İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 10 Mayıs 2020

13 Mayıs 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

Lomboz 10 Mayıs PAZAR 2020

———-

Bunu Yap, Bunu Yapma!
Uzmanların önerileri doğrultusunda kendime bir “Bunu yap!, Bunu yapma!” tablosu çıkardım. İçim rahat!

 

Bunu yap: Önümüz yaz. Sosyal mesafeni koruyarak tabi ki denize ve havuza gir.

Bunu yapma: Senden önce giren taşıyıcıların saçtığı damlacıklar suda bir süre canlı kalır ve yüzer.. Sen yüzme! Su yutma. Virüsler ağır olduğu için dibe çöker, dibe dalma. Su sıçratma, gözüne burnuna su kaçırma! Denize, havuza, ıslanmadan, adam gibi gir, çık!

…

Bunu Yap: Berbere randevu alarak gitmek serbest. Git traşını ol! İnsana benze!
Bunu yapma: Traş olurken maske tak. Berbere de maske taktır. Sakal traşı olma.
Masaj yaptırma. Berberle konuşma. Berberle sosyal mesafeni koru. Berber baban olsa kendine bir buçuk metreden fazla yaklaştırma. Diyelim ki bir şekilde traş etti. Traştan sonra saçları yıkatma. Oradan kaç!

…

Bunu yap: AVM’ler açılıyor. Demek ki çok sorun yok. Hijyen kurallarına dikkat ederek AVM’lere git. 
Bunu yapma: AVM’lerde tuvaletleri, lavaboları asla kullanma.  AVM’lerde bir mağazadan diğerine geçmeden, ürünlere dokunduğun için, ellerini derhal bol su ve sabunla yıka! Bu nasıl olacak diye bana sorma! Bunu söyleyen uzman bu kısmı açıklamadı..

…

 

Bunu yap: Toplu taşıma araçları güvenli. Her gece dezenfekte ediliyor. Onlara bin.  Bindiğinde iki sıra aralıklı otur. 

Bunu yapma: Havadan virüs bulaşısı en fazla toplu taşıma araçlarında olur, unutma. Sakın uyuma. Uyuma numarası yapma.. (Gerek yok. Ortalıkta 65 yaş üstü insan yok) Cama hohlayıp yazı yazma. Önündeki arkandaki koltuklara kimseyi oturtma. Şoför sinirli sakın birşey sorma!

…

Bunu yap: Haziranda Maçlar başlıyor. Maçlara git. Kulüplere destek ol. Futbolcu kardeşlerinin maaşlarının ödenmesine katkın olsun.
Bunu yapma: Gol olduğunda kimseyi öpme, kucaklama!.. İlk golde, GOOAAOOL! diye tükürükler saçarak bağıranları tespit et. Onlara yakın durma! Kimseye çıplak elle vurma. Kimseyi ısırma! Hakeme öyle şeyler söyleme!

—-

Bunu yap: Sokağa çıktığında mutlaka maske tak! Ellilik maske al. Elli TL bayıl! 

Bunu yapma: “Bu ne? Çok para bu ya!” diye çirkeflik yapma. Bulabildiğin paralı maske, bulamadığın bedava maskeden daha ekonomiktir unutma!. Boynundan nefes almıyorsan maskeyi çenenin altından takma. Takke gibi başına da takma. Bu maskelerin teli yok, elektrostatik koruyucu yüzeyi yok, bunların koruma yeteneği de yok deme. Bu maskeler seni virüsten korumasa da virüsün seni tanımasını engelliyor. Bu da bir şey. Aklından çıkarma!!..

 

———-

 

TL’ye kim saldırdı?

 

Futbol maçı seyretmek için futboldan bir teknik direktör kadar anlamanız gerekmez.
Seyirci kadar anlamanız yeterlidir.

…

Seyirci, maçı seyreder. Maç bitince yorumunu yapar.

“Abi, maç çok güzeldi!”
Ya da; 

“Böyle kötü bir maç seyretmedim!..”

Veya diyelim ki seyirci yorumunu biraz daha uzmanlaştırsın.. En fazla şunu der:
“Abi kötü oynadık.. Biraz daha bastırsak maçı alırdık!”
…

Aynı maçı teknik direktör de aynı yönde yorumlar.
Seyirciden farklı olarak teknik nedenleri ortaya koyar:
“İlk yarı 3-5-2 çıkıp, gergen pressing uygulayarak, 18 dışında, dar alanda tiki taka ile kaleye gidebilseydik, karşı sol forvete istikrarlı obstrüksiyon uygulayabilseydik maçı alırdık!..” 

Sonuçta, kötü maça seyirci de kötü der, teknik direktör de..

Seyirci maçın hangi teknik detaylar nedeniyle kötü olduğunu teknik direktör gibi bilmez.

Bildiği şey maçın kötü olduğudur.
Ama zaten o da yeterlidir.
…

Vatandaş, ekonomi konusunda ekonomistler gibi yorum yapamıyor. 

Onların söylediği çoğu şeyi de anlamıyor.
Ama gördüğü şey net!..
“Kardeş, ekonomi nasıl gidiyor?” diye soruyorsun.

“Kötü!” diyor.

Neden kötü? Teknik direktör gibi tarif edemiyor. Cebine bakıyor, sofrasına bakıyor.. Sadece kendine değil sağına soluna bakıyor..
Manzarayı benzer görüyor.
“Ekonomi kötü!” diyor..

…

Şimdi iktidar diyor ki;

“Ekonomiye kötü dedirtmem! Diyenin de göbişinden cıbızlarım!”

Nereden yapıyoruz bu çıkartsamayı?

BDDK’nın; ekonomiyi eleştirmeyi neredeyse ağır cezalık suç halinde niteleyen, resmi gazetede yayımlanan, yeni yönetmeliğinin özellikle “h ve ı” şıklarına bakınız!

  1. h) Tasarruf sahiplerini gerçeğe aykırı veya yanıltıcı şekilde yönlendirmek.

ı) Finansal sisteme olan güveni zedeleyerek sistemik riske neden olabilecek şekilde bilgi ve söylentiler yaymak.

…

Yani öncekiler bir yana bu son iki şık diyor ki, haşa huzurdan “Ekonomi kötü!” cümlesini sarf edeni çırçır makinesinde pamık atar gibi atarım.
Niye?
“Ben iyi diyorum da ondan!”
Haliyle, o iyi deyince, kötü diyeninki otomatikmen gerçeğe aykırı ve yanıltıcı olmuş oluyor!

…
Bu yarım bırakılmış yönetmeliği, koronanın ortasında, alelacele her yana çekilebilecek bir ekleme ile tamamlamanın sebebi ne?
Güya Londra’da bir takım finans çevreleri TL’ye saldırmış. 

Bizim mahallede şöyle bir tekerleme var..
“Çocuğu bakkala gönderdim, ananas aldırdım!”

Yazarken sorun yok da, söylerken sıkıntılı!
O misal!

—-

 

Benzetmek gibi olmasın!

Merd-i kıpti, şecaatin arzederken sirkatin söylermiş!

-Manasını bilmeyenler Google’dan baksın!..-

Berberler yarın çalışmaya başlıyor.
Televizyonlarda on gündür berber yorumları..

“Şöyle dikkat edeceğiz, böyle hijyen sağlayacağız, şu kadar müşteri alacağız, bu kadar dezenfeksiyon yapacağız!” gibisinden korona önlemlerini sergileyen açıklamalar..
Lakin her üç berberden biri önlem olarak “Tek kullanımlık havlu”dan söz ediyor! 
Ben, koronadan önce kullandığınız havluların da tek kullanımlık olduğunu sanıyordum.
Yoksa değil miydi?..

…

Yüzleri maskeli ya, tanınmıyoruz sanıyorlar!

—–

 

Ve virüs kendi kendisinin aşısı haline gelir... 

En sık sorulan soru!..
“Bu korona olayı ne zaman bitecek?”

…

Bu pandeminin sonunu görmek için 3 alternatif yol var;

Önceki hafta hesabını yaptık:
Birinci yol; Covit-19’un, yoğun bakım ünitelerinin sıkıntıya girmeyeceği bir yayılma hızı ile yani diğer deyişle, ‘yayılmasının kontrol altında tutulabilmesi’ durumunda, güvenlik kotası sayılan, dünya nüfusunun %60’ı ile tanışması en iyimser hesapla 20 yıl sürüyor.
Matematik yanılmaz! Üç ayda gelinen noktayı dünya nüfusuna böl, çarp sonucu sen de bulursun!
…
İkinci yol: Aşının bulunması, en iyi ihtimalin gerçekleşmesi ve aşının bu yıl sonu kullanıma geçmesi. Bu durumda yine bu güvenlik kotası oluşturacak sayıdaki nüfusun aşılanabilmesi için, her şey planlı yapılırsa dahi minimum 4-5 yıl civarında bir zaman gerekiyor. 

…
Bu durumda tek umudumuz, 3. yol…
“Virüsün de olaya bir el atıp, kendi kendisinin aşısı haline gelmesi!.”
Gelir mi?..
Gelir!
Bunu, salgının başlarında, başka bir yazıda daha geniş anlatmıştık. Burada özetleyelim.

…

Şöyle ki;
Virüsün üzerinde faaliyet gösterdiği canlıya ‘konak’ denir.

Virüsler konak olmazsa bozulur!
(Virüs, canlı olmadığı için ‘ölür’ yerine ‘bozulur’ demek daha doğru.)
Konak dışında birkaç saatte bozulan virüs, tüm konaklarını yok ederse kendi sonunu da hazırlamış olur. Bu nedenle konaklarının tamamını öldürmeden, kendisine bir çekidüzen verir. Kendi “yok edici” yapısını değiştirir..
“Hadi canım virüste bu öngörü ne arar?” dediğinizi; bir canlı bile olmayan virüsün, “Aman tanrım! ne yapıyorum ben?” diyecek bir zekası mı var diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum.
Haklısınız!
Bunu virüs düşünmez.. Evrim düşünür!
Yani daha doğrusu evrim böyle işler.
Konaktan konağa geçerken trilyonlarca kez kopyalanan ve milyonlarca kopyalanma hatasına, yani mutasyona maruz kalan kopyalardan birinde öyle bir yerde değişiklik meydana gelir ki, ‘bulaşma yeteneği daha yüksek ama hasta etme yeteneği bozulmuş bir mutant ortaya çıkar..
Bu, bulaşma yeteneği yüksek mutant haliyle diğer versiyonlardan çok daha hızlı yayılır, insanların çoğunu aşılar ve geriden gelen öldürücü versiyonlar insanların hazırlanmış savunmaları tarafından bulaşır bulaşmaz, çoğalamadan yok edilir.
Bu ihtimallerden biridir ve mümkündür.
Ya da çoğu zaman böyle olur!
Benzer şekilde hem bulaşma, hem de öldürme yeteneği yüksek mutantlar da oluşur. Ama onlar çoğunlukla konaklarını yok ettiklerinden yayılma şanslarını da azaltmış olurlar ve yok olurlar.
Evrim; Tanrının nefesi gibi..
Bunu umut edin ama bu olana kadar önlem almayı asla bırakmayın..
Tıpkı dindarların duası gibi..
Dua edin ama asla doktora gitmeyi, ilaçlarınızı almayı ihmal etmeyin!..

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/05/huber_Gunleri.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-05-13 04:04:372020-05-13 04:05:01LOMBOZ 10 Mayıs 2020
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Lomboz 8 Mayıs 2020 PAZAR Link to: Lomboz 8 Mayıs 2020 PAZAR Lomboz 8 Mayıs 2020 PAZAR Link to: Söyleşi Link to: Söyleşi Söyleşi
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön