin dibine bakıyoruz.

Gemi suyun dibinde yatıyor..

Ama onlar ısrarlı.

“Gemi batmadı!” diyorlar.

“Yüzüyor!” diyorlar.

…

Zaman sonra anlıyoruz ki baktığımız gemi aynı gemi değil.

Başka gemilere bakıyoruz.

Onların gemileri yüzüyor.

Bizimkisi batmış!

Batan gemi bizim gemimiz..
Baş bodoslaması kırık!
Karina kaplamaları yırtılmış..
Bordasında kosmocaman bir delik var..
İçi boşaltılmış.
Randa yelkeninin çördek yakasına çektiğimiz ay yıldızlı bayrak lime lime!

Onların gemisi, atlastan yelkenleri ile suları yalayarak, uçarcasına kaybolmuş ufukta.

Bizim gemi dipte.

…

Meğer aynı gemide değilmişiz!

Bizim gemi mercan kayalıklarının üzerine omurgası kırık bir balina ölüsü gibi yatıyor.

Etrafında balık sürüleri var.

Onların gemisi yüzüyor..

”

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/11/filika.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-11-29 00:14:002020-11-29 01:50:32Batan gemi..

Haftanın karikatürleri

27 Kasım 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/11/hipokrat_Yemini2-1.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-11-27 23:18:492020-11-27 23:18:49Haftanın karikatürleri

Haftanın karikatürleri

20 Kasım 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/11/saglikci_hain.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-11-20 22:30:432020-11-20 22:31:14Haftanın karikatürleri

İzmir Depremi Karikatürleri

3 Kasım 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

Eller Öldürür
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın diyor ki:
“17 yılda, depremle ilgili verdiğimiz 58 araştırma önergesi, iktidar partisinin oylarıyla rededildi!”
…
Yani, biz ısrarla yasa ve kural çıkaralım, uygulayalım dedik..
Gel gör ki, ısrarla ve inatla reddedildik diyor.
…
Peki bu araştırma önergelerinden hiç olmazsa biri kabul edilse idi ne olacaktı?
…
Kimbilir?
Belki de deprem için senden benden, hatta depremlerde hayatını kaybedenlerden toplanan 30 Milyar dolar doğru yönetilecekti.

…
Belki de Rızabey apartmanı için iki kez verilen çürük raporunu bakanlık değerlendirecek, binayı cebren boşalttıracak, belki de beton bloklar arasından cansız bedenleri çıkartılan 16 yaşındaki ikizler, Çınar ve Sayla, hala aramızda olacaktı!
…
Belki Elazığ depreminde, kum gibi dağılan betonların tozunda 2 yaşındaki Doruk annesiyle elele boğulup ölmeyecekti.
…
Belki de; ta İran’ın Hoy kentinde meydana gelen bir deprem,  Başkale’deki dört mahalleyi yıkamayacak,
çamaşır asmaya bahçeye çıkan Nebahat’nın, evdeki eşini ve üç küçük yavrusunu elinden alıp gitmeyecekti.
Belki de Fatma diğer çocuklar gibi büyüyecek doktor olacaktı..
Kim bilebilir?
…
O halde şunu söylemekte bir beis yok.
Deprem öldürmez.
Zemin de öldürmez..
Hatta bina da öldürmez.
…
Ama yasasızlık öldürür!
Kuralsızlık öldürür!
Kural ve yasa getirme isteğini, iman gücüyle kalkıp reddeden eller iki kez öldürür!
…
Elleriniz… Dert görmesin!
—


https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/11/kimse_Var_mi-1.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-11-03 14:43:392020-11-04 10:04:47İzmir Depremi Karikatürleri

Geçen Haftadan Karikatürler

29 Ekim 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

 

 

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/10/Sunum.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-10-29 23:59:492020-10-31 15:43:40Geçen Haftadan Karikatürler

Oh ne rahat!

16 Ekim 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

İktidarın en korktuğu yer sokak!..

Yoksulluk ve adaletsizlik insanların canına tak edince, onların anayasal bir hak olarak tepki gösterecekleri protestoların bir anda büyümesinden korkuyor.

İç ve dış kamuoyunu fazla rahatsız etmeden bu riski bertaraf edebilmenin yollarını ararken korona imdada yetişti.
Korona, hem zaten dibe vurmuş ekonominin bahanesi oldu hem de bu dibe vuruşun yaratabileceği sosyal tepkilerin büyümesinin engellenmesi için ilaç oldu.

İktidar, üzülmüş gibi görünüyorsa da korona ilaç gibi geldi!

Ama doktorlar der ki; ilaç, zehirin doğru dozda ve doğru zamanda alınanıdır.
Doz aşımı olursa ilaç zehire dönebilir..
…

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/10/rahat.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-10-16 10:47:322020-10-16 10:47:32Oh ne rahat!
Page 22 of 42«‹2021222324›»
Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Kasım 2026
    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön