1_7552_16102008_1
Hiç birşeyden çekmedi kedilerden çektiği kadar..
Bu başlık altında; ‘Bağımsız Gazetecilik’ tarafından kurulduğu 2002 yılından, Demirören’e satıldığı 2010 ortalarına kadar Vatan Gazetesi’nde çizdiğim siyasi karikatürleri içeren bir arşiv bulunuyor.. Vatan Gazetesi el değiştirdiğinde “ilk kapının önüne konulan!” gazeteci ben oldum.. Karikatürlerin çoğunun altında, çizdiğim gün yazdığım birer ikişer paragraflık kısa notlar bulunuyor.. Beni kovarken, “Valla ekonomik olarak çok zor durumdayız. Yoksa siyasi bir nedeni yok! ” demişlerdi. Sonra Mine Kırıkkanat’ı kovdular. Necati Doğru gitti. Sonra Can Ataklı, Mustafa Mutlu.. Böyle boş kalınca düşündüm. Biz bu bir kaç kişi ne para alıyormuşuz ki gazete bizi masraftan düşünce batmaktan kurtuldu. Hala yaşamaya devam ediyor!.. Yazıklar olsun bize! Kaç kişinin ekmeğiyle oynuyormuşuz az kala..
Hiç birşeyden çekmedi kedilerden çektiği kadar..
Devletleştirme sürüyor ama kriz frene basmadı..
Ekonomiye not veren finans şirketleri de batarsa..
Baykal, Erdoğan’a televizyon kameraları karşısında tartışma önerdi. Erdoğan: “Sana prim yaptırmam!” diyerek reddetti. Baykal çok geçmeden yanıtladı.. “Geliver canım!.. Belki de sen prim yaparsın..!”
Vatan- 20.10.2008- Sonucu açısından bir uçtan bir uca farklı öngörüler olsa da Cumhuriyet tarihinin en ilginç davalarından biri olması kesin. Ama tam bir kaos ile başladı.. ilk gün hiç birşey yapılamadan bitti. Sadece dosyaların okunması bile aylar sürecek olan bu davanın sonu bakalım ne zaman gelecek?!
Deniz Baykal, Tayyip Erdogan’a düello davetini yineledi..
Vatan- 21.10.2008- Silivri, panayır yerine döndü.. Uyduruk belgeler, sahte deliller.. Neden suçlandığını bile bilmeyen insanlar.. Bırakın davayı mahkeme salonunun bile hesabı yapılmamış.. Dolmuş istifi yargılama yapılıyor..
17.09.2008 Vatan Gazetesi
Kasırgalar, krizler, yolsuzluklar, vurgunlar, vahşet ve kan.. Sonsuzluğun dışında hiç birşey sonsuz değil. Birgün herkes güneşin göğsünde bir toz zerresi olarak yerini alacak.. Bu kısa ve küçük şansı böyle değerlendirmek zorunda kalmak ne kötü..
Mutlaka bir “akıldane”si olmalı.. Yoksa, bu kadar kıt-kanaat bir tartışma stratejisi öngörüsüyle Kooskoca Başbakan olunmaz. Zira, az sayıda başka birkaç siyasetçi ile birlikte, Türkiye’de İnönü için de, Ecevit için de, Baykal için de siyasi anlamda birşeyler söylenebilir, bu isimlerle, barikai hakikat müsademei efkardan doğar düsturuyla fikir müsademesine girilebilir ama zimmet… İste orada biraz durup “edep yahu! ben ne yapıyorum?” diye bir durup düşünmek gerekir..
Ergenekon soruflturmas kapsamnda Tiyatro sanatçs Nurseli diz ve Sisi lakapl Seyhan Soylu gözaltna alnd..
