İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 9 OCAK 2022  PAZAR

10 Ocak 2022/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

Bazı halklar neden kolay kışkırıyor?
Neden Finlandiya ya da Norveç halkını, Alman halkını,  hiçbir dış güç kışkırtamıyor da, Irak halkını, İran halkını,  Suriye halkını, Türk halkını, Kazakistan halkını kışkırtıyor?

…

Çünkü senin kışkıran yerlerin açık birader!

Kışkıran yerlerin açıktaysa, tabi ki kışkırtan çok olur?
Hangi gelenekten, hangi kültürden, hangi dinden gelirsen gel! 

…

Yönetim bir bilimdir. Okulu, üniversitesi var..
Tıp gibi kuralları var!.. 

Kalp cerrahına kalbi çok güzel ameliyat ediyor diye diye böbrek ameliyatı yaptırmazlar!
Yönetim Bilimi’nin de böyle, imbikten süzülmüş, itiraz edilemez kuralları var.

…

İyi yönetişim bilimi diyor ki, “bir yöneticinin aynı pozisyonda maksimum yönetme süresi 8 yıldır!
Haydi istisnası 9 yıl olsun!..”

…
“Komünistler, sosyalistler, islamcılar, liberaller, erkekler, kadınlar, gençler, yaşlılar bu kuralın istisnasıdır” demiyor!
Amerika boşuna ‘2 tane dört yıl’ görev yapan başkanlarını, süre bitince okulu varsa okuluna, dükkanı varsa dükkanına geri göndermiyor!
Hatta beğenmediğini, Trump gibi, tek dönemde atıveriyor kenara…
…

Adam, 29 yılı fiilen, bunun 3 yılı da vesayeten olmak üzere, koltuktan hiç kalkmadan 32 yıldır memleket yönetiyor..
Ülkenin başkentinin adını bile değiştirip kendi adını veriyor…
Ama Asya kıtasının en zengin madenlerine, petrolüne, gazına sahip ülkenin, dünyanın dokuzuncu büyük coğrafyasına sahip ülkenin, 18 milyoncuk nüfusunun ortalama çalışan maaşı 100 dolar!..
Fukara vatandaş, petrol zengini ülkede, gaz daha ucuz diye otomobilini gaza cevirmiş. Sen o gaza da yüzde yüz zam yapınca ortalık karışıyor!

Peki vatandaşın isyanının nedeni sadece doğalgaza yüzde yüz zam mı?

…

Adama sormazlar mı, “Ehtiyar, bu kadar zengin kaynaklara sahipken, sen 32 yılda ne yaptın?”

İşte Kazakistan’ın fakir halkı da bunu soruyor şimdi!
Tabii ki Çin’inden Rusya’sına, Amerika’sından Avrupa’sına bu durumdan yararlanmak isteyen kışkırtıcılar işin içine gireceklerdir.

…
İyi ama senin kışkıran yerlerin açık birader!

Kışkıran yerin açık olmasa seni kim kışkırtabilir ki?

…

Sekiz buçuk milyon İsviçreli’yi neden kimse kışkırtamıyor?
Söyleyelim;
Çünkü adamların kışkıran yerleri açık değil!
Oysa senin kışkıran yerin açık!
Bu kadar basit!

—

 

Haftanın sözü: 

Hayvanların dini olsaydı, şeytanı insan şeklinde tasvir ederlerdi.

 

—

 

 

 

Bir kurşun mu döktürsek
Rusya’dan da Amerika’dan da ne alsak elimizde patlıyor..

Amerika’dan; ‘pey’ini verdik, F35’leri alamadığımız gibi parayı da geri alamadık.

…

Rusya’dan; parasını verdik S-400 leri aldık. Bırakın aktif hale getirmeyi, koyacak yer bile bulamadık. Az kaldı Girit’e gönderiyorduk.

…
Şimdi de yine Rusya’dan 4 milyon Sputnik V aşısı aldık. Ama onları da kullanamadık! 

Çünkü A ve B olarak bir aylık arayla kombine kullanım gerektiren aşıların sadece A’sını almışız, B’sini almamışız.. 

TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut bu meseleyi daha net anlatıyor..
“4 milyon sputnik aşısını neden kullanamadığımızı tarif etmek için şöyle diyebiliriz: ayakkabının sağ tekini aldık ama sol teki kaldı!”
…

Belli ki nazar var!

Diyanet bu kötü gidiş karşısında bir şeyler yapmak istiyorsa, pedagoji bilimini yok sayıp 4 yaşındaki çocuklara din eğitimi diye tutturmayı bıraksın, Saray çevresine bir kurşun döktürsün.
Belki işe yarar…

—

 

Öyle bedava işe gitmek var mı?

Eskiden köprü neden sadece Asya’ya geçerken ücretliydi?

Çünkü biliyorsunuz parayı gişe memurları topluyordu.
Gidişe de gelişe de memur koyarsan, onların üç vardiya egzost dumanından etkilenmelerinden ziyade, gişe kabini, havalandırması, maaşı, sigortası tazminatı… 

Ne gerek var? 

İşe giden ya da gezmeye giden geri dönmeyecek mi?

Dönüşte alırız parayı…

Düşünce buydu!

…

Sonra sensör teknolojisi gelişti..
Sadece uzay gemisi Atılgan’ın kapılarında gördüğümüz Mr. Spock’ı görünce “bızzzt!’ diye kapıyı açtığı hayal edilen optik sensörler gerçekten icat edilip ortalığa saçılınca Köprü gişelerinden elemanlar kaldırıldı.

…
Son olarak da alt tarafı ‘bir iskele on sensör’, gelişe de gidişe de  yapıştır..
Ücreti ikiye bölerken de fiyatı indiriyormuş gibi yaparak çift taraftan zammı giydir… 

Ohh! 

…

Sen işe gidip geliyormuşsun kimin umurunda!
Otomobile ve benzine verecek paran varsa köprüye verecek parayı da bulursun nasılsa!

…

‘Yeni köprü’ demek yeni gelir demek.
Şimdi hatırlatmak gibi olmasın ama bu Kanal İstanbul’un kanalı üzerinde de altı adet köprü planlanmıştı.. 

Tabii ki onların da geçiş fiyatlarının da Euro üzerinden ve kallavi olacağını tahmin etmemiz zor değil. 

…
Bir an onların da yapıldığını düşünün. 

Çanakkale Merkez’den, paralı otoyolları ve köprüleri kullanarak Marmara Denizinin etrafından bir turistik tur yapan vatandaşı hayal edin.
Turu tamamladığında, Çanakkale Köprüsü, Kanal İstanbul Köprüsü, Yavuz Selim Köprüsü, Osmangazi köprüsü, bunları birbirine bağlayan paralı otobanları filan kullandığını düşünün. 
Altındaki otomobilin yarısı hala altında kalabilmişse şükretsin!

 

 

—

Neresinden tutsan..

İnsan bazen; bu siyasilerin konuşma metinlerini birileri yazıp promptera kaydediyor, bunlar da hiç  okumadan mı kürsüye çıkıyorlar diye düşünmeden edemiyor!..

…

Devlet Bahçeli, Erdoğan ile son biraraya gelişinden sonra yaptığı ilk kürsü konuşmasının bir bölümünde, açıkça belli ki Siyaset Bilimi Profesörü Ersin Kalaycıoğlu’nu kast ederek diyor ki:

“Yetmişine merdiven dayayan bir akademisyen çıkmış, hem de siyaset bilimci.. Barışcıl protestolardan bahsediyor. Hükümeti erken seçime zorlamanın yollarına başvuruyor.
Kalayı bitmiş kalaycıoğlu sokak diline başvuruyor. Seçimlerin normal zamanını beklemekten imtina ediyor… Bilen varsa bize bir anlatsın.. Barışcıl protesto ile kastedilen nedir?”

…

Cümleyi bir daha dinledim. 

“Yetmişine merdiven dayamış” diyor…
Hadi bunu geçelim!

“Siyaset bilimci” diyor…

“Barışcıl protestodan bahsediyor” diyor…

“Hükümeti erken seçime zorlamaktan bahsediyor!” diyor…

“Seçimlerin normal zamanını beklemekten imtina ediyor!” diyor…

“Kalayı bitmiş kalaycıoğlu” diyerek navigasyonu da tamamlıyor.. 

Sokak diline başvuruyor dediği de cümle içinde “sokak” kelimesinin geçmesi..

Güler misin ağlar mısın!

…

Buraya kadar söylenenlerde içerisinden bir suçlama çıkarılacak en manalı şey Kalaycıoğlunun yaşı!.. Yani yetmişe merdiven dayamışlığı!
Düşünün yani!

 …

Ama Bahçeli peşinden “Bilen varsa anlatsın, barışcıl protestodan kastedilen nedir?” deyip olayı bir anda PKK ve FETÖ’ye bağlıyor ki, bu gidiş yolundan buraya nasıl varılır, anlaşılır gibi değil!

…

Galiba işin sırrı Hoca’nın doğru teşhisinde yatıyor! 

Ersin Hocanın, uzun zamandan beri mevcut rejimin adını “Neo Patrimonyal Sultanlık Rejimi” olarak koyması ve bunun siyaset bilimi ve siyasi çevrelerde genel kabul görmesi, belli ki hedefe oturtulmasına neden olmuş.

Bu arada yine belli ki Bahçeli de sıkı bir TELE1 izleyicisi…
Çünkü Hoca bunları daha çok o ekranda dillendirdi.

…

Hoca her hafta televizyonda neden öyle olduğunu anlatıyor!

Sayın Bahçeli, Siz de akademisyen değil misiniz?
Siz de çıkın karşısına, öyle değilse, nasıl öyle olmadığını, şu şu sebepten dolayı Neo Patrimonyal Sultanlık denilemeyeceğini anlatın, biz de anlayalım!
…

Kendi yaşın 74 iken, adamın 70 yaşına laf etmenin mala davara ne faydası var?

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2022/01/camur.jpg 600 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2022-01-10 00:36:442022-01-10 00:36:44LOMBOZ 9 OCAK 2022  PAZAR
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 7 OCAK 2022  CUMA Link to: LOMBOZ 7 OCAK 2022  CUMA LOMBOZ 7 OCAK 2022  CUMA Link to: LOMBOZ  14 OCAK 2022  CUMA Link to: LOMBOZ  14 OCAK 2022  CUMA LOMBOZ  14 OCAK 2022  CUMA
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön