İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Lomboz 26 Nisan 2020

28 Nisan 2020/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

AAH AHMET AMCA AH!?
Emekli Ahmet Amca, oğlunu, eline beş yüz lira verip, tutarı beş yüz liralık doğalgaz faturasını ödemeye gönderse.

Oğlu da faturayı ödeyip, hani olmaz ya!  Ahmet amcaya iki yüz elli lira para üstü getirse, Ahmet amca şaşırır!
O tatlı şaşkınlıkla; “Yavrum, bu ne? Fatura için beş yüz ödemen gerekirdi yarısını ödemişsin. Ama faturanın da tamamı ödenmiş gözüküyor? Nasıl becerdin bu işi?” diye sorar haliyle..
Bu soruya, oğlu, işaret parmağını iki dudağına götürüp “Şşşt! Sorma baba bu bir ticari sır!” diyebilir.
Çünkü, devam edebilmesi için sır olarak kalması gereken bir avantaj yakalanmıştır..
Bu durumda, Ahmet amca da “Hadi öyle olsun!” deyip para üstünü sakalına sürerek cebine koyabilir. 

Sırrın ne olduğunu pek umursamayabilir. 
…
Ama oğlan, aynı beş yüz liralık faturaya, bin lira ödeyip gelir ve Ahmet amca’dan beş yüz lira daha talep ederse, aynı “Şşşşt!” hareketini yapamaz! Buna “ticari sır!” diyemez. 

Derse de Ahmet amca’dan temiz bir kötek yiyip oturur!
Çünkü, haneye zarar yaratan harcama avantaj olmadığı için marifetten sayılmaz. Dolayısıyla sır-mır barındıramaz!

…

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır tarafından, “Avrupa doğalgazın bin metreküpünü 120 dolar civarında satın alırken, Türkiye’nin aynı miktarda doğalgazı 280 dolara almasının nedeni nedir?” şeklindeki soru önergesine, “ticari sır” yanıtını vermesi doğrudan ikinci şıkka girer..
Çünkü bu fatura, Emekli Ahmet amca’nın hanesine bırakın zarar vermeyi maaşın üçte birini uçurmaktadır!

Bekleriz ki Ahmet amca hemen köteğe davransın!
Ama Ahmet amca’nın eli niyeyse bir türlü köteğe gitmez!
—–

 

ARTIK PES DEMEK İSTEMİYORUZ!

Şu on beş yıldan bu yana “Bu kadarına da pes yahu!” dediğimiz o kadar çok şey oldu ki, alt alta yazsak hatırı sayılır kalınlıkta bir kitap olur.

Korona bütün dünyanın başında, herkesi aynı çamurlu suya sokup çıkartan bir musibet!
Kimini birinci dalgada aşırı hırpaladı, kimini de ikinci ya da üçüncü dalgada aşırı hırpalayacak!

Çünkü aşısı bulunana kadar kaçtın kaçtın! Yoksa “Her canlı bir gün koronayı tadacak!”
…

Buradan kimseye bir başarı hikayesi çıkmaz! Kimsenin eli de kimseden iyi değil!..

Bu durumda mücadele, adım adım, açık ve şeffaf biçimde gerçek durumu herkesin doğru anlamasını sağlayarak yürütülmeli. Ortada kuşku, soru işareti kalmamalı ki insanlar size inansın ve önerdiğiniz önlemlere harfiyen uysun!
Rakamları bugün gizlesen ne fayda?

Matematik sağlama, yarın yapılamayacak mı? Başarı ya da başarısızlık yarın ortaya çıkmayacak mı?

Son dört yılın, Mart, Nisan ayında hayatını kaybedenlerin sayısına bakın. Bir de bu yılın aynı dönemde ölen insan sayısına bakın arada bir fark bulacaksınız. Buna resmi olarak açıklanan korona kayıpları sayısını ekleyin  

Normalde fark bu ekleme ile tamamlanmalı.
Ama tamamlanmıyor. Bir o kadar daha fazladan vatandaş hayata gözlerini yummuş.
Bu fazladan ölüm neden olmuş?
Hesaplama formatıyla, kayıt yöntemiyle bu farkı ortadan kaldıramazsınız!

Neredeyse koronadan ölen insan kadar, fazladan ölen insan neden öldü?
Ortada bilmediğimiz başka bir salgın yok. Öyle üst üste uçak kazası, tren kazası, kitlesel kıyım yaratacak bir olay da yaşamadık. 

Diyorlar ki, test sonucu gelmeden defnedilmiş, kayda zatürre olarak girilmiş, evinde kalpten ölmüş, şöyle olmuş, böyle olmuş!

Kaldı ki “Aman ha! Korona bulaşır, hastaneye gelmeyin!“ şeklinde günlerce yapılan telkinlerle korktu, hastaneye gitmedi.. Evinde kalp krizi geçirdi öldü!.. Normal koşullarda, basit bir anjiyo yaptırıp yirmi yıl daha yaşayacak bu kişi de korona yüzünden ölmüş olmuyor mu?
Beyler, artık daha fazla “bu kadarına da pes!” demek istemiyoruz!
Bir uçak pazar yerine düşse, içindekiler de pazar yerindekiler de o kazanın kurbanı olmazlar mı?. 

Ajanslar haberi, “Elim kazada, uçak içerisinde on, pazar yerinde on beş olmak üzere yirmi beş kişi hayatını kaybetti” şeklinde vermezler mi?

——

 

CEHALET NE GÜZEL!

Çok şey biliyoruz!. Şaka değil!
Çok branşta ders aldık!
Bir ara herkes anayasacıydı. 

Erkler ayrımı filan o dönemin dersiydi.

‘Sacayak’tır, fren ve denge mekanizmasıdır, özgürlüktür, baskıdır, balatadır, hepsini yaladık yuttuk!
Sonra hepimiz seçim hukuku konusunda uzman olduk. Mazbatanın, ‘ıslak imzalı tutanak’ın önemini, kediler dahil bilmeyenimiz kalmadı.
Deprem zaten ana branşımız. Tekrarımız bol. Yanal atım, dikey zon, magnitüd, zemin sıvılaşması, karot alma, tsunami!..  Sular seller gibi.

Yarın, herhangi bir vatan evladını ODTÜ’de Deprem Jeoloji’sinden sınava sok, on sorunun yedisi cepte!

Mülteci dersini senelerce aldık. Hem de  üste para vererek!.. Nasıl içeri alınır, nasıl dışarı atılır, nasıl vatandaş yapılır, nasıl satılır, hepsi dağarcığımızda.

Darbeyi sekiz dönem ana ders olarak aldık. Paralel devlette yan dal yaptık! Nasıl anlaşılır, nasıl kanılır? Nasıl kandırılır?
Terörle savaş ve terörle mücadele arasındaki farkı, Harekat ve Operasyon arasındaki farkı bizim bakkalın çırağına sor, saçını arkadan at kuyruk bağlasın, şakır şakır anlatsın.

Hele ekonomi!.. Ekonomide master degre!.. Simitçinin bile yüksek lisans mertebesinde kariyeri var. En kenar mahallede stagflasyonu bilmeyeni kayışla dövüyorlar.
Misal, en tepedeki bakanı Damat işte.. Düşün!

Bir bilmediğimiz karşılıklı Swap vardı. Bu ara onu da çözdük hayırlısıyla! Gözümüz Fed’de..
Arada sayamadığım bir sürü ufak tefek ek ders var ki, hepsinden A üstünden A almışız!

En son viral epidemi ve pandemi konusunda yüksek lisansımızı sürdürüyoruz inşallah!..

Ortalama bir İsveçli’nin bu kadar farklı konuda bu kadar derinlemesine bilgisi var mıdır? 

Mümkün değil! Ancak ver eline, çakı yapsın!

Sonra televizyon programlarında bütün bu konularda yorum yapan Nagehan’a, Sarı’ya, Aybüke’ye Güldeniz’e kızıyorlar.. “Bu da mı senin uzmanlık alanın!” diye..
Sadece onlar bilmiyor ki kardeşim! Herkes biliyor!..Herkes biliyor!

Ey yüce Atam!
Görüyor musun Okuma yazma oranı %4 olarak devraldığın vatan evladı yüz yılda, ta oralardan nerelere geldi?
Cehalet ne güzel.. Her şeyi biliyorsun!

——

 

Koronalı türküler ve açılımları..
Türkü dinlemenin bağışıklığı güçlendirdiği söyleniyor! Belki de doğrudur! Buyrun türkülere ve açılımlarına:

-Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır! (..da maske var, sıkıntı yok!)

-Gönlüm ataşlara yandı gidiyor..(Ama nefes alıp verme normal. İnşallah bildiğimiz griptir. Hastaneye gitsem mi acaba?)

-Bu yıl şu dağların karı erimez.. (Bir türlü yaz gelmez, Korona gitmez! Nisan bitti hala yün yorganla yatıyoruz!)

-Gesi Bağlarında dolanıyorum (Günlerden pazar! Karşıdan da zabıta geliyor! Hemen dalayım üzümlerin arasına doğru.. Neme lazım!) 

-Yaş otuzbeş yolun yarısı eder (Altmış beşe, otuz sene var!.. Bir süre rahatız!)

-Kirpiğin kaşına değdiği zaman (Hocam Dornaz alfa’yı tek tablet mi veriyorduk. Üç verdim, farede aşırı kıllanma yaptı!”)

-Hastane önünde incir ağacı, doktor bulamadı bana ilacı (Aslında tam buldum dedi, adama dünyayı dar ettiler.. Kahramanları da küstürdüler!)

-Kendim ettim kendim buldum (O gün kemeraltı çarşısına gitmeyecektim. Ne vardı evde otursam!”) 

-El çek tabip (Hocam eldiven!)

-Tabip Sen elleme benim yareme (Eldiven dedik hocam!)


Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/04/penguen-1.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-04-28 19:04:112020-04-28 19:10:12Lomboz 26 Nisan 2020
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Lomboz 24 Nisan 2020 Link to: Lomboz 24 Nisan 2020 Lomboz 24 Nisan 2020 Link to: 65 yaş üstü bunaldı.. Link to: 65 yaş üstü bunaldı.. 65 yaş üstü bunaldı..
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön