İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu

Bu bölümdeki karikatürler, 2014 Temmuz’undan 2016 Temmuz’una kadar Ulusal Kanal’da Cuma Akşamları saat 21:00 de yayınlanan, Mustafa Mutlu’nun ‘Kral Çıplak’ programında ‘Canlı Yayın esnasında, gündeme ilişkin çizdiğim karikatürler’ den oluşuyor.. 2017 Aralık itibariyle yaklaşık bir buçuk yıllık bir aradan sonra bu kez aynı programa CEM Tv’ de yeniden start veriyoruz.. Yine Cuma akşamları, bu sefer saat 19:30 dan itibaren..

Re – ittifak

24 Kasım 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın/tarafından bulent

Bir güzel şarkıdır o,
“Bırak böyle kalalım / Bir dargın bir barışık / Nasıl olsa dünyada / Bütün işler karışık..”
En çok da yandaş medyanın, abandone kalem efendilerine acırım ben..
Tam alkışlayacak!.. Hooop! bir bakmışsın az önceki dost düşman oluyor..
Tam son küfürünü edip yazının kuyruğunu bağlayacak!..
Hoop! seninkiler barışmış kol kola geziyor..
Kolay iş değil..
Haberi on dakika geç öğrenip, baskıya o küfür kıyamet haliyle gitmek var..
Allah düşmanımı bu dönemde misal hürriyet, milliyet, star, akit, makit bil-umum reiz gazetesine yazar yapmasın..

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/11/23112018KralciplakA.jpg 1260 1700 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-11-24 00:38:122018-11-24 00:38:12Re – ittifak

Saray’ın konsept çitliği..

23 Kasım 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın/tarafından bulent

Milyonlar döküp sarayın bahçesine çiftlik kuran, bunu da itibardan tasarruf edilmez sınıfına sokan ‘bir itina’ beslenme uzmanlarına sesleniyor;
“Aranızda anlaşın! Aynı şeyi söyleyin!” diyor..
Beslenme uzmanları özünde ne diyor?
“Sıvı şeker tüketmeyin, mısır şurubu tüketmeyin, GDO’lu buğday’dan yapılan ekmeği makarnayı tatlıyı yemeyin.. Kızlarınız bu yüzden 6 yaşında regl oluyor, bu yüzden 40 yaşını bulmadan kanser oluyorsunuz, bu yüzden her 7 aileden birinin çocuğu olmuyor.. Bu yüzden bağışıklık sisteminiz çöküyor!.”
Peki tohum yasasını çıkarıp köylüyü GDO’lu hibrit tohuma mahkum eden bunu bilmiyor mu?
Şeker fabrikalarını kapatıp, üreticiyi ithal sıvı şekere, mısır şurubuna mahkum eden bunu bilmiyor mu?
Biyogüvenlik yasası ile GDO’lu ürünlerin gıda imalatında, hayvan yeminde kullanılmasını serbest bırakan bunu bilmiyor mu?
Üreticiye ayar vereceğim diye eti, pirinci, nohutu, fasülyeyi ne idüğü belirsiz kaynaklardan ithal eden bunu bilmiyor mu?
Toprağın, binbir çeşit ilaç ve suni gübre kullanımını denetlemeyerek toprağı, suyu zehirleyen bunu bilmiyor mu?
Biliyor!
Bal gibi biliyor!
Biliyor ki sarayına organik kümes, organik sera yaptırıp, tavuğunu, bıldırcınını, sebzesini, meyvesini orada yetiştiriyor..
Her biri 575’er metrekarelik salatalık- biber ve domates bahçeleri kuruyor
Biliyor ki, çifter çifter danışmana danışmadan yemek yemiyor..
Ne sandınız ya!
Konsept çiftliğine, mutfağına, bahçıvanına, temizliğine, danışmanına, ebesine, bebesine yılda 658 milyon harcayıp sonra da halkın yediğinden yiyecek değil ya..
Adamı Allah çarpar!

 

 

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/11/23112018KralciplakB.jpg 1260 1700 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-11-23 23:50:212018-11-24 00:04:39Saray’ın konsept çitliği..

SAYIN Diyanet İşleri Başkanı!

18 Kasım 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın/tarafından bulent

“SAYIN Diyanet İşleri Başkanı!
“10 Kasım’da saat 9’u 5 geçe kenefe gidin” deme nezaketsizliğini gösteren Kadir Mısıroğlu adlı zatı, 10 Kasım’da olmasa da 9 Kasım’da evinde ziyaret ettiniz.

Sonra da dediniz ki:

“Bu bir hasta ziyaretidir. Tamamen insani nedenlerle yapılmıştır.”

*

Sayın Diyanet İşleri Başkanı!

Tartışmaları bu şekilde bitirmeniz, soru işaretlerinizi bu şekilde gidermeniz pek mümkün görünmüyor maalesef.

*

Sayın Diyanet İşleri Başkanı!

Eğer hasta ziyaretinin 9 Kasım’da gerçekleşmesi sizin açınızdan tamamen tesadüf ise…

Bunun bir tesadüf olduğunu kamuoyuna çok net, çok açık, çok vurgulu bir şekilde açıklamak durumundasınız.

– Mesela… “9 Kasım özenle seçilmiş bir tarih değildir” demelisiniz.

– Mesela… “Talihsiz bir tevafuk olmuştur” demelisiniz.

– Mesela… “9 Kasım’daki bu ziyaret herhangi bir ima içermemektedir” demelisiniz.

*

Fakat Sayın Diyanet İşleri Başkanı!

Bunları demekle de yetinmemelisiniz.

Ayrıca…

“Saat 9’u 5 geçe kenefe gidin” sözünün…

– İslami ahlak ve terbiyeye hiç yakışmadığını…

– Asgari nezakete bile aykırı olduğunu…

– Ölmüşlerimizin hayırla yâd edilmesi prensibini alenen çiğnediğini…

– Bunun bir “eleştiri” olmadığını, bir ağzı bozukluk olduğunu…

Bu vesileyle mutlaka belirtmelisiniz.

Sayın Diyanet İşleri Başkanı!

Diyebilirsiniz ki:
“Kardeşim! Her ziyaretinde bulunduğumuz hastanın fikirlerine katılıp katılmadığımızı söylemek zorunda mıyız? Bu ne saçmalıktır!”

*

Sayın Diyanet İşleri Başkanı!

– Eğer ziyaret ettiğiniz zatın “10 Kasım’da kenefe gidin” diye bir sözü olmasaydı…

– Eğer günler torbaya dolmuş gibi ziyaret günü olarak 9 Kasım’ı seçmeseydiniz…

– Eğer “9 Kasım’da kenefe gidin” tarzı bir terbiyesizlik, bir “fikir” olsaydı…

– Eğer siz Diyanet İşleri Başkanı olmasaydınız…

Bu sözünüzde yerden göğe kadar haklı olurdunuz.

*

Sayın Diyanet İşleri Başkanı!

İşte tam da bu nedenle…

“9 Kasım tamamen tesadüftü” ve “Kenef sözünü asla tasvip etmem” demelisiniz.

Bunu söylemediğiniz takdirde…

Sizin hakkınızda şu iki hükmün verilmesi kaçınılmaz olur:

– BİR: Diyanet İşleri Başkanı, Atatürk gibi milli bir değer üzerinden bu toplumun kutuplaşmasına katkı sağlamaktan gayet memnun!

– İKİ: Diyanet İşleri Başkanı, Atatürk gibi milli bir değere büyük kıymet veren bu milletin fertlerinin incinmiş olmasını hiç umursamıyor!

Bu iki hükmü de geçersiz kılıp yerlere çalmak sizin elinizde Sayın Diyanet İşleri Başkanı.

Lütfen harekete geçiniz!”

—

Yukarıdaki yazı bana ait değil..
Ahmet Hakan’a ait.
Hem de Aynen Vatan gibi, Milliyet gibi Demirören Grubu tarafından satın alınmış ve yandaş gazete haline getirilmiş Hürriyet’teki köşesinden..
Üslubunu gereğinden fazla nazik bulmakla birlikte,  noktasına, virgülüne kadar katılıyorum..
Ama hemen söyleyeyim ki Diyanet İşleri Başkanı’ndan “istifa” gibi asil bir bürokrat harakirisini boşa bekliyor..
Asalet, altın sırmalı cübbe giymekle olmuyor..

 

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/11/16112018KralciplakA.jpg 754 1000 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-11-18 03:24:462018-11-18 03:24:46SAYIN Diyanet İşleri Başkanı!

Diyanete siyaset olur mu?

10 Kasım 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın/tarafından bulent

Devlet Memurları Yasası, memurların siyasetle herhangi bir şekilde ilgilenmesini tamamen yasaklıyor. Mevcut yasanın Diyanet’le ilgili kısmında siyasetle ilgilenen ya da siyasi görüşünü açıklayan din görevlilerinin meslekten atılması öngörülüyor.
Ama biliyoruz ki bu gün siyasetin en önemli sahnesi haline getirilmeye çalışılan mekanlar camiler..
Siyasetin gözü imamların üzerinde.. Siyaset, onları memleketin en ücra köşesinde bile düzenli olarak parti çarkını çeviren makineler olarak görme arzusundan vazgeçmiyor.
Örneğin Geçen yıl Eskişehir 2’nci İdare Mahkemesi din görevlilerine siyaset yasağı düzenlemesini Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla AYM’ye götürmüş, ancak laiklik ilkesini hatırlatan Ana Yasa Mahkemesi talebi oybirliğiyle reddetmişti.
Diyanet “Zinhar böyle bir talebimiz yok!” diye açıklama yapıyor ama
9-12 Ekim 2018’de Diyanet Hukuk müşavirliğince Kızılcahamam’da düzenlenen hukuk çalıştayının sonuç bildirgesinde “Siyaset yasağı kavramlarının yeniden tanımlanması amacıyla başkanlık birimlerinin de katılımı ile hukuk müşavirliğimiz koordinesinde bir çalışma başlatılacaktır”
ibaresini neden sonuç bildirgesine koyduklarını da açıklayamıyor..
“O ifade o anlama gelmez, biz öyle bişey kasdetmedik!” deyip geçiyor..

E, koskoca, sırmalı cübbeli, “laylonsuz sarıklı” din adamları yalan beyanda bulunacak değil ya!
Bizde bir enayilik var zaar!

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/11/09112018KralciplakA-1.jpg 1260 1700 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-11-10 15:19:502018-11-10 15:29:35Diyanete siyaset olur mu?

Ne konuşuyorsunuz?

10 Kasım 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın/tarafından bulent

7 Kasım’daki ikinci yüz günlük eylem planının ele alındığı kabine toplantısı sonrası, toplantı ile ilgili bilgi veren Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Ahmet Kalın’a  TV 24 televizyonundan Ahmet Özdoğan ‘gıda enflasyonu’nu sordu. Kalın bu soruya: “Bu konu spesifik olarak gündeme gelmedi. Çünkü ekonomi ile ilgili bir sunum yoktu!” cevabını verdi..
Aynı gün, bu ülkenin ticaret bakanının bile 356 firmanın konkordato ilan ettiğini açıkladığı, binlerce esnafın kepengini kapattığı ya da kapatma noktasına geldiği, daralmanın, işten atılmaların sürdüğü, enflasyonun hızla yükseldiği bir ülkede 2. Yüz Günlük Eylem Planı toplantısında ekonomi konuşulmuyorsa siz orada ne konuşuyorsunuz arkadaş?!

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/11/09112018KralciplakB.jpg 1260 1700 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-11-10 14:08:482018-11-10 14:08:48Ne konuşuyorsunuz?

ittifak!

3 Kasım 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın/tarafından bulent

AKP ile MHP arasında, iki ayrı kurum arasında öyle sıkı ve zorlama bir ittifak bağı oluşturuldu ki birbirlerine kıpırdama alanı bırakmadılar. Hatırlayalım.. Her ikisine de birkaç puanlık hayati değerde oy lazımdı.
Durum eşyanın tabiatına aykırıydı ama zorunluydu..
Öyle bir  “birkaç puan” ki birini barajın üzerinde tutundurdu, diğerinin de sultanlığını kurtardı..
Ama insan evladı böyle bir şey.. O vahim tablo, o endişe dolu günler geçti gitti.. Unutuldu bitti!
Şimdi yeni bir seçim ve yeni sıkıntılar var. İlahi adaletin ateşle imtihanı bitmek bilmiyor ki!
Bu sefer ittifak fazla işe yaramıyor ama “ayrılma da ayrılamıyorlar..”
Amerika’da karikatürist olsaydım, sistemin engin hoşgörüsüne sığınarak bu duruma başka bir karikatür çizerdim.
Ama değilim!..

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/11/02112018KralciplakB.jpg 1260 1700 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-11-03 00:41:382018-11-03 00:41:38ittifak!

Perde

3 Kasım 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın/tarafından bulent

16 yılda ekonominin geldiği nokta öyle başarılı ki, konkordato ilan eden şirketlerin sayısı 3 bini geçti.
Yıl sonuna kadar da 7 bini bulacağı söyleniyor.
Yönetenler o liyakatli ki aynı anda iki kurumun açıkladığı enflasyon rakamı bile birbirini tutmuyor..
Piyasalarda yaprak kımıldamıyor. Esnafa “indirim yap!” dayatmaları ile; bir kaç kalem malda geçici indirilen KDV oranları ile; Emlak satışlarına destek uygulamaları ile; gün aşırı yapılan ekonomik koordinasyon toplantıları ile krize çözüm aranır gibi yapılıyor.
O halde bütün bu vahim tabloyu, tam da yerel seçimler öncesinde halkın önünde tartışmamak lazım..
Malum TV’ler, durumu perdelemek için ellerinden geleni yapıyor. Yandaş kanalların efervesan programları yetmiyor.
Otopark kavgaları bile ana haber bültenlerinin can kurtaranı oluyor. Tam da bu ihtiyaç ortamında ortaya çıkıyor Kaşıkçı cinayeti vakası.
Evire çevire kullanılıyor..
“Gerçekten de bu pis cinayetin bu kadar konuşulacak nesi var?” diyenler olacaktır..
E, bunu konuşmayıp da ekonomiyi mi konuşsunlar?

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/11/02112018KralciplakA.jpg 1260 1700 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-11-03 00:04:462018-11-03 00:04:46Perde

Hani 24 Haziran’dan sonra uçacaktık..

28 Ekim 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın/tarafından bulent

AKP Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Haziran sonrasını “şahlanış ve yeniden yükseliş” olarak isimlendirmişti.  Seçim sloganı “Türkiye Şahlanıyor” olarak belirlenmişti. Zira artık çıraklık, kalfalık, ustalık dönemini bitirdiğini belirten ve “Şimdi büyük ustalık dönemine hazırlanalım!” diyen Reis ‘Master’s Degree’yi  deklare ediyordu.
Yani, “dörtnala gelip uzak asyadan, Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket..” on altı yıldır devam eden dörtnal durumundan artık “şahlanış ve yeniden yükseliş”e geçecekti..
Akıl karışıklığına gerek yoktu..
“Bizim 146 projemiz var. 24 Haziran’dan sonra Allah’ın izniyle uçacağız, şahlanacağız.. Hiç kimsenin aklı karışmasın.” diyen Başbakan yardımcısı Hakan Çavuşoğlu’da Reis’inin beyanının altına mühr-ü vekili basıyordu..

Çakma Medya ve çakma iş dünyası da aynı havadaydı.
“İş dünyası için en önemli iki unsur güven ve istikrardır. Hem yerli hem de yabancı yatırımcılar bu seçim sonuçlarını beklemektedir. Bu seçim sonrası güvenin ve istikrarın artmasıyla yeni sistemin işleyişi içinde yerli ve yabancı yatırımlar artacaktır.” diyordu koskoca Müsiad Başkanı Abdurrahman Kaan..
Devlet Bahçeli meseleyi özetledi ve “24 Haziran yeniden doğuştur” diye noktayı koydu..

Sonra seçim ve referandum bitti. 24 Haziran geçti gitti.. Her şey Reis’in istediği gibi oldu..
Sonra bir baktık ki üç liralık salça on lira olmuş. Kaç bin şirket konkordato ilan etmiş. İşsizlik artmış, maaşlar erimiş..

Hani şahlanacaktık, uçacaktık derken, bir uçak sesi duyduk!
Katar’dan hediye miymiş, 500 Milyon dolara mı alınmış ne?..
Özel üretim bir B- 747-8..
Dünya’da sadece sekiz adet var..
Biri bizde..

Unutma, unutturma..

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/10/25102018KralciplakB.jpg 1260 1700 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-10-28 01:52:532018-10-28 03:58:48Hani 24 Haziran’dan sonra uçacaktık..

Yıldız gemisi.. Kaptanın seyir defteri..

28 Ekim 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın/tarafından bulent

Püskevit Bey kim?  Bir ‘flashback’ yapalım..
11 Ekim 2016’da, bundan tam iki yıl önce, Reis bile unutmuşken, o hissi ve gırtlaktan sesiyle; “Şu anda Anayasa çiğnenmekte ve suç işlenmektedir..” diyerek başkanlık sisteminin tartışmalarını yeniden açan, Yandaş medyada konunun hızlandırılmış tartışma programlarıyla olgunlaştırılmasından sonra bu kez referandum tarihini ortalığa fısıldayan adam!..
Yani “görünürde” Reis’e bu uçaklı, saraylı mutlu, 2 milyar küsür bütçeli ikbali hediye eden adam!..

Püskevit Bey şimdi diyetini istiyor!.. Barajın üstünde kalmasını sağlayan ‘bir kaç puancık ve bürokratik atamalar’  bu büyük hediyenin karşılığı olamaz!.
Bir iki sinyal çakıyor.. Rahip konusunda, Af konusunda..
Hele af konusu, elinden kayıp giden eski ülkücülere yani ‘bir kaç puancık’a bir selam çakmak için de önemli..
Ama ciddiye alan yok! Hatta dalga geçen aymazlar var..
Daha ciddi bir uyarı lazım!
‘Emeklilikte Yaşa Takılanlar’ ile daha major bir uyarı veriyor.
Önce muhalefetle, hatta HDP ile aynı kutuya oy atıyor. Yani  “Arkadaş, bu yangını büyütürüm! Ona göre!” diyor..
Ama konunun devamını getirmiyor. Çekimser kalıyor..
Püskevit Bey diyet istiyor. Belediye seçimlerinde “Adana’yı, Mersin’i şurayı burayı bana bırakın! İstanbul sizin olsun!” diyor..
“Kendimi de yakarım ama sizi de yakarım!” numarası çekiyor.
Halbuki yakamaz.. Göreceksiniz yakamayacak..
Çünkü dizinin senaryosunun bu bölümü böyle yazılmadı..

Yıl 2018, Aylardan Ekim..
Unutmayalım.. Unutturmayalım..

 

 

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/10/25102018KralciplakA.jpg 1260 1700 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-10-28 01:33:412018-10-28 01:34:10Yıldız gemisi.. Kaptanın seyir defteri..

Gazeteci

14 Ekim 2018/0 Yorumlar/in Canlı Yayın/tarafından bulent

Gazeteciliğin geldiği ibretlik durum içler acısı.
Bu ucubelere “kötü gazeteci” demek bile iltifat.
Çünkü gazeteci değiller ki kötüsü olsunlar. Takla atmaktan soru soramıyorlar.
Aslında işleri o kadar zor ki, Reis, bu gün “ak” dediğine yarın “kara” diyor ya, bazen en son ne dediğini yakalayamamak ve açığa düşmek gibi acınası bir dertleri var.

Damat, “Mckinsey’e karşı çıkan ya cahildir ya da vatan hainidir!” dedi.

Gazeteciler aynı minvalde yazılarını köşelerine döşediler .
Yorumcu hanımlar ve beyler bu görüşe uygun yorumlarını yandaş tv’lerde dile getirdiler.

Ancak gel gör ki kendi kamuoyu bile bu girişime karşı çıktı..
“Koskoca Devlet, şirket mi ki McKinsey’e danışıyor.” Dediler.
Ertesi gün reis  Mckinsey’e postayı koydu.
Oysa henüz yorumcuların pro-McKinsey yorumlarının mürekkebi bile kurumamıştı.
Hepsi fırdöndü gibi döndüler.
Eller klavyede gözler ve kulaklar reis’in sesine kitlenmiş.

Bu zamanda gazetecilik (!) zor zanaat!

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2018/10/12102018KralciplakA.jpg 1260 1700 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2018-10-14 01:57:352018-10-15 02:43:00Gazeteci
Page 6 of 20«‹45678›»
Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Kasım 2026
    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön