İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 2 Mayıs 2021

2 Mayıs 2021/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

Cumhurbaşkanı’na en sert soru
Üsküdar’da, Hz. Ali Camii’nde, Cuma namazı çıkışında gazete ve tv muhabirleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sorular sordular, Sayın Erdoğan da yanıtladı.
‘En sert soru’yu bir gazete muhabiri sordu: 

“Tam kapanma döneminde İstanbul’da mısınız?”

Ba, ba ba!?. 

…

Şimdi bu soru, koskoca Cumhurbaşkanına sorulacak soru mu allah aşkına?

Sen kimsin ki, onun yarın, öbürsü gün değil, tam 18 gün boyunca ne yapacağını sorguluyorsun?

Cebindeki turkuaz kart sana, devletin en tepesindeki kişinin neyi, ne zaman. nasıl yapacağını sorgulama cüretini versin diye mi ikram edildi?

…

Neyse ki sayın Cumhurbaşkanımızın esprili bir anıydı.

Kızmadan fakat manidar bir şekilde, anlayana rumuzuyla cevap verdi:

“Yani şu anda daha henüz kesin kararımı vermedim ama buralardayım yani.. En kötü ihtimalle Türkiye’deyim!”

…

İşte herkesin idrak etmesi gereken tokat gibi cevap bu esprili cümlenin içinde yatıyor!

Türkiye’de olmak neden “en kötü ihtimal?”

…

Bunu bu mesnetsiz soruyu soran muhabir kardeşimizin bir enigma şifresi gibi çözmesi gerekiyor.
Acaba “gözüm üzerinde!” mi demek istiyor diye!

…

Ez cümle, bu tür gazetecilere dikkat etmek lazım!

Zira bu gün bu soruyu soran yarın mesela herkesin içinde; “Kendisine teşekkür ederek görevden aldığınız Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Yüce Divan’a verilmesi gerekir mi?” sorusunu da sorar!

…

Veyahut: 

“kapanma süresinde içki satışının yasaklanması kararının sizden geldiğini ima ediyorlar. Doğru mudur ve gerekçesi nedir? gibi saçma sapan bir soruyu da tevdi eder!

…

Veyahut: 

“Patrinizin içinden sizin Sayın Bayden’a karşı aslan gibi kükrediğiniz ifade ediliyor. İçimizin biraz daha soğuması için metnin içinde geçen kükreme cümlelerini tekrar eder misiniz?” şeklinde bir münasebetsizlikte de bulunabilir!

…

Veyahut:

128 milyar dolar’ın eritildiği dedikodularından sonra Merkez Bankasındaki altın rezervinin de önemli ölçüde eritilmiş olduğu iddiaları ve bu iddialara Merkez Bankası yetkililerinin  “Kardeşim, altın bu! Eritmeyip de öyle tuğla gibi mi kullanalım!” şeklinde cevabı var! Bu konularda ne diyorsunuz? şeklinde, şüyuu vukuundan beter sorularla lüzumsuz bir alana giriş yapabilir!

…

Veyahut, veyahut veyahut!..

…

Hayır, bu esnada, İletişim Başkanı’mız, Sayın Cumhurbaşkanımız’ın hemen arkasında olmasa gam yemeyeceğim!

Bu gibi sorumsuz girişimlerde bulunanlara karşı dikkati elden bırakmamak lazım!
Aksi halde, 20 ay sonra bu çocuğu da ‘iletişim başkanı’ olarak başımızda görme riskini nasıl bertaraf edebiliriz!

—

 

Kod-128 ve Cem Uzan

Ben ona “kod-128” diyorum. “Kayıp Olan Dolarlar”ın kısaltılmışı..

Tabi ki siz o “kod” kısmını milli bir müteahhitimizin, kamuya malolmuş özlü sözü paralelinde bir cümlenin başlangıç hecesi olarak da kullanabilirsiniz!

Benim burada yazabileceğim bir şey değil ama  anladınız siz onu!

…

128 milyar dolar” konusunda başından bu yana yapılmış en temiz, en düzgün izahı Cem Uzan’dan dinledim.
Cem Uzan’ın meseleyi neden bu kadar sade ve anlaşılır biçimde anlattığını düşününce 4 maddede durum ortaya çıkıyor.

1- Geçmişinde banka sahibi olmuşluğu var. 

2- Türkiye’nin en varlıklı iş adamlarından biri olmuşluğu var. 

3- ABD’nin ülke dışında açtığı en önemli davalardan birinin sanığı olmuşluğu var.

4- Bir anda bir parti kurmuşluğu, siyasete girmişliği ve girdiği ilk seçimde % 7 küsür oy almışlığı da var. 

…

Yani bu durumda, karşısında kimsenin; hele de özellikle de bu konuda: “Canım, bu da hariçten hangi gazeli okuyor?” demek gibi bir “ukala dümbelekliği” yapma yeterliliğine sahip olduğunu sanmıyorum.

Adam bir kere şehrin direk içinden geliyor. Evi vilayetin hemen arka sokağı. 

…

Peki nasıl mı izah ediyor?

Bir Şaban Sevinç röportajı. 

Youtube’dan “Cem Uzan 128 Milyar Dolar” diye arama yapın. 

Karşınıza çıkıyor!

Dinleyin.. Yorum sizin!

 

—

 

Takip
Gümrük Ticaret Bakanlığı, 20 ay önce kendi içinde yazışma yapmış.
“Aman ha! Nüfuz kullanarak vergisiz ithalat için ‘Emine Erdoğan’ın yakınıyım’ diye ortalıkta dolaşan bir hanım var. Dikkatli olun!”
…
Sonra birileri tutmuş, bu hanımı, kendisi hakkında uyarı yazısı yazan bürokratın da başına bakan olarak atamış!..

Vah garibim vah! 

Ne kabuslar, ne stresler yaşamıştır, neler olmuştur kim bilir? 

Buyrun; 

500 yıl sonra bile anlatılabilecek bir “iyi yönetişim” vakası daha!

…

Aristo mantığına göre adım adım gidelim: 

Devletin bir kurumu, kurum dışından bir kişi hakkında ‘nüfuz ticareti’ yaptığı konusunda iç yazışma ile tüm birimlerine uyarı yapıyor..
Bu kişi, uyarıya rağmen bırakın sadece ticari avantaj elde etmeyi, sonunda bir şekilde o kuruma bakan oluyor.
Yani görünen o ki;
Nüfuz’un gücü, uyarının gücünü yeniyor!

Bu durum bize, nüfuz ticaretinin -hem de daniskasının- doğruluğunu kanıtlamıyor mu?

…

Ekonomistler; Hükümet ‘kripto para’cıları zamanında takip etmeliydi diyor. 

Ticaret Bakanı olayından ilham alarak, olmayana ergi metoduyla noktayı koyalım.
Etmediği ne malüm?

Elemanı, Arnavutluk’tan direk, Merkez Bankası, Dijital Para Bölümü’nün başına getirsinler de görün! 

—

 

Bodrum’a gidenler mi suçlu?

 

Tam kapanmanın başında büyük şehirlerde yaşayanlar, katar katar, otobanları tıkayarak sahil kasabalarına ve köylerine akın edince herkeste bir serzeniş başladı!

“Kuralları tanımıyorlar, sorumsuzlar, disiplinsizler, oyun bozanlar, kaygısızlar, benciller..” vesaire, vesaire!

Peki kazın ayağı öyle mi?

Hayır hiç de öyle değil.

…

Bu durum, bu insanların sorumsuzluğundan değil, pandemiyi yönetenlerin sorumsuzluğundan kaynaklanıyor.

…

İnsanlar, pandemiyi yönetenlere artık zerre miskal güvenmiyor.
Güvenmediği için de konulan kuralların emrettiği fedakarlıkları yapmaktan ziyade açık bıraktığı boşluklara doğru hareket ediyorlar.

…

Almanya’da tanıdıklarımla konuşuyorum.
Yönetimin önerdiği tüm kurallara harfiyen uyuyorlar!..

Esnetebildikleri tek şey seçenekler. 

Yönetim, gevşeklik değil, seçenek sunuyor.

Pandemi yönetimi ne önerdiyse birebir uyguluyorlar..

Neden? 

Çünkü yöneticilerine güveniyorlar..
Pandeminin en başında biz de öyle değil miydik?

…

Sağlık Bakanı: “iki ay aşı tedarik sorunumuz olacak!” dediği gün, Cumhurbaşkanı: “Aşı tedarik sorunu diye bir sorun tanımıyorum!” diye açıklama yaparsa, vatandaş Bodrum’a kaçmayıp da ne yapsın?

—-

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2021/05/takip.jpg 820 864 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2021-05-02 21:20:162021-05-02 21:20:16LOMBOZ 2 Mayıs 2021
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Kasım 2026
    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 30 Nisan 2021 Link to: LOMBOZ 30 Nisan 2021 LOMBOZ 30 Nisan 2021 Link to: LOMBOZ 7 MAYIS 2021 CUMA Link to: LOMBOZ 7 MAYIS 2021 CUMA LOMBOZ 7 MAYIS 2021 CUMA
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön