İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 10 TEMMUZ Cuma 2020

11 Temmuz 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

 

Bu kadarına da pes!

 

Ortalama bir konutun aylık su harcaması 8, bilemedin 10 tondur.

Fazlasını harcamak için özel çaba gerekir.

Bu ‘özel çaba’ nedir?

Misal, bahçen vardır. Akşama kadar bahçe sularsın. 

Ya da havuzun vardır. Her gün doldur boşalt yaparsın..
Böylece ayda sekiz yerine 118 ton su harcarsın.
743 TL fatura gelir.. 

…
Paylaştığı faturanın detaylarında, “hazret”in günde üç buçuk tona yakın su harcadığı apaçık görülüyor.
Kurnaz ama, asıl perdelemesi gereken yerin ‘günlük ortalama harcama’ satırı olması gerektiğini bilecek kadar matematiği yok! 

Yoksa, faturanın fotoğrafını çekmek için tuttuğu baş parmağını tam oraya denk getirirdi!

…

Atatürk’e hakaretleri ile kendi mahallesinde meşhur olmuş, asıl adı Niyazi Birinci, müstear adı Yavuz Bahadıroğlu.. Yeni Akit yazarı. 

“Tarihçi”ymiş bir yandan ya, onu da tırnak içinde verelim.

743 TL tutarındaki 36 günlük su faturasını sosyal medyada paylaşmış.
Altına da “İmamoğlu’na oy verenler bu faturamı da ödesin şimdi!” gibi bir şeyler yazmış.

Hesapta İmamoğlu’nu su faturasından vuracak!

…

Sen; su savurganlığının kamu spotlarıyla, neredeyse yalvar yakar dizginlenmeye çalışıldığı, çocuklara su ziyanının ne menem bir yazıklı, günahlı kötü eylem olduğunun öğretilmeye çabalandığı, DSİ’nin raporlarına, su fakiri olan ve hızla daha da fakirleşme yolunda ilerleyen bu suyu kıt memlekette, tek başına 10 hanenin su hakkını kullan, ayda 118 ton su harca, sonra faturanı sosyal medyada paylaşıp, “Bunu da İmamoğlu’na oy verenler ödesin!” mavrası yap!..

… 

Yahu arkadaş! Bunu yaptıktan sonra, hadi eşinden dostundan utanmazsın, 

beyazlamış saçından sakalından da mı utanmazsın?
Pes! 

—

 

Muhalefete uyarı!

Diyelim ki esnafsınız! Bir kamyonet satın aldınız.  

işlemleri yaptınız. Kamyoneti kapınıza çektiniz!
Ertesi gün kamyonetin kasasına misal, domates yükleyeceksiniz. 

Sabah bakıyorsunuz kasada biri oturuyor.  

“Olmaz!” diyor.
“Kasaya domates yükletmem!”
Şaşırıyorsunuz! “Sen de kimsin be adam? Benim arabam, ne istersem onu yüklerim!” 

“Araba senin ama kasa benim!” diyor. 

Çıkarıp sözleşmesini gösteriyor. Hem de imzalı, mühürlü!

Resmi gazeteyi de yanında getirmiş. Torba kanunla çıkan yasayı gösteriyor. 

Siz duymamışsınız bile! 

La havle çekip, anahtarı takıp marşa basacaksınız. Motoru çalıştıracaksınız.
Başka bir adam bitiveriyor yanıbaşınızda.. 

“Bir dakika!” diyor! “Motoru çalıştıramazsın!” 

…

Hoppaa!..

“Nedenmiş o?” diye iyice sinirleniyorsunuz..

Aynı evrakları o da gösteriyor. “Motorun sahibi benim!” diyor..
Resmi gazete, torba yasa filan.. Aynı şeyler..
Birazdan dört lastiğin sahibi de gelip evraklarını gösteriyor ve lastikleri kullanma bedeli ödemezseniz şuradan şuraya gitmenize izin vermeyeceğini söylüyor.
Anlıyorsunuz ki, siz kamyonetin sadece anahtarını satın almışsınız!
Ama o da bir işe yaramıyor!

…

Bu gün muhalif belediyelerin durumu bu kamyonet satın alan esnaftan biraz daha hallicedir.
Ama yarın iktidara gelecek olan bu günün muhalefetinin, aynen bu gariban esnafın yaşadığını yaşama riski vardır.

Neden mi?

Devletin, işlerinin, arsalarının, binalarının, arazilerinin yangından mal kaçırırcasına devredildiği Ensar, TÜRGEV, TÜGVA, T3, Aziz Mahmud Hüdayi gibi vakıflara bakın!

Yap işlet devretlerin hız kesmeden özel ihalelerle aktarıldığı isimlerini herkesin bildiği holdinglere bakın! 

…
Yarın bir de bakacaksınız, kamyonet sizin ama elinizde hiç bir işe yaramayacak bir anahtardan başka bir şey yok!

“Nasılsa eriyorlar!” diye beklerseniz, iktidara geldiğinizde bir cep dolusu işe yaramayan anahtarınız olacak!
Sonra ayıkla pirincin taşını!

 

—-

 

Sanatçısıyla mahkemelik bir iktidar!
Bu haftanın en önemli olaylarından biri Müjdat Gezen ve Metin Akpınar’a “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçundan 4 yıl 8’er aya kadar hapis istemiyle dava açılmasıydı.


İnsanımızın; birini 76 yıldır, diğerini 78 yıldır evinin bir ferdi gibi yakından tanıdığı, mimiklerini, nefes alış verişlerini ezbere bildiği bu türk mizahının iki efsane ismine, hatta kurdukları cümle her ne olursa olsun, sonucu ne olursa olsun, dava açmış olmak bile, buna vesile olanların sırtına taşınması kolay olmayacak bir ağırlık yükleyecektir. 


Uğur Dündar’ın yönettiği söz konusu programı canlı seyreden biri olarak, neresinden, nasıl dava açılmış anlamış değilim..


Cumhurbaşkanı’nın; “Memleket yıkılsa, Kadıköy’de oturanların kılı kıpırdamaz!” sözüne, bir Kadıköylü olarak “Haddini bil!” yanıtı veren Müjdat Gezen, Cumhurbaşkanı’na hakaret mi etmiş oluyor? Öyleyse Cumhurbaşkanı da Müjdat Gezen’e hakaret etmiş olmuyor mu?


Kargaşadan kurtulmanın yolunun demokrasi olduğunu söyleyen ve ülkesini faşizme taşıyan liderlerin bunu hayatıyla ödediği uyarısını biraz açık ifadelerle yapan Metin Akpınar, Cumhurbaşkanı’na hakaret mi etmiş oluyor? 

Bu gidişi hisseder de söylemez ise; ekmeğini bu memleketin başaklarından, suyunu bu vatanın pınarlarından tüketmiş bir mizah filozofu olarak uyarma görevini ihmal etmiş sayılmayacak mı?
Müjdat Gezen, trafik suçu işlerse ceza yazabilirsin. Ama düşündüğünü söylerse ceza yazamazsın.
Metin Akpınar, vergi kaçırırsa ceza yazarsın. Ama düşündüğünü söyledi diye ceza yazamazsın.
Düşündüğünü söylemek sanatçının görev tanımı içerisindedir.
Bunu yaparsan onlar sanatçı onurlarından bir şey bir şey kaybetmezler.
Ama sen, yarın sanatçıları yargılayan birisi olarak hatırlanırsın.
O da bir süre!

Neden mi bir süre?

Nazım Hikmet’in, Bursa Cezaevi’ndeki tutsaklık günlerinde yaşadığı şu anekdotu okuyuverin..

…

Cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı’ndan bir müfettiş gelir. 

Bir kaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre:

“Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir?” der. 

 

Nazım‘ı müdürün odasına getirirler. 

Müdür koltuğuna kurulan müfettiş Nazım’ı tepeden tırnağa süzer ve:

“Demek Nazım sizsiniz” der. 

Nazım’a oturması için yer göstermez. 

Kısa bir konuşma sonrası, “Gidebilirsiniz!” der.

 

Nazım tam kapıdan çıkarken durur ve müfettişe:

“Ömer Hayyam adını duydunuz mu?” diye sorar.

 

Müfettiş hemen atılır:

“Kim duymaz Hayyam‘ı?”

 

Nazım:

“Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi?” diye sorar. 

 

Müfettiş şaşırır. Duralar..
Nazım konuşmasını sürdürür, 

“Görüyorsunuz sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. 

Yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama sizi ve liderinizi kimse anımsamayacak!”

Der.

Müfettişin yüzü allak bullak olmuştur.

Nazım, kapıyı çeker ve koğuşunun yolunu tutar.

…

Sahi, Nazım Hikmet’in Bursa Cezaevinde yattığı 40’lı yıllarda, yani İsmet İnönü ile Adnan Menderes arasındaki dönemde görev yapan yedi başbakandan, bilmem kaç tane adalet bakanından ikisinin adını sayabilecek kaç kişi çıkar?
Ama bu gün dünya, bırakın adını, Nazım Hikmet’in şiirlerini bile ezbere biliyor.

—

 

18 Yılın Ayıbı

18 yılda, 496 milyar dolar faize para ödeyen bir ekonomi üretip sonra “faiz lobisi” demek ayıptır!

Yavuz Ağıralioğlu / İyi Parti Sözcüsüa

 


 

 

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/07/kugulu_park_baro_baskanlari.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-07-11 15:46:022020-07-13 03:14:52LOMBOZ 10 TEMMUZ Cuma 2020
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 5 Temmuz 2020 Pazar Link to: LOMBOZ 5 Temmuz 2020 Pazar LOMBOZ 5 Temmuz 2020 Pazar Link to: LOMBOZ 12 TEMMUZ PAZAR 2020 Link to: LOMBOZ 12 TEMMUZ PAZAR 2020 LOMBOZ 12 TEMMUZ PAZAR 2020
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön