İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon
  • Anasayfa
  • Hakkında
  • İletişim
  • Pencere
  • Karikatür Yazıları
  • Click to open the search input field Click to open the search input field Ara
  • Menu Menu
bulent

LOMBOZ 23 EKİM 2020 CUMA

23 Ekim 2020/0 Yorumlar/in Karikatür Yazıları/tarafından bulent

 

Haftanın Sözü:

“Her toplumdaki aptal oranı aynıdır. Farkı oluşturan bunlara verilen pozisyonlardır.”

  1. M. Cipolla / Ekonomi Tarihçisi

—

 

Mizah yazarlığının bittiği yer!

Bu hafta siyaset sahnesinde yer yer etkili, komik, mevzii laf sağanağı yaşadık. 

Bu iktidar döneminde mizahçıların neden gözden çıkarıldığını, neden işlerinden edildiğini daha bir idrak ettik.  

Önce bizzat Cumhurbaşkanı’nın ağzından, medya’nin önemli bir ağırlığının kendi denetimlerinde, yönetimlerinde olduğunun tescil ve itirafı çıktı. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, bu işin uzmanlarının ‘medyanın %98’i olarak belirttiği “yandaş medyayı” kastederek:
“Medyamız en modern altyapıya sahip ama bizim sesimizi yansıtmıyor!” şeklinde trajikomik bir açıklamada bulundu.
…

Ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: “Okullarda açılan sınıflarda, açılmayanlara göre vaka düşüşü görüyoruz!” şeklinde bir cümle kurarak tersine varyete ile mizahın ‘güldürürken düşündüren’ karakterine sağlam bir mühür vurdu.
Önce güldüm.. Ama o günden beri düşünüyorum..
Çözemedim!

…

Ardından mizah cemahiriyesi, temiz bir sille de Bahçeli’den yedi.
Bahçeli’nin; posterinin civarına asılmış ekmek poşetleri görüntüsü eşliğinde “ekmeği askıya asınca ekmeksizler deliklerinden çıktı!” şeklindeki bu işin Nirvana’sına ulaşmış enstalasyonu karşısında, düğmelerinizi iliklemekten başka yapacağımız hiçbir şey yoktu.

…

Vaktiyle işimizden atılmıştık!  Şimdi burnumuz yerlere sürülerek ve eziklenerek işimizin tamamen elimizden alınması durumu ile karşı karşıyayız.

Allah sonumuzu hayretsin!

– – –

 

En sığından derken?

Bu hafta galiba Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın itiraf haftasıydı!
İktidarının üçüncü, beşinci, yedinci değil, 19’uncu yılına girmek üzereyken, milli eğitimde başarısız olduklarını belirtti ve “Fikri iktidarı ele geçiremedik” şeklinde sitemkar bir konuşmayla devam etti:

“…Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmek için çıkılan yolun en sığından, en bayağısından, en çarpığından bir batı taklitçiliğine dönüşmüş olması, Cumhuriyet’imizin en büyük kaybıdır.”
…

Şimdi tam burada bir nefes alıp düşünmek lazım!
Fikrin, irfanın, vicdanın hür olmadığı rejimler tam da padişahlık rejimleridir.
Oysa biz Cumhuriyet’i, kendi kendisini çökerten bir padişahlık rejimi üzerine kurmadık mı?

…
En sığ, en bayağı ve en çarpık batı taklitçiliği; kendisini “Çoban Sülü” olarak isimlendiren bir Anadolu çocuğunu, götüre-getire, kırk yıl boyunca bu memleketin en üst makamlarında tutmadı mı?
…

En sığ, en bayağı ve en çarpık batı taklitçiliği; Hasköy ve Fener arasında sandalcılık yapan, gariban Ahmet kaptanın, Erokspor’da forvet oynayan oğlu ‘Tayyip Reis’e, bu Cumhuriyet’in en üst kademelerinde 25 yıldan bu yana yöneticilik yaptırmadı mı?
…

Üstelik bu Cumhuriyet’in kurucusu Atatürk’ün; bir yandan duyunu umumiye borçlarını ödeyip; bir yandan eğitimden, sanayiye; sosyal yaşamdan, bilime; tüm devrimleri gerçekleştirmesine bile toplam 15 yıl şans tanımışken..
…
Sormak gerekmez mi; Çoban Sülü’yü ve Tayyip Reis’i, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmeyi beceremeyen Türkiye Cumhuriyet’i yetiştirmedi de, Molosya Cumhuriyeti mi yetiştirdi?
…
Hayır, Milli Eğitimi düzeltebileceğine inansak, bir 19 yıl daha verelim!..

—

 

Haftanın Manidarı:

Evrim teorisinin en temel dayanağı fosillerdir.
Filumlar, türler arasındaki geçişleri kanıtlayan fotoğraflardır fosiller..
Gazetecilikte, haberin fotoğrafı gibi..
Evrim’e ‘kanun’ değil de ‘teori’ denilmesinin tek nedeni, olup bitenin, dönüp tekrar tekrar denenemiyor olmasıdır. Bir teorinin, kanun olabilmesi için bunun dışındaki her sorunun cevabını verir Evrimciler. Bunun da cevabını verebilirler ama her deneme için milyonlarca yıl gerekir. 

…

Ömrü, evrimin yalan olduğu konusunda dayanaksız iddialarla geçmiş, varlığını, şeyhliğini, evrim karşıtlığına adamış Adnan Hoca’nın iki evinden on milyon dolar değerinde, evrimin en değerli dayanağı olan 843 adet fosilin çıkması sizce de çok manidar değil mi?
…
Acaba Adnan Oktar, durumu şöyle savunacak olabilir mi?
“Kanıtları yok etmeye çalışıyordum.. Yakalandım!”

—

 

Yalan haber dedi de..
Bazı manşetler vardır, mantıksız olsa da zekicedir.
Bazı manşetler ise kurnazca ama aptalca..
Ortalama bir gazete okuru iseniz, manşeti atanın kalibresini attığı manşetten anlarsınız..
…
Düzgün Gazeteciliği kadar otoriter yöneticiliği ile tanınan Haldun Simavi özellikle de yazı işleri kadrosunun, hışmından çok çekindiği bir yöneticiydi.

Prensipliydi. Siyasetçilerle ve ticaretçilerle asla bir araya gelmezdi.

En başarılı muhabirini, uçak biletini röportaj yapmak için gittiği iş adamı aldığı için işten atmıştı.
“Yavrum, bileti bizden istedin de almadık mı? Haberi o adama değil. bana yapacaksın!”

…

Özellikle gazetenin manşetlerinde çok titizdi. Kılı kırk yarardı.
Sabah yazı işleri toplantı masasına o günkü gazeteyi fırlattı!..
Katlanmış gazetede bir manşet kırmızı kalem ile işaretlenmişti..
“Bu manşeti kim attı?” diye sordu..
Yazı işleri masasında ‘sessiz bir ürperti’ kol geziyordu. 

Çünkü Haldun Simavi, kendi gazetecilik ilkelerine uymayanları çok kolay muhasebeye gönderen kararlı bir patrondu.
Bir kez: “Muhasebeye uğra ve hesabını kestir!” dedi mi dönüşü yoktu.

…
Manşete herkes bir çala göz attı:
“OTOMOBİLİN BAGAJINDAN BİR KAMYON TARİHİ ESER ÇIKTI!”
Tekrar sordu.. “Yavrum! Bu manşeti kim attı?”
Manşetin sahibini herkes biliyordu. Ama korkudan kimse onu işaret edemiyordu.
Sonra sessizlik bozuldu. Cılız bir ses, korku ve tedirginlikle:
“..ben attım!..” dedi.

…
Beklenmedik bir şey oldu..
“Afferim yavrum!” diye nadir kullandığı bir takdir cümlesi kurdu. 
İki elinin ayasını birbirine göstererek: “Sana bir maaş ikramiye yazıyorum!” dedi.
Sonra kendisine şaşırmış gözlerle bakan masadakilere döndü:
“İşte böyle zeki, hınzır manşetler bekliyorum sizden!”
…
Ben okumuştum.. Ama Güneri Civaoğlu da o masada.. Bu muhabbetin tanığı yanlış hatırlamıyorsam.
…
Nereden çıktı bu anı şimdi diyeceksiniz?
Melih Gökçek’in oğlu, Beyaz Tv’nin sahibi Osman Gökçek’i gördüm ekranda.. 

Bir “Global Yalan haber araştırması grafiğinin” başında. Elinde bir çubuk.

Grafikte Türkiye medyası -yani televizyon ve gazeteleri- yalan haberde %47 ile dünya birincisi olarak gösteriliyor..
Osman Gökçek de muhalif medyaya verip veriştiriyor:
“Bu kadar yalan haber yapılır mı? Rezil oluyoruz!” diye..
…
Osman Gökçek, Medyanın %98’inin muhalif değil de yandaş olduğunu bilmiyor mu..

Biliyor!

Kalan yüzde ikinin, bütüüüün haberleri ve programları baştan aşağı yalan olsa bile böyle bir matematiksel oranı oluşturmasının imkan dahilinde olmadığını hesap edemiyor mu?
hesap edemediğini hiç sanmam..
Yakışıklı olduğu kadar zeki bir çocuğa benziyor!
Peki genç bir basın patronu olarak neden böyle yapıyor?
…
Düşünüyorum!
Gözlerim Haldun Simavi’nin yazı işleri masasına doğru dalıp gidiyor…
—

Bu gönderiyi paylaş
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Mail üzerinden paylaş
https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2020/10/zirhli_arac.jpg 650 1122 bulent https://ibulentcelik.com/wp-content/uploads/2015/04/unnamed3.jpg bulent2020-10-23 22:15:302020-11-05 12:35:19LOMBOZ 23 EKİM 2020 CUMA
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Search Search

    Sayfalar

    • Anasayfa
    • Hakkında
    • İletişim
    • Pencere
    • Karikatür Yazıları

    Kategoriler

    • Bant
    • Canlı Yayın
    • Cumhuriyet GEZİ
    • Dünden Bugüne
    • Genel
    • İlüstrasyon
    • İzmir 9 Eylül
    • Karikatür Yazıları
    • Portfolyo
    • Vatan
    • Video

    Arşiv

    • Ekim 2026
    • Eylül 2026
    • Ağustos 2026
    • Temmuz 2026
    • Haziran 2026
    • Mart 2026
    • Şubat 2026
    • Aralık 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Ağustos 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019
    • Şubat 2019
    • Ocak 2019
    • Aralık 2018
    • Kasım 2018
    • Ekim 2018
    • Eylül 2018
    • Ağustos 2018
    • Temmuz 2018
    • Haziran 2018
    • Mayıs 2018
    • Nisan 2018
    • Mart 2018
    • Şubat 2018
    • Ocak 2018
    • Aralık 2017
    • Kasım 2017
    • Ekim 2017
    • Ağustos 2017
    • Mart 2017
    • Şubat 2017
    • Ocak 2017
    • Aralık 2016
    • Kasım 2016
    • Ekim 2016
    • Temmuz 2016
    • Haziran 2016
    • Mayıs 2016
    • Nisan 2016
    • Ocak 2016
    • Aralık 2015
    • Kasım 2015
    • Ekim 2015
    • Eylül 2015
    • Temmuz 2015
    • Haziran 2015
    • Mayıs 2015
    • Nisan 2015
    • Ekim 2014
    • Ekim 2013
    • Aralık 2012
    • Ağustos 2005
    • Nisan 2005
    © Telif Hakkı - İ. Bülent Çelik - Turkish Cartoon - powered by Enfold WordPress Theme
    • Link to X
    • Link to Facebook
    Link to: LOMBOZ 18 Ekim 2020 PAZAR Link to: LOMBOZ 18 Ekim 2020 PAZAR LOMBOZ 18 Ekim 2020 PAZAR Link to: LOMBOZ 25 Ekim 2020 PAZAR Link to: LOMBOZ 25 Ekim 2020 PAZAR LOMBOZ 25 Ekim 2020 PAZAR
    Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön