İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 28 HAZİRAN PAZAR

2 Temmuz 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

LOMBOZ 28 Haziran 2020 PAZAR

Reisin ne suçu var?

Korona sürecinde, tıp bilimine can korkusuyla, dibine kadar inanacağız, kurullarını, kurallarını oluşturacağız, her akşam bilim adamlarının ağzının içine bakacağız, sıra kamu yönetimi bilimine gelince: 

“Hadi ordan, sen de kimsin? Bilim milim tanımayız, biz kafamıza göre takılırız!” diyeceğiz!

…

Oysa Milenyum’da bilim; -özellikle kamu yönetiminde- geleneksel yönetim yerine, birlikte yönetimi esas alan, karar alma süreçlerine tüm aktörlerin katılımını öngören bir yeni yönetim modelini geliştirmiş buna da “İyi Yönetişim” (Good Governance) adını vermiş, doğru yararlananın yükseldiği, yararlanmayanın çöktüğü bir sistem ortaya koymuş.

…
Neden tıpta, bilime iyi kötü, düzeyi tartışılsa da, can havliyle rampa ediyoruz da yönetişimde bilimi umursamıyoruz!

Çünkü yönetişimde, aslında aynı hayatiyette, toplumun büyük kesimini yine başka türlü bir entübasyona taşıyan durum, korona gibi bir somut, sonuçları hızlı görülür, bir semptom vermiyor. Ama ince ince, içten içten yakıyor!

 

…

İyi yönetişim biliminin olmazsa olmaz bir kuralı var.
Bu kural, yöneticinin ‘aynı pozisyonda yönetme süresini’ sınırlıyor.

“Bir pozisyonda en fazla yedi yıl iyi yöneticilik yapılabilir!” diyor.

Yedi, hadi istisna durumlarla sekiz yıldan itibaren yönetim verimi, yönetim kalitesi ve yönetebilirlik düşer diyor.

…
Yönetici kalitesini belirleyebilmek başka bir şey tabi ama; Amerika, başkanını, ağzıyla kuş tutsa iki adet dört yıldan, yani sekiz yıldan fazla o makamda oturtmuyor.
Öyle ya! Clinton çok mu yaşlanmıştı? Obama demans mı olmuştu da sanki en verimli gibi görüldükleri dönemlerinde sistem onları kenara çekmişti?
Bir de bize bakın!
…

Bugün ülkemizdeki kamu yönetiminde; belediyelerinden meclisine, bakanlıklarından, kurumlarına, iyi yönetişimin bu en temel kuralının esamesini görebiliyor muyuz?
Göremiyoruz!
Peki bunu yaratan, ortaya koyan bilim çevrelerenden: “Yahu böyle bir bilim var! Ey hükümet, ay kamu, ey iktidar, neden bunu kullanmıyorsunuz?” diye bir itiraz görebiliyor muyuz?

Hayır onu da göremiyoruz!
Neden göremiyoruz?
Çünkü onlar da aynı hastalıktan muzdaripler.
YÖK dişlisiyle, aynı bozuk yönetim çarkı tarafından döndürülüyorlar!
…

Yirmi yıl boyunca aynı pozisyonda kalabilmeyi, o pozisyonunu koruyan kişi açısından başarı olarak değerlendirme anlayışı hakim olabilir, ama yönettiği alan ve o yönetimden etkilenenler açısından durum tam tersidir.


Reisin ne suçu var?
İyi yönetişim bilimine göre, Recep Tayyip Erdoğan yönetimini ilk yedi yılında başka bir oyuncu ile değiştiremeyen, ona başarı gibi görülen bu ilave süreleri veren sistem bugün bu eksikliğinin cezasını hem Reis’e hem de halka ödetiyor..
…

Bilim tek adam yönetimlerine, hele dış sermayeye muhtaç tek adam yönetimlerine zerre miskal itibar tanımıyor, geçit vermiyor!
“Uzatmalar süreyi zorlasa da sonunda oyuncakları ellerinden gider, mahzun ve mağdur olurlar!” diyor.
Bilime ister inanın, ister inanmayın!

 

—

Hırsız var!

-Şşşt.. Nusret kalk! Kalk!.. Salondan tıkırtılar geliyor!

-Iııh!.. Ney? Hea!..

-Şşşt..Yavaş!..  Salondan diyorum!.. Bazı tıkırtılar geliyor! Kalk!..
-Hae!.. Ne salonu? Bizim evde salon mu vardı?
-Bey gözünü se.. Var tabi!.. İşte ses bu tarafa doğru geliyor.. Kapı açıldı.. Çok korkuyorum Nusret! 

-Hınnehh.. Bizim evde kapı mı vardı?..

-Nusret!.. Yatak odasına bi adam girdi.. Gözüme lamba tutuyor!

-Nnnnh!..

-Siz de yatın, rahatsız olmayın hanfendi!.. Benim işim uzun değil!..

-S..s.. siz de kimsiniz?! Ne işi!..

-Hanfendi bu saatte, burada ne işi olacak? Tabi ki çalma çırpma, silkeleme işi! Alemsiniz!

-N..Nasıl yani? Hırsız mısınız?.. Nusret Kalk!. Hırsızmış!..

–Nnnh.. eaah!.. Bizim evde hırsız mı vardı?..
-Hanfendi, rahatsız etmeyin adamı!.. Kurumsal bir durum bu.. Bu bölgenin yeni hırsızı benim.. Bundan böyle sizin evlerle ben ilgileneceğim.. 

-Ayol rüya mı görüyorum!.. Ne resmisi, ne bölgesi, ne ilgilenmesi?!..

-Yani taşeron olarak ihalede bu bölgeyi ben aldım.. Benim alanım buralar.. Pardon  Beyefendinin cüzdanı bu pantolonda mıydı?
-Hayır! Cüzdanı komidinin üzerinde de.. Hay dilimi!.. Ben anlamadım şimdi! siz bizi soymak için ihaleye mi girdiniz.
-Evet.. Garip mi geldi? Bu zamanda ben de sizi anlayamıyorum!
-Şey hayır da,  Bizden o kadar bişey çıkmaz!.. Kocam işsiz.. Ben ev hanımıyım.. Bu mahallenin çoğu da bizim gibi.. Bence zarar edersiniz!..
-Yok etmem.. Merak etmeyin!.. Kota anlaşmamız var!..Aylık belli bir miktardan az hasılat olur ise eksiğini hazine tamamlıyor.. Eskisi gibi değil bu işler çok şükür!.. Altın filan var mı.. Aratmayın!..

-Aa, delinin zoruna bak!.. Bir de yerini soruyor? Biraz çaba harcayın bari.. Nusret kalksana kalk diyorum!..

-Hanfendi, işimi zorlaştırmayın. Zabıt tutturmayın bana!. Hem zaten kota dolmazsa eksiği hazine tamamlayacak diyorum. Yani dolaylı olarak onu da sizden alacak!..
Ne farkeder? Ha şimdi, ha sonra!..
-Ha.. Aman, iyi! Öyle desene.. İçim rahatladı şimdi.. Aa deli mi ne ayol!..
Nusret, bi uyanmadın sen de!.. Hırsız her şeyi aldı gidiyor!.. 

-Ingh!.. Kim gidiyor?

-Tamam tamam kalkma artık! Hırsız bey işin bitince dış da kapıyı çekiver bari!..
Kayıtsız kuyutsuz, şartnamesiz, ihalesiz rastgele hırsız girmesin.. 

—

 

 

—
2. El Aracınızın Kilometresini Nasıl Düşürürsünüz? 

Gözlerime, kulaklarıma inanamadım..

Televizyonda haber izliyorum.

Haberlerden biri Ankara’da,  2. el araçların kilometresini düşürerek, onların yüksek fiyatla satılmasına “yardımcı olan” bir çetenin çökertilmesiyle ilgili.
Aslında haber bu kadar. Kısa yani..

Adamlar yakalanmış!

Haberi şenlendirmek için olsa gerek, haberi yapanlar bu işlemin nasıl yapıldığını anlatmaya başlıyor.

Adeta mini bir belgesel gibi.. İzleyiciye, hangi aparatın, hangi sırayla, nasıl kullanacağının tek tek ve anlaşılır bir şekilde bir bir aktarılmasıyla tamamlanıyor haber!
Yani, bir tekrarı eksik!
Haber bittiğinde, ikinci el aracın kilometresinin nasıl geri alınabileceğini, ampul değiştiremeyen ben bile öğrenmiş oldum!
Sonra kendimi, yan gözle benim külüstüre bakarken yakaladım!

…
Aynı kanaldan, şimdi cepçilik, tırnakçılık haberleri ve kursları bekliyorum!..

Hangi kanal mı bu?
Onu ben söylemeyeyim!.

Rtük ara sıra, Tele1’den, Halk Tv’den, KRT’den başka kanallara zap yapsın!.. Rastlayacaktır!..

—

 

 

Algı Dünyası..

Okulların tatil edildiği 16 Mart’tan bir gün sonra Türkiye’de tespit edilmiş vaka sayısı 47 kişi idi. Ülkemizde henüz korona nedeniyle ölen yoktu. Tir tir titriyorduk!. Dünya’da ise toplam vaka sayısı 87 bin, yaşamını kaybeden kişi sayısı 13 bin idi. Sadece okullar tatil edilmekle kalmamış, sokaklarda, site bahçelerinde çocuk sesleri tık diye kesilmişti..

…

Bugün Dünya’da teşhis edilen Covid-19’lu sayısı 10 milyonu buldu.

Bu virüs nedeni ile hayatını kaybeden sayısı ise 500 bin kişi. Ortalama bir büyük şehir nüfusu kadar insan!.. Tir tir titrediğimiz günlerle karşılaştırılamayacak kadar büyük fark var.
Ama gel gör ki, o gün tek gündemimiz olan korona bu gün arka sıralara düştü. Akşam haberlerinde turkuaz renkli bir tablo.. O kadar!
Bahçeler çocuk, sokaklar insan ve araç sesleriyle bezendi

…
Bu tehlike rakamlarla ilişkili ise daha bir pısmamız, saklanmamız gerekirken, daha bir coştuk.
Demek ki tehlike matematikle değil, algı ile yönetiliyor!..

Su pilav daha çok su kaldırır!


Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/06/abdulhamit.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-07-02 12:33:372020-07-02 12:33:37LOMBOZ 28 HAZİRAN PAZAR
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: İşsiz Sayısı Azalırken Link to: İşsiz Sayısı Azalırken İşsiz Sayısı Azalırken Link to: Lomboz 3 Temmuz 2020 Cuma Link to: Lomboz 3 Temmuz 2020 Cuma Lomboz 3 Temmuz 2020 Cuma
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön