İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu

Sakın ha korkuyor olmasınlar!

25 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

2011’de seçimleri öncesi ortaya atılıp bu günlerde yeniden altı ısıtılan “Çılgın Proje Kanal İstanbul” konusunda televizyonlarda konuşmayan kalmadı..
Konuyu can havliyle tartışan kanallarda emekli bir iki profesör dışında konuyla gerçek anlamda ilgisi ve bilgisi olan tek bir konuşmacı görmedik.
Her ne kadar 81’inin rektörünün ‘tek bir yayınlanmış makalesi’ yok ise de bu ülkenin 206 üniversitesi var?
Onlar neden sus pus. Sakın korkuyor olmasınlar!.. Saçma!
Ha! Ortalıkta, projeyi onaylayan ve ÇED raporunda da uzman olarak imzası bulunan Dr. Yavuz ÖRNEK isimli tek bir akademisyen var.
O da öyle allahlık bir muhterem ki, bir önceki trend topik medya mütalaasında;
-Hazreti Nuh’un cep telefonu kullandığını iddia ediyor!
-Kadın haklarının yahudi tezgahı olduğunu söylüyor!
-Karadeniz’in patlaması durumunda ise Kanal İstanbul’un taşan suyun tahliyesini kolaylaştıracağı bakımından yararlı olduğunu savunuyor.
Şu ana kadar en somut tek bir şey var!
2011’den bu yana bölgede 30 Milyon metrekarelik arsa hareketi olmuş!
Maç sürüyor..
Projenin ‘çılgın bir emlak projesi olduğu -1
Geri kalan -0

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/profesor.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-25 23:55:032019-12-26 00:32:32Sakın ha korkuyor olmasınlar!

Asgari Ücret

24 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

Türk-İş’in rutin olarak açıkladığı Kasım 2019 Açlık sınırı 2103 TL. Yani 4 kişilik bir ailenin beslenme, yaşama, geçinme değil açlıktan ölmemesi için gereken para.. Asgari ücret bu rakamın bir kaç kuruş üzerinde.  4 kişilik aile babası, kirasını ödeyecek, çocuğunu okutacak, yiyecek, içecek, giyinecek ve bu parayla hayatta kalmaya çalışacak. Türk-İş, 2578 TL istiyor.. Hükümet ise bir kaç gün içinde ne vereceğini açıklayacak.
Türkiş’in istediğini bile verse yolsuzluk sınırının üç kata yakın altında, açlık sınırının bir tık üstünde olacak.
Yanlış anlaşılmasın.. Bu, asgari ücretle de olsa bir işi olan vatandaşın durumu..
İşsizin vay haline!..

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/mutasyon_fotosentez.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-24 22:35:482019-12-25 23:26:04Asgari Ücret

Faizsiz Bankacılık olur mu?

24 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

Faiz enstrümanıyla yürüyen global bir ekonomide, benzer başvuruları yapıp, benzer izinleri alıp, adına banka denilen bir işletme açacaksınız.
Aynı merkez bankası, aynı yazılım, aynı ceza ve ödül sistemini kullanacaksınız.
Kullandığınız dökümanlarda, formlarda, yazılımlarda yer alan “Faiz” kelimelerinin üzerini çizip “kar payı” yazacaksınız.
Denetim mekanizmasının ortasına “Fıkıh”ı yerleştirip, banka müfettişlerinin olmazsa olmaz özelliğini Allah-u Teala korkusu olarak resmi gazeteye işleyeceksiniz.
Sonra, buna faizsiz bankacılık diyeceksiniz!

Hadi, adına ‘kar payı’ deyip, buna inanmaya dünden hazır mütedeyyin mudinizi kandırdınız.
İkinci dereceden faiz’i Allah-u Teala’nın da anlamayacağını mı varsayıyorsunuz?

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/faizsizfinans.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-24 00:03:572019-12-24 00:03:57Faizsiz Bankacılık olur mu?

Yazarkasa

22 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/Yeni_nesil_yazarkasa.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-22 22:16:472019-12-22 22:16:47Yazarkasa

Garip gureba

21 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

Türkiye’de bulunan Suriyeliler arasında yapılan anket ve araştırmalar gösteriyor ki %70’i Türkiye’de kalacaklar.
Başka bir gerçek daha var ki, bu yüzyılda, onları kendi arzuları dışında sınır dışı etmek mümkün değil.
O halde bizim garip gurebamızın makus talihini birlikte yaşayacağız..
Bir kısım akıllı insanlar vaktiyle “Suriye’yenin işine karışmak bize çok zarar verir!” demişlerdi. Onları dinlemediler.. Ardından mülteci akını başlayınca yine bir kısım akıllı insanlar, “Bunların %70’i Türkiye’de kalacak. Rehabilitasyon ve uyum çalışmalarına hemen başlanılmalı!”  dediler.. Onları da dinleyen olmadı.. Şimdi artık söylenecek söz yapacak şey kalmadı..
Yeni garip gurebamız hepimize hayırlı olsun!

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/Suriyeli_cocuk.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-21 22:38:482019-12-21 22:40:41Garip gureba

Ziraat Bankası Simit Sarayını satın alıyordu ki

18 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

Ziraat Finans Grubu’na bağlı Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı, ekonomik olarak zor günler geçiren Simit Sarayı’nın yüzde 51 hissesini Kavukçu Yapı’dan devralmak için 12 Aralık Perşembe günü Rekabet Kurulu’na başvuruda bulundu.13 Aralık Cuma günü basına yansıyan haber gündeme bomba gibi düştü.
Zira  Simit Sarayı’nın avukatı ile Cumhurbaşkanı’nın avukatının ortak olduğu, Simit Sarayı’nın ortaklarından birinin de Cumhurbaşkanı’nın köylüsü olduğu iddia edilmişti.
Fiyat belli değildi, ama 25 ülkede 11 bin’i aşkın çalışana sahip Simit Sarayı, 2 yıl önce sadece yüzde 10’unu Suudi ortak Fawas Alhokair’e 100 milyon dolara satmıştı. Şu halde Ziraat Yatırımdan istenen en az 500 Milyon USD olmalıydı.
Simit sarayının avukatı Mustafa Doğan İnal ortaklık bilgisini yalanlasa da  kamuoyunda tepkiler dinmedi.
Olay tartışılmaya devam edince Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir açıklama yaptı.
Bankanın Simit Sarayı’nı almasını tasvip etmediğini söyledi.
Bu açıklama üzerine Rekabet Kurumu’nun internet sayfasından bankanın Simit Sarayı ile ilgili başvurusunun kaldırıldığı görüldü.
Şimdilik satınalma işlemi durdu gibi..
Zaman ne gösterir göreceğiz.

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/simit_sarayi.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-18 22:46:492019-12-18 22:46:49Ziraat Bankası Simit Sarayını satın alıyordu ki

Gerçekten de Çılgın Proje

18 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

Sülün Osman’a pabucunu ters giydirecek bir süreci canlı canlı yaşıyoruz..
Kanal İstanbul’un asla yapılamayacağını, ne ulusal ne de uluslararası dirençleri aşamayacağını, ortaya atıldıktan hemen sonra, onu ortaya atanların bilmiyor olması her halde mümkün değil. Vaktiyle Bülent Ecevit’in de seslendirdiği bu -kulağa hoş gelen- projenin fizibilitesi üzerinde birkaç adım atılınca olanaksız ve anlamsız olduğu hemen anlaşıldı ve üzerine giden olmadı..
Ta ki 2011 seçimlerine kadar..
Şimdi araplara fuar yapılıp model göstererek, üstelik de devlet tarafından satılmış binlerce metrekare arsa ve Karadeniz ekosistemini tehdit etmesi nedeniyle ne yazık ki gerçekleşemeyecek olması çok muhtemel bir proje var..
Arsaları satın alanlar müsterih olsunlar..
Kanal istanbul yapılmasa da her halükarda değerlenecek bir yatırımları oldu.
Kendilerine yaramasa da torunlarına çok değerli bir miras bırakacaklar..
Çılgınsa çılgın!..

b

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/kanal_istanbul_karikatur.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-18 12:22:562019-12-18 12:22:56Gerçekten de Çılgın Proje

MUŞUR BOZUK

15 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

ASLINDA MUŞUR BOZUK (8 Ocak 2020 GazetePencere- Köşe Yazısı)

Isı muşuru küçücük bir şeydir. Ama motorun sağlığını yansıtan en önemli parçadır..
Muşur bozuk olursa arabanın motorunun ne kadar ısındığını anlayamazsın..
Mazallah bir bakmışsın, conta kavrulmuş, motor yanmış, haberin yok!
Niye motor yanmış?
Çünkü muşur bozuk!

**

Bir ülkede halkın enflasyonu ile hükümetin enflasyonu arasında hatırı sayılır bir fark çıkıyorsa muşur bozuk demektir!
Muşur bozuksa ne olur?
Az buçuk otomobil kullanan kime sorsan bilir!.
Motor aşırı ısınır ama sen göremezsin.. Sonra conta kavrulur, haberin olmaz..
Hoppaa! Bir de bakmışsın motor yanmış!
Ondan sonra kendi kendine dövün dur!
Daha dün tıkır tıkır çalışıyordu.. Ne oldu bu motora?
**

Pazar esnafının soğan etiketlerine “Soğan Bey!” yazdığı günleri hatırlayın!.
2018’in Kasım’ından itibaren artmaya başlayıp, pazardaki satış fiyatı on TL’yi bulan patates-soğan ikilisi, hain olarak hükümetin hedefine yerleştirildiyse de asıl suçlunun “hal esnafı” olduğu tespit edildi ve gözler hal esnafına çevrildi.

Ekonomisi tıkır tıkır işleyen güzel ülkemizin ocağına incir ağacı dikmeye çalışan bir kısım kökü dışarıda hal esnafı bulunmaya çalışıldı. Ama bulunamadı.
Sonra ekonomi dedektiflerinin aklına patates-soğan depoları geldi.
Esas branşı ekonomi olan Cumhurbaşkanımızın; “Bundan sonra stokların yapıldığı bütün depoları basacağız!”şeklindeki açık seçik ifadesi üzerine, zabıta ekiplerince meşum depolara seri baskınlar yapıldı. Gerçekten de depolarda zil-zebil patates soğan bulunuyordu. Hemen çuvallar mühürlendi.. Soğanlar zabıta nezaretinde sebze haline taşındı.. Ele geçirilen patates soğan çuvalları basının karşısına çıkartıldı. Misal, çuvallarla “Zabıta” yazılıp foto-muhabirlerine, dronlara poz verildi.
Neden sonra; bunun stok değil, rutin bir işlem olduğu, her mevsim soğan patates yetişmediği ama her mevsim yendiği için bunların sevkiyattan önce depolanan masum soğan-patatesler olduğu anlaşıldı.
**
Şu halde bütün deliller pazarcı esnafını gösteriyordu.
Fiyatı kafalarına göre koyup yükselten onlar olmalıydı..
Misal, tezgahındaki etikete “Soğan Bey 10 TL“ yazan pazarcı aranıp tarandı. Bulundu!.
Ama onun alış fiyatının da, satışına uygun bir fiyat olduğu anlaşılınca sadece “Soğan Bey!” konusunda ifadesi alındı. Zaten pahalı olan soğana bir de “Bey! demek suretiyle halkın manevi duygularını rencide edici fiil işlemek suçuna -aha da- teğet geçmekten, hafif kulağı burkuldu ve serbest bırakıldı.

Uzun lafın kısası; Ekonomi yönetiminin, Damat Bakan’ın, Mit ve zabıtanın, koordinasyon ve uyum içerisindeki bütün çabalarına karşın memleketin ekonomisinin harim-i ismetine duhul etmek isteyen bu şer odakları bulunamadı..
Neden bulunamadı?
Çünkü meselenin kaynağı patates-soğan değil ısı muşuruydu.
Peki bu durumu ekonomi yönetimi anlayabildi mi?
Hayır anlayamadı!
Hala da anlayamadığını, biz şuradan anlıyoruz ki: Patates soğan ihracatının, Tarım ve Orman Bakanlığının ön iznine bağlandığı karar, önceki günkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Her ne kadar ekonomimiz “liberal” de olsa, artık bakandan izin alınmadan patates ve soğanın yurt dışına çıkışı yasaklanmış, dış güçlerle olası bir temas ihtimali sıfırlanmıştı.
Zira “Küliye’nin piyar danışmanları” yeni bir soğan-patates fiyatı çıldırmasına, yönetimin tahammülü olmadığını düşünüyorlardı.
**
Sonuç olarak, 2018’den buyana süren patates-soğan sorunsalını, ‘Asıl branşı ekonomi’ olan Sayın Cumhurbaşkanımız ve en asıl branşı finans ve global ekonomi olan Damat Bakan’ın başında olduğu koskoca ekonomi uzmanları çözemedi!
Halbuki ‘Gülsan Sanayi’de çırağa sorsan bilir!
“Abisi, soğan neden sıkıntılı?”
“Çünkü Muşur bozuk!”
Conta kavrulmak üzere!
Motorun yanması yakındır!

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/enflasyon_canavari.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-15 23:14:172020-01-13 20:15:07MUŞUR BOZUK

Çılgın Projede Panik Atak

14 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

2011 Seçimleri öncesi açıklanan çılgın proje, açıklanmasından buyana sekiz yılı dokuza devirdi..
Sekiz yıl boyunca genel iktidarda da yerel iktidarda da AKP vardı.
Yerel iktidar değişip üstüne, AKP ‘içten dağılma’ sürecine girince proje yeniden ateşlendi.Neden ve kim sıkıştırdı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi CHP’li Nadir Ataman sordu.. “Ekonomik koşullar daha uygunken neden hayata geçirmediniz çılgın projenizi? Yüz binlerce metrekare yer alan Arap ve Ortadoğulu yatırımcılar serzenişte bulunduğu için mi süreç hızlandı”
Katar Emiri’nin, cevval annesi Şeyha Moza’nın bu bölgede yüz binlerce metrekare yer almış olduğunun belgelenmesi bu görüşü destekliyor!..
Tapu kayıtlarının, önünde sonunda ortaya çıkma gibi bir arızası vardır.
Bu pilav daha çok su kaldırır..
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/kanal_istanbul.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-14 23:45:522019-12-14 23:52:09Çılgın Projede Panik Atak

Cezaevlerinde kapasitesinin üç katı mahkum..

14 Aralık 2019/0 Yorumlar/in Genel/tarafından bulent

Türkiye’nin 110 bin kişi kapasiteli cezaevlerinde şu anda mevcut tutuklu ve hükümlü sayısı 280 bin kişi..
Neredeyse full kapasitenin 3 katı.. Yani bir yatağa neredeyse üç mahkum düşüyor.
Elbette, hükümlülerin açık cezaevlerine yönlendirilmelerinin süre, psikoloji gibi parametreleri var.
Bu durumda birinci sıradaki parametrenin bu mahşeri koğuşların kalabalığını azaltma baskısı olmadığını kim iddia edebilir?
Ciddi devlet “E suçlular zaten, varsın bu kadarına da katlansınlar!” deyip geçemez!
Evrensel hukuk diyor ki: “Kimseye aynı suçtan iki kez ceza verilemez!”
Devlet isen çözeceksin..
“Paranoid şizofreni” bile saptama yeteneğini yitirmiş bir yapı, cezaevlerinin yükünü hafifletmenin ceremesini bu ülkenin gencecik masum çocuklarını kurban ederek ödeyemez.

 

 

https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2019/12/cezaevleri_dolu-1.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2019-12-14 21:26:022019-12-14 21:26:02Cezaevlerinde kapasitesinin üç katı mahkum..
Page 30 of 42«‹2829303132›»
Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Kasım 2026
    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön