Kılıçdaroğlu ilgiye mahzar olunca..
19 Mayıs hareketleri..
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
19 Mayıs hareketleri..
Bu da bir tür maduriyet olacak gibi..
Her seferinde “Takdiri ilahi” denilip geçilebilir mi? Kimse sormaz mı “Neden ilahi takdir bizde, aynı işi yapan ülkelere göre beş kat daha fazla ‘felaket’ şeklinde tecelli ediyor?.. Kimse sormaz mı, ‘önlem’ denilen müessesenin bir anlamı yoksa ‘bu koruma ordusunun’ sebebi ne?
Ve şampiyonluğu çoğu kez yaptığı gibi kıl payı kaçıran Fenerbahçe’nin Alman Antrenorü Daum bilmemkaçıncı kere gitti..
AKP’de Fire teyakkuzu işe yaradı.. Tartışmalı iki madde "Evet" alarak referanduma gitme hakkı kazandı!.
Kurultay konuşmasının heyecan dozu her ne kadar beklenenden yüksek olduysa da "Sakin Güç" daha liderliğinin ilk gününde ortalığı salladı. CHP eskileri, küskünleri, kenardakileri ile sihirli bir değnek değmişcesine bir günde bütünleşiverdi. Rahşan Ecevit’ten Adnan Keskin’e, Arif Sağ’dan Kamer Genç’e davetiye alan almayan herkes 15 bin kişilik kurultay salonunu hınca hınç doldurmuştu. Girenlerin birkaç katının da dışarıda olduğunu belirtti muhabirler. Bu rüzgar böyle esmeye devam ederse kimilerinin artık biraz uykusuzluk çekeceği aşikar..
Ön lastigi patlayan Paket, Anayasa Mahkemesi bölgesine doğru son hızla yol alıyor. Bakalım bu bölümde kahramanlarımız nerelerle karşılaşacak..
Kurultaya kravatsız gelince gömleğinin markası mesele oldu.. Ömrü bürokrasinin ve siyasetin en önemli makamlarında geçmiş bir ademoğlunun, yolsuzlukların üzerine giderek parlattığı siyasi kariyeri nedeniyle gelmişi geçmişi rakipleri tarafından çırçır makinesine sürülmüş pamuk misali atılıp didik didik ediliyor ve "defo!" olarak buluna buluna ancak 300 liralık bir marka gömlek bulunabiliyorsa bundan hicap değil sadece onur duymalıdır. Zaten o da "Kendim kazandım, parasını kendim ödeyip aldım!" diyerek, mikroskopla hata arayanlara en güzel cevabı vermedi mi?!
Baykal, Anayasa tasarınısının tartışmalı 3 madde dışındaki maddelere koşulsuz onay vereceğini açıklaması ve ardından Kutlu Doğum Haftası açılış töreninde yaptığı konuşması ile bir anda haftanın siyaset adamı oldu.. Üstelik de her kesimden pozitif puan toplamak gibi bir ilki başararak..
Ekonomik sıkıntı işsizlikle birleşince kumar patladı..
