İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Lomboz 27 Mayıs 2022

27 Mayıs 2022/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

İyi ki astronotumuz yok!

Allahtan, yetişmiş tek bir astronotumuz bile yok!

Her türlü pilotumuz var ama astronotumuz yok!

Neden “iyi ki yok!” diyorum?

Çünkü olsaydı çoktaaan yurtdışına ‘fıymıştı!’

Canımız, bir de ondan sıkılacaktı!

…

Onca eğitim imkanı yarat, hava tünellerinde idman yaptır, uzay havuzlarında dalma çıkma dersleri ver, çeşit çeşit uzay kıyafetleri dik, envai çeşit uzay başlıkları yap, alet edevat hazırla, sonra “maaş düşük!” deyip çeksin gitsin!  

…

Üstelik yetişmiş bir astronotun, bu memleketten göçmesine sebep olacak faktörün, sadece geçim derdiyle sınırlı kalmayacağından da eminim.

Mesela astronot dövmek gibi bir milli sporumuzun da astronotun yurt dışına kaçmasına sebep olacağından hiç kuşkum yok! 

…

Çağanoz yürüyüşlü cevval delikanlılarımızın, iki duble çakıp “pilot” olunca, nam için astronot dövmek üzere arayışa girmesine kim mani olabilir ki?

…

Bir astronotumuz olsaydı, illa ki yurtdışına kaçacağını nereden biliyoruz?

Çünkü neredeyse, herhangi bir alanda yetişmiş, yurtdışına kaçmayan ya da kaçmayı düşünmeyen genç uzman yok gibi birşey!
Mühendisi gidiyor, mimarı gidiyor, doktoru gidiyor!.. 

Astronotu niye dursun ki?

…
Buyrun, TTB’nin istatistiklerine göre örneğin, 2012 yılı içerisinde toplam 59 doktor yurtdışına yerleşmişken, bu sayı her yıl gitgide artarak, 2021 yılında 1361 olarak gerçekleşmiş!

2022’de gidenlerin daha da artmış olduğuna hiç kuşku yok!
Yıl sonunda göreceğiz.

10 yılda, 7 binin üzerinde yetişmiş doktoru ülkeden kaçırmışız..

Bu rakam, tüm tıp fakültelerimizden iki yılda mezun olan doktor sayısına eş!

…

Yakın gelecekte hastanelerden ‘Hintçe bilen eleman aranıyor’ şeklinde ilanlar verildiğini gördüğünüzde şaşırmayın! 

Çünkü aile hekiminiz, Türkçe bilmeyen bir Hintli olacak ve kendisine mabadınızı göstermeden ‘basurum azdı’yı anlatamayacaksınız!

…

 

Yurtdışında yaşamayı göze almak kolay iş değil. Maceraya açık bir kaşif ruhuna sahip olmak lazım. 

Ama gitmek yerine kalmak, ya da gitmişse bile geri dönüp ülkesini bu yalan düzenden kurtarmaya çalışmak, daha büyük bir şövalye ruhu gerektiriyor!

…
Ukrayna’da, bırakın düşük ücreti, bırakın kötü yaşam koşullarını; doğrudan ‘savaşmak üzere’ çoluk çocuğu ile tren garlarında vedalaşma görüntülerini izlediğimiz gençlerin ülkeleri bizim ülkemizden daha mı değerli?

…

Gidenlere, “doğru yapıyorlar!” dersek, “Türkiye’ye kaçacağınıza neden, kalıp ülkenizi kurtarmak, koşularınızı düzeltmek için savaşmıyorsunuz!” sorusunu, -üstelik çoğu eğitimsiz- Suriyelilere sorma hakkımız olur mu?

 

–

Kurt Cobain’ca

Pandemi başlangıcından bu yana ilk kez bir kahvehaneye girdim.

Bir masaya oturup çay söyledim.

Kahveci çayı bırakırken kendisinden, çayı şekersiz içen herkesin yaptığı gibi, kaşığı ve tabağın kenarına koyduğu, kağıda sarılı bir çift küp şekeri almasını rica ettim!
“Abiy, kalsın istersen.. Şekerlisi de şekersizi de aynı fiyat!” dedi…

“Anlamadım?” dedim..

“Yani…” dedi ciddi ciddi, “şekere ayrı para almıyoruz!”

…

Meğerse, şeker fiyatı çok artınca, şekersiz çayı daha ucuza veren kahvehaneler türemişmiş!…

Ben kahvehane kahvehane gezmediğim için bilmiyorum!..

Biz kahveci ile şeker muhabbeti yaparken masaya ilişen yaşlı abi de onayladı.

“Aha fırının yanındaki kahvere şekersiz çay iki buçuk milyon, şekerli üç milyon!” dedi.

…

İçi boş tost, yani kaşarsız, sucuksuz, inceden bir tabaka salça sürülerek satılan ‘ucuz tost’ olayını epeyce duydum ama ucuza şekersiz çayı ilk kez işitiyorum!

…

Kulaklığımı taktım. Çayımı yudumlamaya başladım..

Masaya ilişen abi, “Ne dinliyorsun?” diye yekten sordu..
…

Kulaklığı çıkardım!
Aslında ben de özledim kahve muhabbetini ama ters bir yerden girdik. Farkındayım.

“Kurt Cobain’i duydun mu?” dedim.

“Yok duymadım. Kurt bilirim de… Bizim oralarda bayaa vardır!..”

“İşte onu dinliyorum!” dedim.

…

Giriş tuzsuz oldu ya!.. Oldu olacak biraz motoru zorlayayım bari diye düşündüm.. Yanacağı yerden yansın!

“Peki Bitcoin diye birşey duydun mu?” diye sordum..
Abi, bir düşünür gibi yapıp dudağını büzdüyse de, “yok duymadım!” diye cevap verdi.

Ben dümdüz devam ettim!

“Nirvana’nın efsane solisti Kurt Cobain’in, ‘Smells Like Teen Spirit’ parçasının videosunda çaldığı, gitarların şahı ‘Fender Mustang’ satışa çıkarılmış. 700 bin dolara gidecekmiş!

İster misin bir de kripto para karşılığı satılsın?” dedim.

Dedim ve el frenine asıldım!..

…

Masada beş on saniye bir sessizlik oldu. 

Abi, bu ince es’ten sonra, tek anladığı yerden, ‘satılsın’dan sürkontur çekti!

“E satılsın, n’olacak?” 

…

“Ne olacak?” diye devam ettim:
“Kurt Cabain’ca, Coin’in. Maskarası olacak!”

…

Abi, biraz duraladı..
Sonra kafasını yana bükerek kısık bir sesle sadece, “yani” dedi…

‘Yani’yi o kadar zayıf tonladı ki, arkasında ünlem mi yoksa soru işareti mi vardı anlayamadım!

—

 

Haftanın twiti:

Urfalı dayı Nuh tufanını anlattı:

“Allah dedi: Ey Nuh! Eşiyi, ahbabiyi topla, ben burdan suyu saliyam!”

—

 

 

 

Haftanın çözümü:

Haftanın çözümü AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmazer’den geldi!

Karpuzu ancak dilimle alabildiğini söyleyen bir vatandaşa: “Karpuzu kendiniz yetiştirin!” dedi.
Sayın Yilmazer, hadi karpuzu, hıyarı, bilemedin domatesi, biberi balkonda kendimiz yetiştirdik!

Peki doğalgazı, akaryakıtı da biz mi rafine edelim? 

Elektrik için santralı da biz mi kuralım?

…

İbrahim Tatlıses anlatmıştı.
Urfalı, şoförlüğü yeni öğrenmiş. Daha ilk gün, yolda adamın birine çarpmış. 

Toplaşanlara kendini şöyle savunmuş: “Babey direksiyonu ben tutam, vitesi ben değiştirem, gaza ben basam, yov adami da ben mi kollayam?”

 

—

 

Haftanın paradoksu
Gazeteci Ayşe Baykal, Muhtar Dernekleri Federasyonu Başkanı Selami Aykut ile konuşmuş.
Başkan Aykut: AKP’nin çıkardığı 5490 sayılı kanunun, muhtarlık sistemini yok ettiğinin ısrarla altını çizdiği söyleşinin sonunda diyor ki:
“Cumhurbaşkanının göreve geldiği günden bugüne muhtarlara verdiği değere asla bir sözümüz yok, açıkçası kendisine bu konuda müteşekkiriz de… Ama bir taraftan Cumhurbaşkanı muhtarlık kurumuna bu kadar değer verirken diğer bir taraftan muhtarlık sisteminin göz göre göre yok edilmesine açıkçası biz de pek anlam veremiyoruz.”
…
Selami Aykut’un bu cümlesinden çıkan anafikir şu: “Cumhurbaşkanı, muhtarlık sistemine çok değer veriyor ama aynı zamanda onu yok ediyor!..”
…
Hem sevme, hem yoketme durumu var ise ve bundan ötürü müteşekkir isek ortada şu üç durumdan biri var!
Seçimi size bırakıyorum…

  1. Sevmiyor, seviyor gibi yapıyor!
  2. Sevmiyor, sevmediğini siz de biliyorsunuz ama sevmiyor diyemiyorsunuz!
  3. Seviyor ama liyakat sorunu var! Bilmeden yok ediyor!

Ha!.. bana sorarsanız “c” derim..
Aslan, yavrusunu severken öldürürmüş!

—

 

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2022/05/fahri_tip_doktorasi.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2022-05-27 07:00:392022-05-26 15:55:09Lomboz 27 Mayıs 2022
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 22 MAYIS 2022 Link to: LOMBOZ 22 MAYIS 2022 LOMBOZ 22 MAYIS 2022 Link to: LOMBOZ 29 MAYIS 2022 Link to: LOMBOZ 29 MAYIS 2022 LOMBOZ 29 MAYIS 2022
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön