İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Lomboz 17 Mayıs 2020

19 Mayıs 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

İş Bankası- Bitmeyen Senfoni.

İki ay önce korona sürecinin başlarında, salgın paranoyasının en heyheyli, en yüksek ajitasyonlu  zamanlarında, televizyonların haberleri, tartışma programları, siyasilerin bütün notları korona ile doluyken, oğlum pat diye; “Baba, ülke ne zaman normale döner?” diye bir soru sormuştu.
Ben de ne diyeyim?

Kim biliyor ki bu sorunun cevabını ben bileyim?

Bir iki kem küm ettikten sonra aşağıdaki cevabı vermiş, sonra verdiğim cevap şahsımın da hoşuna gidince bu köşede yazmıştım;

“Haberleri takip et!..” demiştim. “İş Bankası hisseleri mevzusu ne zaman tekrar gündeme gelir, anla ki siyasi üst yapı normalleşiyor! Sonra sırasıyla diğer hallerimiz de otomatikman normalleşmeye başlar!..”

…

Nitekim, hafta içi, video konferans yöntemi ile yapılan AKP, MYK toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündemindeki maddelerden biri de İş Bankası’nın CeHaPe’deki hisseleri olmuş. “Bu işi on gün içinde halledin!” talimatı vermiş.

 

Oğlum haberi duyunca da bana; 

“Baba galiba normalleşiyoruz! “#iş bankası” diye mesaj atmış.
…

Evet geçmiş olsun! Siyasi üstyapıda normalleşme tamam!

Gerisini teferruat! 

—

“3Y” Nerede Kaldı?

Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin; 

“1,5 milyon kişinin yardım aldığını belirterek, PTT gişelerinde yaklaşık 22 personel günde 5 bin işlem yapıyor. Günde 300 bin kişi kuyruk oluşturuyor. Bu yoğunluğun önüne geçemiyoruz!” diye feryat ediyor.
Boş okulları işlem merkezi haline getiriyor. Bahçelerine sosyal mesafe çizgileri çiziyor. İlave kolluk kuvvetleri görevlendiriyor.. Harıl harıl işlem yaptırıyor ama kuyruk her geçen gün biteceğine artıyor..

Nedir bu yoğun kuyruğun sebebi?
Tek kelimeyle “Yoksulluk!” 

Recep Tayyip Erdoğan’ın 19 yıl önce yola çıkarken “Yok edeceğiz!” dediği ‘3Y’nin birincisi olan ‘Yoksulluk’ 

…

Suriyelilerle birlikte nüfusu 2,5 milyonu bulan Şanlıurfa halkının bir buçuk milyonu, Devletin bin liralık yardımını alabilmek için, günlerce, güneşin altında binlerce insanın oluşturduğu kuyrukta beklemeye razı olacak kadar yoksul! 
Sayın Valim her gün en az 300 bin kişi kuyrukta diyor.

Bari ‘3Y’nin kalan ‘2Y’sinde yol alabilmiş olsaydık, yine gam yemezdik.

Yani  ‘Yolsuzluk ve Yasaklar’ı hiç konuşmayalım.

…
Ne yapsın Sayın Valim, vatandaşının, çaresiz derdine derman aramaya yönelik cansiperane icraatını sergilerken, 19 yıllık iktidarın, halkını getirdiği vahim ötesi durumu da farkında olmadan ele vermiş oluyor.

1,5 milyon Şanlıurfalı demek, çoluğu çocuğu çıkarsan Şanlıurfa’nın hepsi demek!
Şanlıurfa’da yoksulluk ‘isot’tan acı!

 

—-

 

Üfürükçüler

Önceki gün Pencere’de iki farklı üfürükçü haberi vardı.
Birisi Kayseri’den diğeri İstanbul’dan..
Neredeyse kırk yıldır hasbelkader mizah yapmaya çalışan bir arkadaşınız olarak, bu haberler karşısında, had safhada eziklendiğimi hissettim. 

Son yıllarda, karşısında kendimi paçavra gibi hissettiğim o kadar çok komik vaka önümüze bizzat haberin kendisi olarak gelmeye başladı ki, çıtanın rekabet edilebilir tarafı kalmadı.

…

Haberin biri özetle şöyle; Kayseri’de koronalı bir üfürükçü kadın, koronadan korunmak için kendisine gelen ve kendilerini ücreti mukabili okukup üfleten mahallelinin alayına, -yüzlerine okuyup üflemek ve en sonunda “tü..tü..tü..tü!” yapmak suretiyle- korona bulaştırmış! Mahalle olduğu gibi karantinaya alınmış. 

…
Diğeri, Marmaray’daki yolcu kalabalığını akıllı telefona kaydederek sosyal medya yayını yapan iki işgüzar AKP milletvekili İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verip veriştirmiş. “Bu nasıl bir ciddiyetsizlik ve de nasıl bir aymazlıktır! Kamu ve yerel yöneticilerin çok başarılı yönetilen bir süreçte, sorumluluklarının daha da farkında olarak ve tehlikenin henüz geçmediğini unutmadan hükümetimizin titizliğine ayak uydurmaları gerekmektedir!” diye saydırmışlar.
Büyükşehir Beyaz Masa görevlisi de yanıt vermiş. “Şikayetinizi Ulaştırma Bakanlığına iletiniz, Marmaray’ı TCDD işletiyor!” diye.
Kendi kendilerini bir anda “ciddiyetsiz ve aymaz!” yapan bu iki üfürükçünün

ikisinin de İstanbul’dan Milletvekili olmuş olmaları ve kendi kentlerinin son yıllardaki en önemli projesini ancak bu kadar derinlemesine tanımaları, olayın güldürükçülüğüne bir tutam da düşündürücülük ekliyor!

…

E, şimdi benim, havsalası sınırlı bir karikatürist olarak, bunlardan daha komiğini uydurup yazma, çizme şansım yok ki!..
Orantısız mizah, haksız ve hadsiz rekabet! 

Lanet olsun dostum!

—–


Darbe Dedikodusu Kime Yarar?

Son sözü baştan söyleyelim.

Darbe dedikodusu kimseye yaramaz!

Hele hükümete hiç yaramaz!..
Çok belli ki iktidar medyası tarafından, kendi kitlesini konsolide edecek bir araç olduğu zannıyla ekmek üstüne tereyağ, reçel gibi sürülüp sürülüp kullanılan “darbe söylemi” en fazla o ülkenin mevcut ekonomi yönetimine zarar verir.
Çünkü “darbe” lafı tabiatı icabı çok kaypak olan doğrudan ve dolaylı yatırımı ürkütür.

Dış yatırım fakirliğe, zenginliğe bakmaz. İstikrara ve güvenilirliğe ve sonunda elde edeceği kazanca bakar.

…

Dış yatırımın gelmesine el mecbur bırakılan bir ülkenin ekonomi yönetiminde az bir akıl var ise, bırakın bu kelimeyi doğrudan kendi anlamında kullanmayı “bu ceket bana dar be!” şeklinde cinaslı kafiye olarak kullanmaktan bile çekinmesi, “Darbeli matkap” etiketlerini “Abi şunları “şeddeli matkap’ olarak değiştirin, şimdi durduk yerde yatırımcı yanlış bir şey anlamasın!” diyerek nalburlardan etiket değişimi istirhamında bulunması gerekir..

…

Yatırımcının parası kıymetlidir.

-Hiç bir yatırımcı, yarın darbe ihtimali varmış gibi davranan, haliyle istikrarlı görünmeyen bir yönetimin olduğu ülkeye parasını emanet etmez.

-Hiç bir yatırımcı, -kendi yasasıyla özerk dediği- merkez bankasına müdahale eden, ikide bir bankalara ayar veren, piyasayı denetleyecek mekanizmalar kurmak yerine, ceketini sıyırıp elini piyasanın içerisine daldıran yönetime sahip bir ülkeye parasını emanet etmez!

-Hiç bir yatırımcı, -İş Bankası Hisseleri meselesinde olduğu gibi- hukukla belirlenmiş mülkiyet haklarını delecek yöntemler araştırma emri verebilen, böyle garip alışkanlıkları olan bir iktidarın yönettiği bir ülkeye canından aziz bildiği paracıklarını getirip emanet etmez.

…
Hepsi bir yana hiç bir aklı başında yatırımcı, yönetimi kayınpeder-damat kulisi ile sürdürülen bir ekonomiye bir kuruş getirip yatırmaz.
Bütün bunların üzerine bir de ‘darbe’ şiirleri yazmak, kendi ayağına ateş etmekten başka bir şey değildir.

Evet!.. “darbe” deyip durmaya hala devam edecek misiniz?

…

Özdemir Asaf’ın Yuvarlağın Köşeleri’nden bir şiiriyle bağlayalım:

“Açlık insanı öldüren, partileri yaşatan bir olaydır.”
——

 

 

 

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/05/65yas_ustu_izin.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-05-19 01:00:212020-05-19 01:00:37Lomboz 17 Mayıs 2020
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Lomboz 15 Mayıs 2020 Link to: Lomboz 15 Mayıs 2020 Lomboz 15 Mayıs 2020 Link to: LOMBOZ 22 Mayıs PAZAR Link to: LOMBOZ 22 Mayıs PAZAR LOMBOZ 22 Mayıs PAZAR
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön