İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

Lomboz 9 Ekim 2020 Cuma

10 Ekim 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

Ah şu post truth dünya!
Tam seçim öncesi Trump’ın koronaya yakalandığı açıklandı..
Bir anda Trump’tan çok dünyanın ve tabi ki ABD’nin ateşi yükseldi!
Hemen, yaklaşık bir ay sonra yapılacak 2. dönem başkanlık seçimleri için senaryolar konuşulmaya başlandı.
Bir anda Trump’ın siyasi mirası ortalık yere saçıldı.
Tam da ne zaman?
Kamuoyu yoklamalarının, Trump’ın rakibi Biden’in, seçim yarışında açık ara önde götürdüğünü yayınladığı günlerde!
Yani Trump’ın bir kaç puana acil ihtiyacı olduğu bir vahim süreçte!
…

Gel gör ki nasıl bir hastaysa, Trump, bir ara hastaneden çıkıp, hastane çevresinde konuşlanan ve taraftarı olduğu belirtilen, silahlı, külahlı bir garip kitleyi makam aracı içerisinden selamladı.
Nasıl bir tedavi ise de “pozitif” çıkmasından üç gün sonra zıpkın gibi taburcu oldu..
Şimdi gel de, altmış yaşındaki dağ gibi enfeksiyon profesörlerini deviren koronanın 74 yaşında, 120 kiloluk, obez olarak sınıflandırılan Trump’ı hiç mi hiç etkilemediğine inan!
…
Şayet bu hikaye Trump’ın seçim hanesine bir kaç puan olarak yansırsa seyredin dünyanın geri kalan ‘post truth’çu kurnazlarını!
Ne demek istediğimi anladınız siz!
—

 

Haftanın sözü:
Dr. Oytun Erbaş diyor ki: “Doktorluk ayrı hekimlik ayrı. Herkes doktor olabilir ama herkes hekim olamaz.”

Dr. Fahrettin Koca da diyor ki: “Vaka’lık ayrı hastalık ayrı. Herkes vaka olabilir ama herkes hasta olamaz!”

 

– – –

Ezmeseydi de virüs mü kapsaydı?

Geçtiğimiz haftanın en ezici haberi MHP milletvekili Erkan Haberal’ın makam şoförünün, cenaze namazına giden ‘ makam’ına, neredeyse ‘yeni bir cenaze’ yetiştirme girişimiydi.
Makamın, makam şoförüne en azından “yapma evladım böyle şeyler!”, demesi beklentisi ancak makamın makam şoförünü savunması;  hatta makamın bir ülküdaşının, Belediye’nin park görevlisi yetmezmiş gibi Belediye’nin Başkanı Mansur Yavaş’ı da işin içine katarak “icabederse ezer geçeriz!” şeklindeki tüy diken salvosu çok tartışıldı.
…
Korktuğumdan değil ama ne yalan söyleyeyim ben makam şoförünü haklı buldum.

Adam bir kere ‘makam’ına yapılan saygısızlığa aşırı sinirlendi.
Makam’ı adına “had bildirme” vazifesinin ifası icabetti..
Şu pandemi ortamında, Ankara gibi virüsün pasaportsuz dolaştığı memlekette, maske ve mesafeye dikkat etmeden gidip park görevlisinin boğazına mı yapışsaydı.
Boğazına yapışsaydı da o hercümerçte adamın gırtlağından çıkan virüslü damlacıklarla enfekte olup o enfeksiyonu birazdan cenazeden dönecek makam’ına da mı bulaştırsaydı?
Tabi ki hayır!

En temiz, en hijyen olanı yaptı!
Adeta temas ederken eldiven kullanmak gibi..

“Otomobil teması” ile virüs bulaştığını gösteren tek bir ‘peypır’ var mı?

 

—

 

HABERLERDEN ÖZETLER

 

S 400’ler Türkiye’yi geziyor

Test için Ankara’dan Sinop’a götürülürken , Samsun girişinde görüntülenen S 400’ler Sinop’ta bir süre dinlendirildikten sonra, sahil yolundan Erfelek Şami Şelalelerine götürüldü.
Gün boyu Şelale kenarında piknik yaptırılan Rus yapımı cihazlar Erfelek’in ardından,  Safranbolu’ya götürüldü ve tarihi mekanda klasik Safranbolu turu yaptırıldı.
Gece, Amasra’da turistik bir otelde konuk edilen S400’lere, Batı Karadeniz turundan sonra Suudi Arabistan Konsolosluğundan alınacak özel izin ile Müzdelife’de herşey dahil kahvaltılı umre seyahati yaptırılacağı belirtiliyor.

 

…
Tarikat Dansları Festivali Yapılacak

Tarikatların kendine özgü dans ritüellerinin, kapalı bir atmosferden çıkartılarak daha geniş kitlelerin izlemesine olanak tanınması ve gençlere, icabında dansına bakarak da tarikat seçebilme özgürlüğü sunulması amacıyla, Tarikat Dans Festivali düzenleneceği bildirildi.
Pürnur Tarikatı’na bağlı Menevişlendi Cemati, Kırkbirinci Hoca kolu’nun Fissür Dergahına bağlı vakfiyelerden biri olan Fürken Vakfı Emaneti Emanullah Götürgen: “Hamdolsun cemaat ve tarikatlarda, ambiyans yaratmak için zikir mealinde yüzlerce çeşit dans ve çılgın hareket var. Ancak bunların hangisi tarikat dansı hangisi apaçi dansı insanlarımız ilk bakışta ayırt edemiyor.  Mesela bizim tarikatın dansını Yeni Zelanda yerlilerinin Haka dansı ile karıştıranlar var. Bu festival sayesinde gençlerimizin kalp gözlerinin açılması ile birlikte, onlara, dansı kendi fıtratlarına en uygun olan tarikata mürid olma ayrıcalığını da bahşetmiş olacağız inşallah” dedi..

…

 

Meclis kulisinde uyuyakalan milletvekili sekiz ay sonra bulundu.
Uzun süredir ortalıkta görünmeyen fakat arayanı soranı olmadığı için yokluğu fark edilmeyen Bolu milletvekili Haydari Kütlen, Büyük Millet Meclisi kulisinde uyurken bulundu.
Kendisini tesadüfen bulan ve uyandıran meclis güvenlik görevlisine şaşkın şaşkın bakan kayıp milletvekilinin ilk sorusu “Meclis Tatile girdi mi?” oldu.
Üçüncü dönemdir aralıksız milletvekilliği yapan tecrübeli vekilin bu kadar uzun süre hiç uyanmadan nasıl uyuduğu konusu bilim dünyasını da ikiye böldü..
Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümü uzmanları Vekil’in uyanma bozukluğu hastalığına sahip olduğu ihtimali üzerinde dururken, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi uzmanları vekilin, ayıp söylemesi. bir tür hibernasyon haline girmiş olabileceğini belirtiyorlar.
…

Erbaş bütün mal varlığını kendine bağışladı
“Bir lokma, bir hırka” felsefesinden geldiğini beyan etmekle birlikte; “Bu dünyada fakir olanları cennette biz kıskanacağız!” şeklinde açıklama yaparak farkında olmadan bu dünyada zengin olduğunu itiraf etmiş olan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, tüm mal varlığını kendi kendine bağışladığını açıkladı.
Erbaş; “Abi bunu niye yaptın ki, ne manası var?” diye soranlara durumu ağlayarak şöyle açıkladı:
“Ya mübarek! Malımı kendime bağışlarken, malımın benden çıkış ve bana giriş anı arasında kalan o kısa aralık var ya, işte o aralıkta ben de fakirliği, yokluğu, hiçliği tattım. Açlık ve sefaleti gördüm. Garipliği, gurebalığı hissettim. Bir an için de olsa cennette kıskanılacaklar raddesine, o mübarek katmana yükseldim.. Bir noter masrafına değmez mi?” dedi..

…

Kanada Yerli’lerinin İHA ve SİHA’ları bitirme savaşı

Kanada’nın; Ermeni Lobisinin etkisi altında kalarak Türkiye’ye İha ve Siha’ların gözü sayılan Elektro optik Kızılötesi kameraları satmama kararı almasından sonra Yerli ve milli İHA ve SİHA’ların, “Yerli Malı” derken aslında Kanada Kızılderililerine ait olduğunun vurgulanmak istendiği anlaşıldı.
Askeri Ticaret Ateşesi konunun hatırlatılması üzerine yaptığı açıklamada, Hoş motoru da Ukrayna’dan alıyoruz. “Terminolojide yanlışlık yok. Yerli malı mı, yerli malı!.. İthal öküzün altında yerli buzağı aramayalım!“ dedi.

 


 

 

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/10/trump1.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-10-10 13:29:162020-10-10 13:29:16Lomboz 9 Ekim 2020 Cuma
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: Zaman çok çabuk geçiyor Link to: Zaman çok çabuk geçiyor Zaman çok çabuk geçiyor Link to: LOMBOZ 11 EKİM PAZAR Link to: LOMBOZ 11 EKİM PAZAR LOMBOZ 11 EKİM PAZAR
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön