İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Lomboz 24 Nisan 2020

25 Nisan 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

 

GazetePencere/Lomboz /24  Nisan 2020

Kısa Kısa

-Ege’de yunuslar ve foklar sık sık limanlara girip rıhtımlara kadar gelmeye başlamış!

“Zavallılar, bir heves “Bunlar acaba temelli mi gitti?” diye bakmaya geliyorlar belli ki!

…

Hani “Cumhurbaşkanlığı rejiminde uçacağız!” diyorlardı ya!

Aslında epeyce bir uçmuşuz! Da asıl mesele şimdi tek parça halinde konabilecek miyiz?

Bayramda ona da bir bakalım inşallah!

 

…

İktidar gittikçe sertleşiyormuş!.. Hemen konunun bilim kuruluna başvuralım!
Sertleşen malzemenin kolay kırılması konusunda Hook Kanununa (σ=E.e) bakalım.
Elimiz değmişken bilimden ders almayı sürdürelim..

——-

EKONOMİYE VENTİLATÖR LAZIM!

Ekonomimiz, korona salgınından çok önce korona virüsünü kapmıştı.
Daha virüs Wuhan’da bile peydah olmamışken bizim ekonominin ateşi iyice yükseldi.

Yoğun bakıma alındı. Nefes almakta zorluk çekiyordu!

Acil ventilatör lazımdı.

Yani dışarıdan gelecek fon ya da yatırım. Yani bildiğimiz para!

Ama gelmedi!
Notumuz düştü. Olan da dışarı kaçtı!
Damat bakanın “Şurası çok önemli!” özlü sözünü milli dağarcığımıza hibe ettiği tarihler..
Avrupa’ya gidildi para istendi. İngiltere’ye gidildi para istendi. Hem maliye bakanı hem de şahsen Cumhurbaşkanı gitti. Sonuç alınamadı.

Amerika’ya gidildi. Para istendi ama oradan da tersin geri gelindi..
Yetmezmiş gibi salgın da tam bu berbat tablonun üstüne geldi.

Para IMF’de vardı ama kurucu ortaklarından biri olmamıza rağmen, IMF için ağır sözler sarfettiğimizden o kapıyı kapatmıştık.
…

Son çare olarak, fakir ülkelere yaptığı çağrı bir anda gökkuşağı gibi parlayan Fed ile Swap yapmak kaldı.
Her ne kadar dünyanın en güçlü ekonomilerinden olsak da bu çağrıya kayıtsız kalamazdık.
“Nedir bu swap?” diyenler için engin ekonomi bilgim ile tarif edeyim;

ABD merkez bankasından uygun faiz ile borç dolar alacağız. Günü gelince de faiziyle geri ödeyeceğiz.. Ya da öyle bir şey işte!..
Tam ekonomi ciğerlerine iki nefes hava çekecek, Fed:

“güvence aracısı olarak IMF’yi şart koşarım” dedi..
Yani “Kefiliniz IMF olacak!” diye tutturdu.

“Yahu, bizim ekonomi zor soluk alıyor. Acil ventilatör gerekiyor.
Etme gitme! Şu IMF’yi kaldır aradan, ona hastamızın alerjisi var!” dedilerse de dinletemediler.
Fed ile Swap maçı ortada..
Hasta nefes alamıyor!
Maçı alsak da ventilatör ömrü biraz uzatacak..

Ya sonra?

 

————–

 

ŞANS!

Korona aklımızı başımızdan aldı! Her şeyi unuttuk! Hatta insanımız için ondan daha büyük bir felaket olarak kapımızda bekleyen depremi de unuttuk!

Birisi size kaybetme ihtimaliniz %60 olan bir bahsi teklif ettiğinde, eğer analitik bir mantığa sahip iseniz kabul etmeden önce düşünürsünüz.

Kaybedeceğiniz ve kazanacağınız arasındaki korelasyon, alacağınız bu ilave riske değer mi?

Değer ise bu bahse girersiniz.

Hele kaybetme riskiniz hayatınız ise kaybetme şansınız yüzde bir bile olsa o kumarı oynamazsınız!

…

Her ne kadar Sağlık Bakanlığı’nınki kadar popüler değil ise de depremin de bir bilim kurulu var.

Ve bu bilim kurulundaki profesörler diyor ki:

“İstanbul’da yarın deprem olasılığı %60!”

Üstelik masaya sürdüğümüz meta hayatımız!

Ve biz bu kumarı aynı masada oynamaya devam ediyoruz.

Yani her sabah, on haznesinden altısı mermi dolu bir tabancayı beynimize doğrultup tetiği çekiyoruz.

“Klik!”

Allah aşkına! Herkesin bildiği ve benim kaçırdığım bir şey mi var?

Şansımıza bu kadar mı çok güvenmemizin nedeni ne?
—————

 

 

AMBULANS MESELESİ

Korona sürecinde bir başarıdan söz edilecek ise bu başarı,  Türkiye’de siyaset kurumunun uzun yıllardan bu yana, bir işin direksiyonunu ilk kez ehline vermesinden ve konuya olabildiğince az müdahale etmek zorunda kalmasından kaynaklanıyor.
Mücadele arabası; uzmanlar, profesörler ve sağlık emekçileri tarafından can pahasına yolda tutulmaya çalışılıyor.

Her ne kadar, arada bir, siyaset cephesinden aracın vitesi mıncıklanıyor, gazına, frenine ayak uzatılıyor, sinyali, selektörü kurcalanıyorsa da genelde direksiyon işin başındaki uzmanların elinde gidiyor.

…

Kim bu dümeni tutan uzmanlar profesörler?
Ortalama yaşları 55-60 civarında, yüzde sekseni Tayyip Erdoğan iktidara gelmeden önce profesör olmuş, henüz hakkından gelinmemiş Cumhuriyet üniversitelerinin yetiştirdiği bilim insanları..

Mesela, koronanın ilk hastasını tedavi eden ve ondan aldığı virüs ile hayatını kaybeden Cemil Taşçıoğlu 68 yaşındaydı.. Erdoğan, İstanbul’a belediye başkanı olduğunda taşçıoğlu çoktan profesördü.
Direksiyonu, hayatları pahasına tutan bu bilim insanları kimilerinin beğenmediği, ikincisini, üçüncüsünü icadetmeye kalktığı Cumhuriyet’in yetiştirdiği bilim insanlarıydı.

O yüzden, her ne kadar “Bizden önce ambulans yoktu!” cümlesine kadar inildiyse de;

“Bizden önce profesör yoktu!” cümlesine kadar inilemedi.

Gelmez ya!.. Yine de iktidarın ‘düzeltme sözcüsü’nden şöyle bir düzeltme bekliyorum!

“Muradımız ifademize yanlış yansıdı. Bizden önce ambulans vardı ama vitesleri otomatik değildi! demek istemiştik!”

 

 

———-

 

KATİL KİM?

-M.A. Karısının boğazını kestiği için hapse girdi. Kader mahkumu olması hasebiyle ceza süresi dolmadan tahliye edildi. Çocuklarımı özledim dedi. 9 yaşındaki kızı Ceylan’ı buldu. Duvara astı. Hortumla döverek öldürdü. Şimdi yine hapiste.. Korona pozitif mi negatif mi? Bilinmiyor!
-M.I. Tartıştığı demircilik yapan bir çocuk babası Ümit A’nın kafasını defalarca taşla vurarak ezdi. Ümit A. olay yerinde öldü. M.I’yı tekrar içeri aldılar. Korona durumu bilinmiyor!

-S.G. İnfaz yasası ile tahliye olduktan dört gün sonra, daha önce de silahını çaldığı emekli polisin, cüzdanını, sekiz bin lirasını ve evinin anahtarlarını gasp etti. Emekli polisi de döverek hastanelik etti. Tekrar tutuklanarak içeri atıldı. Koronası ne durumda bilinmiyor!
…

Daha önce yazmıştık. Medeni hukukta ceza, intikam değildir.  Suçluyu rehabilitasyon süresi kadar toplumdan ayırmadır. Vaka, rehabilite olabileceği ne inanılmayacak kadar ağır ise toplumdan ayırma da ömür boyudur.

Sayıları yüz bini bulacağı belirtilen erken tahliyelerin ne kadarının ceza almalarına neden olan fiillerin benzerlerini yeniden işleyeceklerini bilemeyiz. Ama devamı geleceği belli.

Ateş düştüğü yeri yakıyor.
Lakin, bu arkadaşlar hasta!

Rehabilite olmadan salındıkları için de bildikleri işi yapmaya devam ediyorlar!

Şimdi bir daha düşünelim!.. Bu durumda suçlu kim?


 

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/04/suru-bagisikligi2.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-04-25 14:19:162020-05-03 17:36:00Lomboz 24 Nisan 2020
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: KAMUOYU NOTUNU ALIYOR Link to: KAMUOYU NOTUNU ALIYOR KAMUOYU NOTUNU ALIYOR Link to: Lomboz 26 Nisan 2020 Link to: Lomboz 26 Nisan 2020 Lomboz 26 Nisan 2020
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön