İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 10 Kasım 2023

15 Kasım 2023/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent


Blinken’i maymuna çevirdik!

Blinken Esenboğa’ya inip uçağının kapısından çıkarken apronun ışıkları kasten yakılmadı. 

İnerken merdivenden düşsün diye. 

Ama herif sıkı çıktı! Düşmedi.

Biden olsa kesin düşerdi.
İlk protestonun ayarı yanlışlıkla Biden’a göre yapılmıştı. 

…

En düşük seviyede karşılama protokolü uygulanarak havaalanında kendisini, Ankara vali yardımcısının da yardımcısı karşıladı. 

Vali yardımcısının yardımcısı, yanında valilik müstahdemini de getirdi ve Blinken’a kameraların önünde müstahdemin eli sıktırıldı. 

Adam anlamadı gerçi…

…

Vali yardımcısı Blinken’i VIP salonuna aldığı sırada eliyle “buyrun” işareti yaparken ağzıyla “Önce kadınlar ve çocuklar dürrük!” şeklinde bir geçirmece yaptı.  

Blinken Türkçe bilmediği için anlamamış gibi davransa da bir şeyler olduğunu bal gibi hissetti.

…

VIP salonunda, protokol memurunun Blinkin’a yaklaşarak “Attırıbıyım mı sör?” sorusuna, Blinken’in “what?” şeklinde karşılık vermesi üzerine, protokol memurunun “zzzt Errenköy!” yanıtı vicdanlı yüreklere su serpti,

…

Dışişleri Bakanlığında, Bakan Fidan, seriyi sürdürerek Blinken’a sarılmadı.

Hatta Blinken’ın elini de, mengene gibi güçlü parmaklarıyla canını acıtacak kadar sıktı. 

Öyle bir sıktı ki, Bilinken’in gözünden yaş geldiği dikkatli gözlerden kaçmadı.  

…

İsrail’i protesto konusunda vatandaş da boş durmadı.

Marketlerden koli koli Coca Cola satın alarak, foşur foşur köpürtmek suretiyle meydanlardaki mazgallara boşalttı. 

…

Sayın Cumhurbaşkanımız da kendi çapında protestolara destek verdi.

Amerika Dışişleri Bakanı Ankara’da eskaza kendisini bulamasın diye, “Buraları perişan ettik!” dediği Ayder yaylasına gitti ve yaylanın telefon çekmeyen bölgelerinde makul bir müddet tabiatı seyrederek oyalandı.

…

Meclis Başkanı Kurtulmuş’un bu yargı darbesi dedikleri şey yüzünden başı sıkıntıdaydı. Ama o haldeyken bile Meclis tesislerinden Coca Cola ve Nescafe satılmasını bir talimatla kaldırarak protestonun resmi ayağını daha da manalı bir şekilde tahkim etti.

…

Bu arada Malatya, Kürecik’teki ABD üssünden İsrail’in “Demir Kubbe” füze savunma sistemi yönetilmeye; Erken uyarı sistemi görevini yapmaya;
Bakü- Ceyhan petrol boru hattından İsrail tanklarının ve uçaklarının yakıtı, -bildik abilerin tankerleriyle- taşınmaya; “Aksa Tufanı” ile başlayıp, İsrail kasırgası  ile devam eden ‘gariban kıyımı’ sürerken İsrail Türkiye arasındaki milyarlarca dolarlık ticaret hacmi hiç aksamadan işlemeye devam ediyordu.

—

Demek ki oradan öyle görülüyor!

Nobel Ödüllü Profesörümüz Aziz Sancar (AA haberine göre) diyor ki:

“Türkiye’deki gençlere benim tavsiyem, günlük politikalar ile uğraşmayın bütün enerjinizi işinize verin. Bilim öğrenmeye çalışın, günlük dedikodularla uğraşmayın. Ben Türkiye’deki günlük kavgalar takip edersem üzüntümden çalışamam.”

…
Size normal koşullarda yüzdeyüz katılıyoruz da güzel hocam, bu bilim dediğiniz şey aç karnına yapılır mı?

Bu bilim yapın dediğiniz gençler ne yiyecek, ne içecek, nerede barınacak?
Hayır bu gençler bilimi nerede yapacak?
Kitapla öğrenci döven öğretmenlerin eğitim verdiği liselerde mi?
Mescit açmaktan başka yatırıma izin verilmeyen bu üniversitelerde mi?

—   

Bizim tekne yan yatmış durumda sevgili hocam!
Balık tutabilmek için önce tekneyi düz çevirmek lazım!
Gençlere bu konuda da bir tavsiyenizi alalım!

 

—

Yalan Dünya

Bir internet paylaşımında, Netanyahu’nun fotoğrafı vardı ve fotoğrafın üzerinde “Erdoğan ile 2 milyar dolar karşılığı, 1 milyon Filistinlinin Türk vatandaşı yapılması konusunda anlaştık!” yazıyordu.
…
Tabi ki inanmadım!

Tayyip Erdoğan buna asla tenezzül etmez diye düşündüm!
Çünkü rakam çok küçüktü!
…
Yaşadığımız ve toplumun büyük bir kesimin tepkisini çeken geçici sığınmacı tecrübesinden sonra böyle bir maceraya girmek için 2 milyar dolar çerez parası bile değildi!..

…

Sonra aynı konuda bir X paylaşımı daha gördüm.
Bu kez Filistinli sayısı 750 bine düşmüş, rakam 30 milyar dolara çıkmıştı. 

Anlaşma yapmaya çalışan kişinin de hafta içi Ankara’ya gelen Blinken olduğu belirtilmişti!
…
Bu paylaşımın da uyduruk olduğunu şıpın işi anladım!
Çünkü bu kez de rakam çok büyüktü.
13 milyon sığınmacı için 3 milyar Avro’ya fit olmuş bir yönetime 30 milyar doları niye versinlerdi ki? 

…
Artık, emin olduğum kaynaklar dışında, internette gördüğüm hiç bir şeye inanmıyorum.
…
Bu paylaşımların uyduruk olduğunu bile bile yine de araştırdım.
Misal, ikinci paylaşım Odatv’nin X hesabından alıntılanmış olarak görülüyordu.
Oysa Odatv’nin ne internet sitesinde ne de X hesabında böyle bir haber yoktu.

…

Oysa paylaşımın altında bu haberi doğru kabul ederek iktidara derin teessüflerini bildiren ya da onu savunan bir yığın yorum vardı!
Üzülerek gördüm ki, vatandaşımız en olmayacak şeylere bile sorgulamadan inanır hale gelmişti.
…

Peki yurdumun kül yutmaz ve hani neredeyse kurnaz bile diyebileceğimiz insanı neden bu hale gelmişti?

…

Çünkü yirmi yıldan bu yana o kadar olmayacak şeylerin olduğuna şahit olmuşlardı ki, artık toplumsal mottomuz adeta, Nil Burak ablamızın “Olmaz olmaz deme hiç, olmaz olmaz sevgilim!” şarkı sözleri olarak tescillenmişti.

 

Bu iktidarın yirmi yılı aşkın bir süredir en başarılı olduğu alan, maalesef bir “yalan dünya” yaratması olmuştu.
Eh, şimdi de hayrını görüyordu işte!

— 

 

Al sana savaş 

Umut vakfi Verilere göre 2023 yılının 25 Eylül’üne kadar Türkiye’de, basına yansıyan 2 bin 607 silahlı şiddet olayında 1616 kişi öldü, 2 bin 675 kişi de yaralandı.

Basına yansımayanların sayısını ise Allah bilir!..

…

Aynı sürede, savaşta olan ülkelerde hayatını kaybeden ‘sivil’ durumu şöyle:
Ukrayna’da: 300
Suriye’de 1271
İsrail’de 700…
…

Savaşan ülkeler arasında, silahla sivil ölümlerinde Filistin den sonra ikinci sıradayız da, bizdeki savaş ne savaşı abisi?

…

Bilen var mı?

—

 

10 Kasım ve Enveriye

Atatürk’ten haz etmeyenler, bu duygularını cesaretle dışa vuramadıklarından olsa gerek; “koşullar liderleri yaratır, Atatürk olmasaydı başkaları da benzer şeyleri yapabilirdi” savından hareketle zaman zaman kimi paşaların isimlerini zikrederler.
…
Bu muhabbetlerde ismi en fazla geçen İttihat ve Terakki liderlerinden biridir Enver Paşa.
…
Enver Paşa, şansı yaver gitseydi bir Atatürk olabilir miydi?
…

Bu soruya sadece bir olgu ile cevap verelim:
“Enveriye”, Osmanlının son beş yılına damgasını vurmuş, Enver Paşa’nın Alameti farikasıdır. Yani Enver Paşa’nın marka ismidir!
…
Enver Paşa, Osmanlının son Harbiye Nazırlarından biri olarak, enveriye kamasından enveriye yazısına, enveriye bıyığından enveriye kalpağına o kadar çok malzeme üretmişti ki bu cevvalliği, bazı yabancıların Türkiye’yi “Enverland” diye isimlendirmelerine sebep olmuştur. 

…
Peki Enver Paşa bir Atatürk olabilir miydi?

…

Alexander Aoronsohn’un 1917’de yazdığı “Filistinde Türkler” isimli kitabından bir bölümü okuyalım: (Sayfa 22-23)
…
“Türk üniforması, dolaylı Alman etkisi altında son beş yıl boyunca büyük ölçüde değişikliğe uğratıldı. İngiliz ordusununkinden çok daha yeşil bir haki rengine dönüştürüldü. ve geleneksel Avrupa kesimiyle hazırlanmaya başlandı. En göze çarpan özellik, türban ve Alman kasketinin birleşiminden oluşan ve Enver Paşa tarafından din ile kullanışlılığı birleştirmek amacıyla keşfedildiği için ‘enveriye’ adını alan başlık oldu. Övülmeye layık ekonomisiyle tanınan Enver, keşfinin patentini aldı ve söylentilere göre şapka satışından oldukça yüklü bir servet kazandı”
…
Varsayalım ki Enver Paşa’nın, bir asker olarak asker şapkasından servet edindiği bir iddia, bir dedikodu olsun! 

Kurduğu Cumhuriyetin başında “tek adam” olarak 15 yıl kalan ve ölmeden önce son maaşına kadar her şeyini devletine bağışlayan Atatürk hakkında kimse böyle bir eylemin dedikodusunu dahi üretebilir miydi?

…
Atatürk’ün yerini kimse alamazdı.
Alamadı da!
Bugün 10 Kasım…
Nurlar içinde uyusun!..
—

 

Kaymakam’a kumpas!
Sen arkadaşlarınla restorana git, döneri pilavı ye, tabağı güzelce sıyır! 

Peşinden tatlıyı da götür.
Üzerine güzelce suyunu, ayranını da iç!
Sonra yemekleri beğenmedim diye arıza çıkartıp hesap ödemeden çık!
…
Olay, restoranın kayıt yapan kameralardan kamuya yansıyınca da “Bana Kumpas kurmuşlar!” diye feryat et!
…
Evet, ortada bir kumpas var ama galiba o kumpas seni kaymakam yapanların bu millete kurmuş olduğu bir kumpas!..
Neyseki ortaya çıktı!
—

 

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2023/11/blinkeni_maymun_ettik.jpg 1519 1800 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2023-11-15 15:50:312023-11-15 15:50:31LOMBOZ 10 Kasım 2023
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 3 Kasım 2023 Link to: LOMBOZ 3 Kasım 2023 LOMBOZ 3 Kasım 2023 Link to: LOMBOZ 17 Kasım 2023 Link to: LOMBOZ 17 Kasım 2023 LOMBOZ 17 Kasım 2023
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön